Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaş neticesinde gerek deniz yoluyla gerekse Türkiye üzerinden milyonlarca Suriyeli Avrupa'ya göç etti. Türkiye'nin sınır kapılarını açmasının ardından Türkiye'nin farklı şehirlerine akın eden binlerce Suriyeli mülteci ise Avrupa'da yeni bir hayat kuracak imkanı bulacak kadar şanslı değildi. Zaman zaman ülkelerinde kalıp savaşmadıkları gerekçesiyle ötekileştirilen mülteciler Türkiye'de açlık, işsizlik, sağlık, barınma gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

 

Lağım fareleriyle banyo

Abdullah ve Hatice çifti ülkelerindeki iç savaşa 2015'e kadar dayanabildi. Mart 2015'te kaçak yollarla Halep'ten Türkiye'ye sığınan çiftin Abdullah, Hale, Fatma ve Hasan adında dört de çocukları var. Kaçak yollarla Türkiye'ye sığındığı için devletten kimlik ya da kart edinemeyen aile bir süre baraka ve çadırlarda yaşadıktan sonra geçtiğimiz yıl İstanbul Gaziosmanpaşa'da gecekondu görünümünde bir barakaya yerleşti. Muhammed pantalon başına aylık 400-500 liraya kot taşlama işçisi olarak çalışıyor fakat iş veren düzenli bir şekilde kendisine ödeme yapmıyor. Muhammed ve ailesi gecekondu bile denemeyecek bir barakaya aylık 300 lira kira ödüyor. Banyosu olmayan, bu nedenle banyo ihtiyaçları da tuvalette giderildiği, tuvalet deliğinden ve tavan arasından lağım farelerinin çıktığı bu eve, ev sahibi kendilerinden 300 lira depozito talep etti.

-SALON-

-BANYO VE TUVALET-

-MUTFAK-

Zümrüd Arslan bir Türk'le evlenerek Gaziosmanpaşa'ya yerleşen bir Rus göçmeni. Kendi mahallesinde zor şartlarda yaşayan yaklaşık 29 mülteci aileleye imkanlarını limitine kadar kullanarak her konuda yardımcı oluyor. Suriyeli aileler önceleri tek bir evde yaşarken bir odada 22 çocuğun bulunduğuna şahit olan Zümrüd hanım, yine kendi imkanlarıyla ailelerin farklı evlere taşınmalarına yardımcı oldu.

Mama yedikten yarım saat sonra gelen ölüm

Zorlu ve bakımsız şartlarda yaşayan Suriyeli ailelerin yaşadığı en trajedik olayların başında 2 aylık bir bebeğin ölmesi geliyor. Sabah annesi tarafından emzirilen bebek yarım saat sonra beşiğinde vefat ediyor. Doktorlar ise ölüm nedenini tespit edemezken minik bebeğin boğazında kalan mama nedeniyle nefessiz kalmasından şüphelenildiği söyleniyor. Hiçbir belgesi ve kimliği olmayan bebek Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin yardımlarıyla Gaziosmanpaşa Mezarlığı'na defnediliyor.

Bu hastanede Suriyeliler tedavi edilmiyor

Hatice'nin görümcesinin çocuklarından birisinin hastalığı nedeniyle kendilerini Taksim İlkyardım Hastanesi'nde bulduklarını söyleyen Zümrüd Arslan, hastanede çocuk acil servisi bulunmaması gerekçesiyle kucağındaki baygın çocukla tedavi isteklerinin karşılanmadığını iddia ediyor.

Bunun üzerine hastanenin Çocuk Gözlem ve Çocuk Polikliniği'ne gittiğini söyleyen Zümrüd hanım, bu seferde hastanede Suriyelilere bakılmadığı gerekçesiyle tedavi isteklerinin yine reddedildiğini iddia etti. Bunun üzerine kucağındaki baygın çocukla Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gittiklerini söyleyen Zümrüd Arslan çocuğa serum takılarak tedavisine hemen başladığını söyledi.

En çok yardım Rus ve Ukrayna'lılardan geliyor

Türk halkından Suriyeli ailelere karşı önyargılı olmamalarını isteyen Zümrüd hanım özellikle Türk bir beyle evlenip Türkiye'de yaşayan Rus, Ukraynalı, Moldovyalı gibi bayanların ikinci el kıyafet, mama, bebek bezi, ilaç, erzak gibi şeyler göndererek kendisine ve ailelere yardımcı olduklarını söyledi. Kendisinin de imkanlarının sınırlı olduğunu söyleyen Zümrüd Arslan şu an için önceliklerinin Hatice, Muhammed ve çocuklarınını o harabeden kurtarmak olduğunu, bunun için de Türk halkından yardım beklediğini belirtti.