Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HT Cumartesi ekinden Mete Aker, Bolu'yu anlattı...

Off road ile dağın tepesine çıktık, kaya evlerinin merdivenlerinde meteor yağmurlarını seyrettik. Biraz daha vaktimiz olsaydı sörf, kano ve birçok şeyi de yapacaktık. Ama bunlar da Bolu’ya bir daha gitmek için neden...

Bir sağa bir sola savruluyoruz. Epey engebeli, taşlı bir yol... Yanımda ekibimizden Arda Aşık, tutunacak bir yer arıyoruz. Arazi gittikçe dikleşiyor, biz hedefe odaklanmışız bir kere, dönmüyoruz. Arabayı bırakıp tabana kuvvet, yürüyoruz. Sonunda vardık, Bolu’daki 2 bin 499 metredeki Köroğlu Zirvesi’ne... Oraya çıktığımızda anladık ki bütün bu yola değdi.

Bolu, büyük şehirlerin kargaşası ve stresinden uzaklaşıp dinlenmek ya da su sporları yapmak isteyenler için iyi bir alternatif. Biz tercihimizi önce offroad’tan yana kullandık. Ana hedef 2 bin 499 metre yükseklikteki Köroğlu Zirvesi. Ancak hedefe ulaşmadan önce Bolu’da yaşadığı söylenen halk ozanı Köroğlu’nun izinde pek çok yeri de geziyoruz. Düvendik, Yuvaköy, Sarıalan ve Kındıra yaylalarını gezdikten sonra Köroğlu Şelalesi’ne varıyoruz. Burada dağ çilekleri ve ahududular bizi karşılıyor. Arada şelalede serinliyoruz...

KEKİK KOKULU KÖROĞLU DAĞI

Başta anlattığım zirveye tırmanış hikâyemiz böyle başlıyor. Kılavuzumuz Muzaffer Yıldırım ve Bolu Off-Road Kulübü üyeleri de bize eşlik ediyor. Yol zor ama muhabbeti hiç etkilemiyor, keyfimiz yerinde... 2 bin 100 metrelik zorlu yolun araçlı kısım tamamlanıyor. Bundan sonrasıysa yürüyüş. Bir yandan rüzgârla beraber hissedilen yoğun kekik kokusu, diğer yandan da koyun seslerinin eşliğinde zirveye ulaşıyoruz. 2 bin 499 metredeyiz ve önümüzde Köroğlu Dağları’nın manzarası... Burada biraz vakit geçirdikten sonra Yıldırım’ın sesini duyuyoruz, “İniş vakti!” Arda ile birbirimize bakıp derin bir iç çekiyoruz zira demesi kolay, oysa inişi en az çıkış kadar zor.

Sıradaki durağımız Kınıçkı Kanyonu. Buranın oldukça derin bir manzarası var. Bob Ross görse mutlaka tablosunu yapar, gökyüzüne de mutlu bulutlar iliştirirdi... Kızıl bir gökyüzü, rüzgâr da sert esiyor. Buraya gidenler üzerine mutlaka bir şey alsın.

Gün bitmiyor, Bolu’da bir güne bu kadar çok şey sığdırabileceğini bilmiyordum. Bu sefer herkesin izlemek için turlara katıldığı Perseid Meteor yağmuru başladı. Erken Hıristiyanlık döneminden kaldığı düşünülen kaya evlerinin merdivenlerine kurulup izliyoruz. Işık kirliliği yok, ben en az 6 tane gördüm. Arda bahsi artırıyor, 8 gördüğünü söylüyor.

 

SÖRF, KANO, SU TOPU

Abant Gölü’nün 7 katı büyüklüğünde olan Seben Gölü 2006’da sulama amacıyla yapılmış. Gelecekte olası bir su probleminde depo görevi görmesi öngörülüyor. Göl, kano, sörf, balıkçılık, su topu ve yüzme gibi su sporlarına olanak sağlıyor. Kano Federasyonu Eğitim Kurulu Üyesi Hanifi Üzüm, Bolu’nun kano için pilot bölgelerden biri seçildiğini söyledi ve ekledi: “Gölköy ve Seben Gölü’nde aktivitelerimize başladık. Yarışlar için sporcu yetiştirip müsabakalara gönderiyoruz.”

Bolu doğal güzellikleri ve aktiviteleri kadar yemekleriyle de meşhur. Tirit kebabı, erişte ve kızılcık tarhanasını yemeden dönmeyin.