Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Yıldız Yazıcıoğlu / HT CUMARTESİ
yyazicioglu@haberturk.com

Birkaç hafta önce gerçekleşen gala programıyla birlikte Çin'de Türk Kültür Yılı etkinlikleri resmen başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile Çin Halk Cumhuriyeti Kültür Bakanı Cai Wu'nun evsahipliğindeki açılış gecesi sadece başlangıç. 2013'ün ilerleyen günlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Çin çıkarması sürecek. Sadece opera-bale, sergi, konser değil İskender Pala'nın "Katre-i Matem" kitabının Çince'ye çevrilmesi gibi gelecek yıllara da kalacak projelerle, diplomatik ve ekonomik girişimlerle Çin'de Türk Kültür Yılı değerlendirilecek. Böylece Türkiye, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip en kalabalık ülkede tanıtılacak. Peki biz Çin'i yeterince tanıyor muyuz?

YER BAKIR GÖK DEMİR!
Bakan Ömer Çelik ile birlikte çıktığımız Çin yolculuğunda, detaylı gözlemler yapma fırsatı buldum. İşte özeti...
Öncelikle başkent Beijing'de bulunduğumuz günlerde gökyüzünde ne bulutları ne de maviliği görmek mümkündü. Nedeni, ağır sanayi kaynaklı hava kirliliği. Güneş sadece yuvarlak bir ışık odağı gibi algılanabilirken, gökyüzü gri bir duvara benziyordu.
Ayrıca başkentlilerin bu duruma daha fazla katlanamayıp kendini bir deniz kıyısına atma özgürlüğü de yok. Zira Çin'de her şey gibi taşınmak da Çin Komünist Partisi yönetimindeki devletin iznine bağlı. Ve gökyüzünü özlemek bu izni almak için fazla romantik bir bahane olabilir!
Beijing'in 20 milyonluk nüfusu, her gün 15 ayrı metro hattında evden işe işten eve yetişme telaşıyla yaşıyor. Son yıllarda bisikletliler de motosiklete terfi ediyor. Yaşlılarsa park ve meydanlarda sabah sporu yapıyor. Dört şeritli yollarda trafik hep adım adım.
Bu genel manzara dışında neyi aradığınıza bağlı olarak komünistlerden en vahşi kapitalistlere, gecekondudan gökdelene, taklit üründen en lüks mağazalara herkese göre bir Çin bulunduğu söylenebilir.

ÇİN'E DAİR YENİ BİLGİLER
Aylık yayınlanan "girişim, inovasyon, yönetim" dergisi Optimist'in nisan sayısında kapak konusu Çin. Geniş dosyadan bazı satırbaşlarıysa şöyle...
. Çin eğitime büyük yatırım yapıyor. Ülkede 2200 yükseköğretim kurumu bulunuyor. 513 milyon Çinli internet kullanıcısı var. Nüfusu ve büyüme hızı düşünüldüğünde, küresel güçler Çin'e karşı tehdit-fırsat ikileminden çıkarak "karşılıklı fayda" çerçevesinde ilişkilerini geliştirmeye odaklanıyor.
. Küresel krizle beraber ihracat odaklı büyüme modeline alternatif yaratmaya çalışan Çin, yatırım odaklı modelde de aradığını bulamayıp dümeni Ar-Ge'ye çeviriyor. Dünyanın dev şirketlerinin inovasyon merkezlerini Çin'e kaydırmaya başlaması, ülkeyi bir yaratıcılık merkezine dönüştürebilir.
. Dergi, Çin'de tanınmak ve ilişkileri kuvvetlendirmek için önde gelen bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de bir "Chinatown" (Çin mahallesi) olmasını öneriyor. Zira bu, Çin'le daha sıkı bir iletişim kurabilmek demek.
. Gelecek 20 yılda 500 milyon Çinli'nin kentlere göç etmesi bekleniyor. Bu da küresel ekonomiye katılacak yarım milyar yeni tüketici demek.

Yasak Şehir'den Kutsal Barış Kapısı'na
Türklere karşı inşa edilmiş Çin Seddi'nin koruması altındaki Beijing'in kalbinde, yabancılara ve asiller sınıfına dahil olmayan Çinlilere yüzyıllarca yasak kalmış Eski Şehir var. Başka bir ifadeyle Yasak Şehir... Bugün resmi adıyla Kışlık Saray Müzesi olan Yasak Şehir, imparatorluk bahçesindeki yapay tepede kullanılmış toprapın çıkartılmasıyla oluşturulmuş bir su kanalı ile çevrili.
Gücü simgeleyen ejderha figürünün süslediği saray, surlar içinde 9 bin 999 odadan oluşuyor. Çin kültüründe sarı renk gibi 9 rakamı da imparatorluk simgesi. 10 sayısı bütünlüğü, dolayısıyla Tanrı'yı simgelediğinden, yeryüzündeki en yakını imparator için 9 uğurlu rakam. Geçmişte Çin Komünist Partisi'nde yöneticilik de yapmış resmi rehberimize göre, Yasak Şehir'de bugüne dek 9 bin 995 oda kayda geçmiş ama 4 oda kayıp.
Geçmiş rejimi simgeleyen Yasak Şehir'in kuzey kapısı, bugünkü rejime yani Çin Halk Cumhuriyeti Parlamento Binası, Ulusal Devrim Müzesi ile Mao'nun anıtmezarına açılıyor. O kapı, ayrıca dünya tarihinde Çin'in serbest pazar ekonomisine geçişini simgeleyen meydana da adını veriyor: Tianenmen ya da Türkçe çevirisiyle Kutsal Barış Meydanı.
Tianenmen Meydanı, 4 Haziran 1989 günü demokrasi arayışındaki öğrenciler ile Çin ordusu tankları karşı karşıya geldiğinde hafızalara kazınmıştı. Ama bu meydanın adı gibi barışa ve özgürlüğe kapı araladığını söylemek abartılı. Çinliler'in deyimiyle "Çin'de her şeyi özgürce yapabilirsiniz ama son kararı Çin Komünist Partisi verir."

Çin'in İstanbul'u Şangay
Başkentten 2 saatlik bir uçuşla varacağınız Şangay'da hayat daha renkli. En favori ve hesaplı yerli içki ise, Çin'in Tsingtao marka birası.
Şangay'da geceden gündüze geçildiğinde ruhunu arındırmak isteyenler için ilk adres, Yuyuan Evi ve Bahçesi. 1559'da Ming Hanedanlığı döneminde yapılmış eve ulaşmak için ön tarafta havuzun üzerindeki köprüden geçmeniz gerekiyor. Ama Çin'deki inanışa göre kötü ruhlar ancak düz yoldan ilerleyebildiği için buradaki köprü zikzaklı.
Şangay'ın kalbindeyse para var. Finans ve sanayi şirketlerine evsahipliği yapan onlarca katlı gökdelenlerden oluşan kent merkezinde, 450 metrelik yüksekliğiyle Yeni Çin'in simgelerinden İnci Kulesi bulunuyor. Burada New York – Wall Street'teki boğa figürüne karşılık ejderhalar meydanları süslüyor.