Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Mükemmel anne olma fikri, kadınlar üzerinde bir tiranlığa dönüşüyor. Bu durum hem anneleri hem çocukları kötü etkiliyor. Milyonlarca yıllık evrim süreci annelerin çoğunluğunun çocuklarını korumak için baltayla kendi kafalarını uçurmaya bile razı olduğunu göstermedi mi? Artık yeter. Çocuklarınızı seviyor ve elinizden gelenin en iyisini yapıyorsanız; güvende ve sağlıklılarsa kafanız rahat olmalı

Muhabirler 2007’de alışveriş poşetleriyle bir taksiden inen Dorris Lessing’e Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığını söylediklerinde, “Avrupa’da bütün ödülleri aldım, hepsini. Bundan çok memnunun. Bu bir floş royal” demişti. Onun parlak bir yazar olduğu tartışılmaz. Fakat Lessing’in mükemmel bir anne olduğunu iddia etmek zor. Yazarlık kariyeri ve komünist ideallerinin peşinden Londra’ya gittiğinde, daha yeni yürümeye başlayan iki çocuğunu Güney Afrika’da babalarıyla bıraktı (İkinci evliliğinden olan diğer çocuğu onunlaydı). Daha sonra, o sıralar başka bir seçeneğinin olmadığını düşündüğünü söyleyecekti: “Uzun bir süre, çok cesur bir şey yapmış gibi hissettim. Akıllı bir kadın için, saatlerce küçük çocuklarla ilgilenmekten daha sıkıcı bir şey yoktur. Onları büyütecek en doğru kişi ben değilmişim gibi geliyordu. Aksi takdirde ya alkolik ya da annem gibi hüsrana uğramış bir entelektüel olacaktım.”

GERÇEKÜSTÜ BEKLENTİLERDEN KURTULUN

Genel kabulleri yerle bir eden, erkeklerin sıklıkla yaptığı gibi -bencilce ve umursamazdavranan ve doğaya meydan okurcasına anneliği reddeden bu kadınların davranışları bugün bizi çok şaşırtıyor. 5 çocuğu (bir de üvey çocuğunu) aylarca kesintisiz bakıcı ailelere teslim edip göçmen işçileri fotoğraflamak için Kaliforniya’nın dört bir yanını dolaşan Dorothea Lange da başka bir örnek. Bu kadınlar kötü birer anne miydi? Yoksa hem yaratıcı olma hem de çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamanın bir yolunu bulma mücadelesi veren yetenekli, ne istediğini bilen kadınlar mı? Bugün artık kadınlar çalışmak veya mutlu olmak için ailelerinden kaçmak zorunda değil; sadece, iyi anne olmaya dair gerçekçi olmayan beklentilerinden kurtulmaya ihtiyaçları var.

‘Kadınlar önce kadın, sonra anne olmalı’

Badinter, “Le Conflit, la Femme et la Mère” (Çatışma, Kadın ve Anne) adlı çok satan kitabında, kadınların anneliğin kendilerini hayata küstürmesine izin vermemesi gerektiği üzerinde ısrarla duruyor. Badinter’e göre mükemmel anne fikri, kadınlar üzerinde bir tiranlığa dönüştü ve kadınlar artık erkeklerin değil, çocukların baskısı altında. Yazar, “Kadınlar önce kadın, sonra anne olmalı” diyor.

‘Mükemmellik saplantısı zararlı’

Annelik beklentilerini, hayatlarının onlara sağladığı imkânların üzerinde tutan anneler sadece kendilerini değil, çevrelerini de kötü etkiliyor. REEM Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, “Hem iş hayatında hem de evde çocuklarıyla doğru iletişim kurmaya çalışan kadınlar, ev ile iş arasında sıkışmış hissedebilir” diyor. “Bu durum, özellikle de mükemmel anne olmaya çalışan kadınların psikolojilerini olumsuz etkiliyor.” Bu kadarla da kalmıyor. Hem anne, hem iş kadını hem de iyi bir eş olmayı isteyen kadınlarda başka hastalıklar da görülüyor. Yavuz, “Bu gibi durumlarda kadınları tükenmişlik hissi, depresyon, panik atak belirtileri, unutkanlık, mide rahatsızlıkları ve cinsel isteksizlik gibi psikolojik rahatsızlıklar karşılıyor” diyor. Meselenin bir de çocuklarla ilgili boyutu var. Mükemmel kadın imajı çizmeye çalışan anneler, çocuklarını etkiliyor. Yavuz bu durumu şöyle açıklıyor: “Bu anneler çocukların isteklerini yerine getiriyor. Tüm istekleri karşılanan çocuklar da şartları bulamadıkları ilişkilerinde mutsuz oluyor. Annelik bir sanattır. Doğru iletişim geliştirmek için mükemmelliği saplantı haline getirmek doğru değil.”

Anne-çocuk ilişkisinde dengeyi kurmak için ne yapmalı?

- Öncelikle endişeye kapılmamalı. Nefes terapileri annelere bu konuda yardımcı olabilir. n

- Mükemmel kadın ve mükemmel anne bilincinden uzak yaşamak, kişinin kendini zorlamasını engelleyecek ve anne çocuk ilişkisinde başarıyı getirecektir.

- Çocuk, rol model olarak anneyi kendine örnek alacağından, annenin davranışlarında tutarlı ve sabırlı olması gerekir.

- Dünyaya gözünü açar açmaz annesine güvenen çocuğun anlattıkları sabırla dinlenmeli, çocuğun soruları anne tarafından yanıtsız bırakılmamalı.

- Anne çocuk ilişkisinde saygı sınırının netleştirilmesi de çocuğun psikolojik gelişimi açısından önemli. Örneğin çocuğun odasına girerken annenin kapıyı çalması, çocuğun da aynı şekilde davranması anneye söz hakkı sağlar ve iletişimi kolaylaştırır.

- Yumuşak ama kararlı tavırlar, anne çocuk ilişkisinin sağlıklı gelişimini destekliyor. Örneğin çocuk, “hayır” denildiğinde aşırı sinirleniyorsa; anne, sakin, yumuşak ama kararlı bir tavırla açıklama yapmalı.