Çok fazla yazılarımda bahsetmesem de çevrem azılı bir hayvan hakları savunucusu olduğumu bilir. Mesela bu sevgi yüzünden apartmanımda oturan bir sürü kişiyle konuşmam. Çünkü onlar koca apartman bahçemizin sadece onların sevimsiz bedenlerinin güneşlenmeleri için yeşillendirildiğini falan zannediyorlar. Evet, bahsettiğim komşularım tabii ki yaşlılar ve yaşlı olmanın bütün lanetliğini karşılarına ne çıkarsa kullanıyorlar. Bu bahsettiğim isimler bir ara apartmanın içine doğum yapan bir kedinin yavrularını falan zehirlemişlerdi hatta. Yaşayan canavarlar yani! Durup dururken size komşularımı şikâyet etme gibi bir durumum yok, sadece konu gerektirdi. Hepsiyle kavgalıyım, çünkü hayvanlara zarar veren insanlar, normal insan olmadıkları için laftan anlamıyorlar. Bir de iyi insan görünümlü zarar verenler var ki, onlar sanırım daha tehlikeliler!

AMAN KEDİNİZ CİNS OLSUN!
Sadece pahalı olduğu için kedi alanlar var mesela. Bir tanıdığım sırf eve gelenler “Aa ne güzel bir kedi” desinler diye İran kedisi satın almıştı. Çoğaltıp daha fazla kedisi olsun istedi. Sonra kedi kısır çıkınca zavallıyı Cihangir’de çöp bidonlarının yanına bırakmış. Bu sadece bana denk gelen, kim bilir böyle gizli katillerin sayısı ne kadar fazladır ülkemizde. Zaten pet shop’lardan bir şey satın alma hadisesi oldum olası çok sinirlendiğim bir şeydir. Kendinize en yakın dostunuzu, can yoldaşınızı satın alarak kazanmak hiç adil gelmiyor bana. Bir de sokaklarda yaşayan bir sürü güzel arkadaş yuva edinmeyi beklerken hem de! İşte geçen gün masama gelen “Sahip Sizsiniz” başlıklı basın bültenini de görünce bu işin ucundan ben de tutmak istedim. Pet shop’larda küçücük demir ya da cam kafeslerde alıcılarını bekleyen hayvanların can değil “mal” olarak görülmesine karşı çıkan bu grup aynı zamanda www.sahipsizsiniz.com adresinde yuva bulmak adına çeşitli sokak hayvanlarını sergiliyor. Hem de pet shop’larda satılan kediler gibi sevmek için çaba harcamıyorsunuz. Evet kabul, pet shop’larda satılanlar kadar güzel tüylü olmayabilirler ama verecekleri haz ve huzur bin kat daha fazla. Onlar sahipsizler, siz ise çok şeye sahipsiniz.

Dikkat mayın!

Pazartesi galası yapılan Ferzan Özpetek’in yeni filmi ‘Serseri Mayın’ların süper bir döneme denk gelmesi iyi oldu. Bakan Aliye Kavaf’ın “Eşcinsellik hastalıktır” diye buyurmasının üzerinden çok vakit geçmeden piyasaya sürülen bu filmde geçen en önemli replik de “Eşcinsellik bir hastalık değil, özelliktir” lafı. Sanki Özpetek, durumu önceden görmüş ve filme bu sözleri ekleyivermiş. Bu kadar güzel denk gelebilir. Kavaf’ın filme gidip gitmeyeceği ise şu an en merak ettiğim konulardan. Avrupa’da ayakta alkışlanan bir filme karşı yorumunu merak ettim sadece, başka bir anlam çıkarılmasın!

Kıro komedi

Binnur Kaya’ya bayılırım, o yüzden Şafak Sezer’le oynadığı ‘TürkMalı’ dizisine takılmak gereği hissettim. Türk sit com’larının geldiği nokta bu mudur yahu. Dünya kırosu bir ailenin iç yaşantısı komedi unsuru olarak işlenmiş. Evet, dışarıdan bakıldığında komik bir unsur olabilir ama bu kadar da kötü işlenmez ki bir konu! Kokan çoraplar, yumurta kokulu tuvalet maceraları gırla gidiyor dizide. Benim katlanabildiğim 10 dakikada komiklik yerine iğrençlik öğeleri kullanılmıştı. Dizinin geneli böyleyse, izleyecek kitleye hayırlı işler diliyorum!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!