Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

“İMTİYAZLAR”ı, mesela 12 Eylül paşasının Anayasa korumasını kaldırmakla yükümlü milletvekilleri ise kendi “dokunulmazlıkları”na dokunmuyor.

Düşünce ifadesi, gösteri vesaire başka şey; adi suç başka şey oysa. Cumhuriyet kavramı temelinde en önemli toplumsal, hukuki, ekonomik ilkeler “kanun önünde eşitlik, fırsat eşitliği” ile “imtiyaz ve zümre egemenliği olmaması” iken, bizim cumhuriyet baş aşağı duruyor. Bu duruşta üst rütbeliler tam esas duruş sergiliyor.

HERKES GİBİ
Kimimiz bu duruşu doğru, gerekli bulabilir. Ama bırakın demokratik ilkeleri, “cumhuriyet ilkesi” eşitlik ve adalet duygusu çiğneniyor. Sarsıntıların sebebi de bu:

General olunca yargılanamaz diye bir düşünce mevcut! Elbet herkes gibi, haksız suçlamaya, gereksiz tutukluluğa, delilsiz yargılamaya maruz kalmamalı. Ama herkes gibi.

Şimdi haksızlıktan yakınan kaç kişi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bile insan haklarına aykırı bulduğu halde, alttaki askerlerin bir subayın iki dudağı arasında, yargısız, 21 gün “oda hapsi”ne kolayca mahkûm edilmesini “haksız” buldu! Başka insanların başına gelenleri saymıyorum.

NE İLGİSİ VAR?
Bakın ordu içinde, Askeri Yargı’da bile nasıl? (Ayrıntıyla aktaranlar da yargı mensubu olmuş subaylar!) Anayasa Mahkemesi bir yıl önce bir hüküm iptal etti. Askeri mahkemelerde hâkim dışında “bir subay”ın bulunmasını. Ama gerekçe 7 Ekim tarihli; bir yıl sonra uygulama kararı da alındı ve durum yıllardan beri olduğu gibi hâlâ geçerli: Diyelim ki “emre itaatsizlik suçu” söz konusu:

1. Sanık generalse: Mahkeme 3 askeri hâkim ve 2 general ya da amiralden oluşuyor.

2. Sanık subay veya astsubaysa: 2 askeri hâkim ve bir subay üyeden oluşuyor.

3. Sanık uzman çavuş, uzman onbaşı, erbaş veya erse: 1 askeri hâkim karara yetiyor! Bunun cumhuriyetin adalet özü olan “kanun önünde eşitlik” ile ne ilgisi var! Bize durmadan cumhuriyet anlatanlar niye hiç bunu anlatmıyor?

KİM YAPACAK?
Anayasa Mahkemesi “Anayasa’ya aykırı” buldu; tamam. Askeri mahkemede yıllarca ve hâlâ “Anayasa’ya aykırı” yargılama yapıldığını tescil etti. Geçenlerde “askeri hâkim ve savcıların sicil amirinin birlikteki komutanı olması”nı da Anayasa’ya aykırı buldu. Ama yıllardır ve hâlâ uygulanan bu. Hale bakın! Şimdi “düzenleme” gerekiyor. Kim yapacak? Karargâh ile Askeri Adalet İşleri Başkanlığı. Karargâhta çalışmasını kim yürütecek? Genelkurmay Adli Müşaviri.

Kim? Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu. Askeri Adalet İşleri Başkanı kim? Delil karartmakla suçlanıp tutuklanması istenen ve serbest bırakılan Albay Neşet Uncu. Onları önyargıyla suçlayamam elbette. Ama “döner sistem”e bakın. Yumurta tavuktan, tavuk yumurtadan.

General ile albayın süresinin uzatılması, terfii, sicili de “komutan” elinde!

ALL INCLUSIVE
Kanun zaten, “askeri hâkim kanunda ve aşağıda belirtilenden başka resmi, özel görev alamaz” deyip istisna sıralıyor; hâkimi, savcıyı sözde “bağımsız vicdanı, bağımsız yargısı, yargı güvencesi” yle derdest edip... Komutanın emrine sokuyor! Mahkeme heyetinin tatbikat, manevraya alınması dahil; komutana belli suçlarda danışmanlık yapmak dahil.

UYGUN MU ŞİMDİ?
Vesveseyle velvele edeceklere şunu söyleyeyim: Elbet hepsi değil; ama bağımlılık, imtiyaz ve kanun önünde eşitsizlik düzeninden, cumhuriyetin böyle yaralanmasından rahatsızlar başında, hukuka inançlı kimi askeri yargı mensubu var. General, subay! Kimi maddeyi Anayasa Mahkemesi’ne götüren de onlar! Başlıktaki madde şöyle bitiyor:

“Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.”

utalu@htgazete.com.tr


YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!