Son Dakika

Kilo verirken başarı için hangi yol izlenmelidir?

22.06.2010 - 06:28 | Güncelleme:

Hangimiz daha ince, daha sağlıklı ve daha fit olmak istemeyiz ki... Buna ulaşmak için ilk yaptığımız şey de kendimize verdiğimiz sözlerdir. “Ertesi sabah diyete başlayacağım”, “hemen bir spor salonuna yazılıyorum”, “kesinlikle her gün yürüyeceğim”, “bir daha asla tatlı yemeyeceğim” ve niceleri...

Ama bu düşünceleri gerçek hayata aktarmaya kalktığımızda verdiğimiz sözlerin yerini bahaneler almaya başlar. “Offf çok yorgunum işten eve zaten haşat bir şekilde dönüyorum, spor yapamam”. Ya da “bir parça tatlı yesem ne olur ki zaten bütün gün hiçbir şey yemedim”... Ya da “ben su içince daha çok şişiyorum o zaman arada bir gazlı bir içecek veya meyva suyu içmeliyim” vs... Aslında bu bahaneler bize bilinçaltında hayır demenin kolay yolunun uzantısıdır. Hayır deyip bulunduğumuz durumdan memnun olmanın... Ama bu daha fazla ulaşmak istediğimiz hedeften bizi uzaklaştırır ve bu amaç zamanla bahane –istek kısırdöngüsüne döner durur. O an da bizi bekleyen çok daha önemli bir tehlike vardır ki kulaktan dolma bilgilerle ve kısa zamanda çözüme götüreceğini sandığımız “yanlışlar”la hedefe ulaşma dürtüsü... Bilmemne bitkisinin hapı, bilmem ne ilacı, bilmem ne aleti vb... Halbuki hepimizin genetiği, biyokimyasal yapısı, sosyal hayatı, psikolojik durumu, spora yatkınlığı birbirinden farklıdır. Aynı parmak izlerinin farklılığı gibi... Aynı hepimizin aynı besin gruplarını yediği halde besin seçimlerinin ve miktarlarının farklılığı ve bunun vücudumuz tarafından metabolize edilme ayrılığı nedeni ile vücudumuza etkisinin farklılığı gibi... Bu yüzden ne olursa olsun kilo vermek istiyor ve bunu hayatınızda daim kılmak istiyorsanız:
1- Ailenizde herhangi bir metabolik rahatsızlık olup almadığını mutlaka öğrenin (diabet, tiroit, hiperlipidemi vs) ve genel bir sağlık kontrolünden geçin.
2- Sevdiğiniz ve sevmediğiniz besinleri analiz edin.
3- Hangi tada meyilli olduğunuzu bulun.
4- Baharatlar ve tatlandırıcı otları ne kadar kullandığınızı bulun ve en çok kullandığınızdan en az kullandığınıza kadar sıralayın.
5- Evde, akrabalarınızda, arkadaşlarınızda, restoranda ne kadar sıklıkla ve bir ay içinde ne kadar yemek yediğinizi tespit edin.
6- Buzdolabında, kuru erzak deponuzda hangi besin grupları var ve daha çok ne tür yiyecekler satın alıyorsunuz, belirleyin.

Bu arada etrafınızdan gelen kulaktan dolma bilgiler sizin için asla yol gösterici olmamalıdır. Özellikle:
1- Hiçbir ilaç zayıflatıcı özellikte değildir. Diyelim ki size ilaçla zayıfladığını söyleyen bir kişiye inanmak üzeresiniz... Lütfen kendinize sorun: “Bir ömür boyu ilacı içerek mi zayıf kalacaksınız”. Dünyada bunca kilolu insan varken ilacın zayıflatması ne kadar gerçekci olabilir sizce...
2- Kilo vermenize ve vücudunuzun şekillenmesine yardımcı olan yöntemler doğru beslenme alışkanlığı ile birleştiğinde olumlu sonuçlar alınabiliyor. Ama içinde kimyasal maddeler kullanılmayan ve ehil kişilerin yaptığı sistemler olmalı. Ve bu yöntemler uygulandığında “aman ne olacak nasıl olsa makineye giriyorum istediğimi yerim” demek gibi hatalara düşmeyin.
3- Kilo verme programınız bittiğinde hemen diyetteyken yemediğiniz yiyeceklere yönelmeniz bu süreci geçici görmeniz demektir. Aynı kiloda kalmak için eski beslenme alışkanlığı ile yeni beslenme alışkanlığınız arasındaki davranış farklılıklarını hayata geçirmelisiniz.
4- Çevrenizdeki olumsuz beslenme davranışlarını örnek almak yerine doğru beslenerek, kilonuzu koruyarak, spor yaparak siz çevrenize örnek olun.

SIK SORULAN SORULARIN CEVAPLARI
İdeal kiloma nasıl ulaşabilirim? Verdiğim kiloları nasıl geri almam? Hangi yiyecek bünyem için daha faydalı? Diyetimi bozma riski en fazla olan yiyecekler nedir? Suyu hangı ısıda ve ne zaman içmeliyim? Sigarayı bırakınca gerçekten kilo alır mıyım?
Bu gibi soruların cevabı olabilecek örneklerle günlük hayatımızdan bir durumu ele alıp sağlıklı yaşam ilkelerinin bu duruma nasıl ayarlanabileceğine ilişkin püf noktaları verelim.

ÖRNEK BİR VAKA 40-45 yaşlarında, oldukça kilolu, yorgun görünümlü ve zor nefes alan danışanım günün son hastasıydı. Ben de oldukça yorgundum ama belli ki hastam da yeni döndüğü seyahat nedeniyle yorgun ve çok ödemliydi (vücudu su toplamıştı). Önce çocukluğundan o güne kadarki beslenme öyküsünü dinledim. İş yaşamına başlayıncaya dek son derece normal bir kilosu olduğunu, haftada iki kez çıktığı yurtdışı seyahatleri nedeniyle başka ülkelerin yiyeceklerine adapte olmakta zorlandığını, bazen çok geç yediğini, bazen öğünleri atladığını ya da otel odasında bulduğu abur cuburla karnını doyurduğunu anlattı. Ailesinin genetik yapısında yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol de vardı. Danışanımın bir başka kötü alışkanlığı da sigara içmesiydi. Sağlığı adına tek olumlu davranışı, çalışmadığı pazar günleri 1-1.5 saat açık havada yürüyüş yapmasıydı. Daha önce iki kez diyet yapmayı denemişti. Şimdi, aşağıda, kilo verememesinin nedenlerine bakalım

DiYET PROGRAMI

ÖRNEK VAKA için sonuçlar doğrultusunda kendisine aşağıdaki başlıklarda içerikleri olan bir diyet programı hazırlandı:
* Saati ne olursa olsun günde üç öğün yemek yemeliydi. Ara öğünler yediğinde de metabolizması hem daha hızlı çalışacak hem de ana öğünlere daha tok başlamış olacaktı.
* Yemeklerini mutlaka yavaş yavaş ve küçük lokmalar halinde yemeliydi.
* Mutlaka günde 12 bardak su içmeliydi.
* Yemeklerine mümkün olduğunca ilave tuz koymamalıydı.
* Ev dışında yiyeceği yemeklerde mümkün olduğunca yağsız olanları seçmeliydi.
* Seyahat çantasında keten tohumu, ceviz gibi omega 3 bakımından zengin besinler bulundurmalıydı. Artık danışanım nereye giderse gitsin, bildiği doğrular onunla birlikteydi. Kahvaltısına başlamadan önce yediği bir adet ceviz içi, kahvaltısında özellikle yağsız peynir ve çok tahıllı ekmek seçmesi, mümkün olduğunca ara öğünlerde kabuklu meyveler yemesi, öğlen ve akşam bol salata ve beyaz ete ağırlık vermesiyle altı ayda ideal kilosuna ulaştı... O, hâlâ seyahat eden ama doğru beslenen ve sağlıklı biri artık.

Kilo alma sebebine bakalım

Kilo almamızı üç ana unsur belirler: Genlerimiz, biyolojik yapımız ve sosyal hayatımız. Genlerimizle başa çıkabilmemiz şu an için mümkün olmasa da gelecekte başımıza gelecekleri fark etmemiz açısından koruyucu beslenme tedavimizde önemli bir noktayı oluşturur... Danışanımın yüksek tansiyonu ve kolesterolü ailesinde de yaygın görülen bir hastalık tablosuydu. Bu rahatsızlıklarının ilerleyip hayati tehlikeler oluşturmasını engellemek için diyet programıyle birlikte bir kardiyoloğa yönlendirildi. Genel iyileşmenin bir bütün olduğu belirtilerek programı bitse bile kardiyolojik muayenelerini rutin yaptırmasının önemi her görüşmede vurgulandı.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300