Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

GÖRÜNENİN aksine dünyanın gizli bir tarihi de vardır.
Gizli tarihi yapanlar gizli çalışan örgütlerdir. Bunlarda mistik düşünce ve ezoterizm belirleyicidir. Sıradan insanların bilemediği, görmediği daha üst bir gerçeği bildikleri iddiasındadırlar bu tür örgütler.
Bugünün pazar olmasını da fırsat bilip resmi tarihin dayattığı zorunlulukların dışına çıkacağım ve hepinizi gizemlerle dolu olan gizli tarihin koridorlarında kısa bir gezintiye çıkaracağım.
Bize öğretilen resmi tarihi yapan kadın ve erkeklerin tümüne yakını, ya bu tür örgütlerin üyesidirler ya da bunların çalışmalarından yakından haberdardırlar. Yani tarihi yapanlar bile gerçeğin başka yerde olduğunu, asıl önemli olanların gizli tarihte olduğunu bilirler.
Gizemli gizli örgütler ya kendileri gibi olan diğer örgütlerle ortak amaca ulaşmak için iletişim kurmak ya da kendilerine inananların sayısını artırmak için birtakım semboller kullanır, işaretler bırakırlar.
Nerede neye bakacağımızı bilmek için bunların tarihi kökenine inip bağlantıların sürpriz biçimde nerelere uzandığını görmemiz gerekiyor.
Eski yıkıntıları gezerken ya da eski kiliseleri incelerken bakın, bunlarla bağlantılı bir mistik okul bölümü mutlaka vardır. Bu okullarda çağlar boyunca taşınan, gizli tutulan gerçeğin ve ezoterik bilimlerin esası öğretilirdi.
Eski binalarda eğer elinde rulo haline getirilmiş bir parşömen ya da kâğıt tutan insan heykeli görürseniz oradaki mistik okulda o kâğıtta yazılı olan büyük gerçeğin öğretildiğini veya gizlendiğini çıkarabilirsiniz.
Büyük piramidin inşa edilmesinden önce Mısır’da büyük ve sarsıcı bir kolektif ruhsal dönüşüm yaşandı.

MISIR’DA OLANLAR

Bu ruhsal dönüşüm sonucunda oluşan bakış açısının yıllar boyunca Batı dünyasına çok önemli bir ruhani yol açtığı ve gizemli bir yolculuk başlattığını bilmeliyiz.
O dönemde bilge insanların asıl işinin, her türlü madde üzerinde çalışarak maddeyi dönüştürerek onu gizemli ve ulvi bir amacın işaretleriyle bezendirmek olduğu söylenirdi. Bu bakış açısı daha sonra alkemistleri, masonları ve sufileri etkiledi; onlarda da bu bakış açısının işaretleri görülür ve gizli tarihin yollarında gizemli örgütler tarafından kökeni Mısır’da bulunan bu yeni misyona, yani maddi dünyayı gizemli dünyanın sembolleriyle kaplama ve gerçeği gizemin yolunda dönüştürmeye, “ÇALIŞMA” denilmeye başlandı (THE WORK).
Mısır’da bu düşünce oluştuktan sonra piramidin yapılmaya başlandığını unutmayalım.
Ezoterik mason localarının kökeni, direkt olarak Mısır’daki o dönüşümdür.

AMERİKAN BAYRAĞI VE GİZEM

Amerika’nın kurucuları üst düzey mason olduklarından New York’taki Central Park’a kuruluş aşamasında bir Mısır anıtı dikilmiştir ve bildiğiniz gibi ülkenin daha sonra başkenti olanWashington’un ortasında bir anıt vardır. Bu direkt olarak bir antik Mısır eseridir. Ülkenin kurucuları piramitler dönemine giden kökenlerinin işaretini böyle vermektedirler. Biliyorsunuz bununla da yetinmediler ülkenin parası dolara da bir piramit resmi koydular.
Kayıtlara giren tuhaf bir olay anlatacağım size. Artık yeni ülkenin bağımsızlığının ilan edileceği günler yaklaşmaktadır ve kuruculardan Benjamin Franklin ve George Washington buluşup yeni bayrak üzerine konuşmaya karar verirler. Boston yakınlarında ortak bir tanıdıktan gelin bizim evde buluşun daveti gelir. Buluşurlar. O gece bulunan davetlilerin hiçbirisinin tanımadığı ve nereden geldiği bilinmeyen bir ihtiyar adam da vardır evde. Sadece Franklin ve Washington onu tanımaktadırlar ve büyük bir saygıyla “üstat” diye hitap ederek konuşmaktadırlar onunla.

GİZEMLERE İNANANLAR

Yaşlı adam arada bir bayrağın şekli hakkında bazı laflar eder kulaklarına. ABD’nin yeni bayrağına şekil verildikten sonra gizemli ihtiyar çıkıp gider evden ve ondan bir daha kimse haber alamaz.
Dünyada ezoterik gizli örgütlerin uğruna çalıştıkları kozmik plana inanan birçok sürpriz isim vardır. Ve bunlar çeşitli yolları kullanarak insanları etki altına almaya çalışmışlardır.
Çocuk masallarının en ünlülerini yazan ve dahası her ülkedeki masal dünyası için standartlar getiren Grimm Kardeşler bu tür örgütlere inanırlardı. Gizeme ait olan sembol ve işaretleri yazdıkları masalların içine yedirerek ileride gizemin topluma açıklanması vakti geldiğinde şoke olmayacak gelecek kuşakları hazırlama misyonu da vardır bunun.
Oz büyücüsü masalında da bu işaretler görülür. Oz kelimesi Kabala ezoterizminde 77 anlamına gelmektedir. 77 Kabala’da maddeyi dönüştürerek gizemli hale getirmek anlamına gelir ve bu yönüyle direkt Mısır’daki ruhani dönüşüm dönemine atıf yapmaktadır.
Alice Harikalar Diyarında masalının tümü ezoterik gizli dünya hakkında işaretler içermektedir.
Bundan sonra arada bir sadece biraz eğlenin ve isterseniz de üzerinde düşünün diye bu tür gizemli dünyalarda kısa turlar düzenleyeceğim ama şimdilik son söyleyeceğim dünya tarihini Francis Bacon‘u tanımadan gerçekten anlamanız imkânsızdır, bunu unutmayın. Gül Haç örgütünün kuruluşundan birçok komplonun başlangıcında onun elinin olduğu söylenir ve ayrıca onun takma isminin Shakespeare olduğu da iddia ediliyor. Kitapları aslında o yazmış ve gizemlerle ilgili birçok işareti yazılarına Shakespeare adı altında serpiştirmiştir.

Monocle okumayı bırakacağım

BİR süredir çok beğenerek okuduğum bir dergidir Monocle. Türkiye’de okuyucu sayısı en fazla binlerle ifade edilir herhalde. Okuyucuların çoğunu tanıdığımı da söyleyebilirim. Çok popüler olmaması, okuyucu sayısının patlamaması, derginin halkın ilgisini çekmemesi de çok normal aslında, çünkü dergi, kültürlü, bilgili insanların yaşamlarındaki kalite arayışlarına yardımcı olmaya çalışıyor. Global düzeyde detaylardan çıkarak haberler yapıyor; bu tür bilginin de arzu edenin hayat kalitesini yükselteceğini söylüyor. Yani dünya trendlerini, yeni ve kaliteli olanı merak ediyorsanız, kendi mutluluğunuz için okumanız gereken bir dergidir MONOCLE.
Ama buna rağmen galiba ben dergiyi okumayı artık bırakacağım. Çünkü başka ülkelerdeki temelde benim gibi olan insanların hayatta nelerle ilgilenmeye başladıklarını, o şehirlerde hayat kalitesini yükseltmek için nelerin tartışıldığını görünce kendi yaşamım daha da anlamsızlaşıyor. Biraz da kıskanıyorum galiba.
Her akşam ekranımızda ölen gençlerin cenazeleri varken, hemen her gün bir felaket haberi daha gelirken sizin yalnızlığınızı, kurtarılmış alan olarak ilan edip yaşam kalitesi gibi Türkiye için lüks olan şeylerle uğraşmaya hakkınız olamıyor.
“Kalitesi batsın canımızı kurtaralım yeter” denildiği bir ülkede başka yerlerden gelen güzellik, kaliteli yaşam haberlerini alıp kendi koşullarımıza uygulayabilmek imkânsız. Monocle okumak bu nedenle Türkiye koşullarında sinir bozucu olabiliyor. Şimdi bari dışarıda olup bitenden hiç haberim olmazsa belki içim de rahat olur demeye bile başladım. Biliyorum hoş değil bu tavır ama ne yapacaksınız memleketin durumu da hoş değil.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!