Son Dakika

Türkiye yeni Belgin Doruk’unu arıyor

06.07.2010 - 09:34 | Güncelleme:

GÖRÜNÜŞE göre Yılmaz Erdoğan'ın sinema için istediği örtülü reklam izni, televizyon dünyasını da kapsayacak. Ürün yerleştirmesi olarak da adlandırılan yöntemle artık dizi sahnelerinde içilen meşrubatlar, kullanılan çantalar, otomobiller, peynirler, sucuklar kısaca pazarlanabilecek her şey kendine yer bulacak. Tıpkı Truman Show filminde olduğu gibi Madam, Beşir'le şöyle bir diyalog kuracak: "Her sabah bir bardak ahanda şu kahveden içiyorum, güne fişek gibi başlıyorum... Ne o Beşir, anahtar mı dediydin?" Hiç anlamı yokken oyuncular cep telefonu ile konuşup birbirlerine tarifelerden bahsedecek. Okul sahnelerinde yenilecek krakerlerin logoları bize dönük olacak. Artık evlilik teklifleri marketlerde artık hangi ürün ile anlaşılmışsa onun reyonunun önünde gerçekleşecek. Sinema sektörü için çok önemli, gerekli ve faydalı olan düzenleme eminim televizyon sektöründe çığırından çıkacak. Bunu nereden mi çıkarıyorum. Bakın en taze örneği Ezel dizisinde kullanılan Tivibu reklamı. Diziyi izlerken birdenbire sahne duruyor, geri alınıyor ve yeniden oynatılıyor. Meğerse Tivibu'nun izlenilen içeriği durdurup geri alabilmesi fonksiyonu tanıtılıyor. Ama kanal izleyiciye ve yayınlanan içeriğe saygı prensibini unutuyor. İşte bu nedenle dizide örtülü reklama izin vereceklerin bu konu üzerine çok iyi düşünülmüş bir düzenleme yapmaları gerek diye düşünüyorum.

Türkiye yeni Belgin Doruk'unu arıyor

TARTIŞMASIZ Türkiye'nin tek gerçek "Küçük Hanımefendisi" Belgin Doruk'tur. Küçük Hanım'ın Şoförü, Suçlular Aramızda, Bir Demet Yasemen gibi filmleriyle biz yeni nesiller için eski zamanlar Türkiye'sini anlamak adına ilginç bir kılavuzdur. Ne giyerler, ne severler, nelere gülerler, neler tabudur gibi birçok sorunun gizli cevapları vardır benim için bu filmlerde. Belgin Doruk çok özeldir hepimiz için. Ancak oyuncunun, hiç de filmlerdeki mutlu sonlara benzemeyen hayatı, Bircan Usallı Silan tarafından kitap haline getirilmişti." Küçük Hanımefendi- Acı dolu yıllar" adını taşıyan Belgin Doruk'un notlarının toplanmasıyla ortaya çıkan kitap şimdi Med Yapım tarafından dizi film haline getirilecekmiş. Med Yapım, zoru başarmış ve Doruk'un ailesinden izin almış. Aileye yakın kaynaklardan aldığım bilgiye göre ailenin tek şartı her detayın sanatçının gerçek hayatında olduğu gibi yansıtılmasıymış. Şimdi Med Yapım'ın cevabını aradığı en önemli soru Belgin Doruk'u kimin oynayacağı konusuymuş. İlk seçenek olarak ülke çapında arayışa girip Doruk'a çok benzeyen bir genç kızı bulmakmış. Eğer bu aramalardan bir sonuç alınamazsa ünlü oyuncular gözden geçirilecekmiş. Med Yapım bugünerde harıl harıl oyuncu seçmelerine hazırlanıyormuş.

Kadın olmayı bekârete bağlayan zihniyet spora sızmış

NASIL olmuşsa bu haberi atlamışım. Habere göre artık Basketbol Bayanlar Ligi, Kadınlar Ligi olarak anılacakmış. Gerçekten çok sevindim. Kadın olmayı, kadın olmanın getirdiği özelliklere sahip olmayı bekârete bağlayan ve bu kelimenin kullanılmasını ayıplaştırmaya çalışan zihniyete güzel bir darbeydi bu. "Bayan" diye hitap ettiğinde daha zarif olduğunu düşünen ve kelimeye çaktırmadan yüklediği anlamla kadını pasifize etmeye çalışan zihniyet, gerçek yüzünü bu olayın ardından ortaya dökmüş. Ne zaman "bayan değil, kadınız" diye yazsam hemen e-posta yağmuru başlar. "Ne var bayan denmesinde, daha zarif olmuyor mu" vs. Bakın kadına bayan diyenlerin kafasında tam olarak ne var. Milliyet Gazetesi konu ile ilgili spor federasyon başkanlarının görüşlerini almış. Üstelik bunlar ülkemizin gelecek nesil "kadın" sporcu neslini yetiştiren kurumların başındaki adamlar. İşte Kadınlar Basketbol Ligi tanımlamasına diğer federasyonların "kadın haklarına duyarlı(!) başkanlarının buram buram cinsiyetçilik kokan açıklamaları:

■ Hasan AKKUŞ (Halter Fed. Bşk.): İki kelime de Türk Dil Kurumu sözlüğünde var. Ancak genellikle bayan kullanılıyor. Bu tip olaylarda toplumun nasıl kabul ettiğine de bakmalı. Toplumun kabul ettiği, benimsediği bir şey kullanılabilir. Ama bayan kelimesi daha kibar bir ifade taşıyor.

■ Abdullah TOPALOĞLU (Okçuluk Fed.Bşk.): Bayan olarak devam edeceğiz. Televizyonda bazen duyuyorum. Kadınları sevimli gelmiyor. Okçuluk Federasyonu "bayan" kelimesini kullanmaya devam edecek.

■ Oktay ÇİMEN (Masa Tenisi Fed. Bşk.):Böyle bir isim değişikliği olamaz. Dünyada ve Avrupa'da Womens League denir. Bu da bayanlar ligidir. Men League'i de Adamlar ligi olarak mı kullanmalıyız? Kadınlar liginin altına genç kızları nasıl eklersiniz. Bayanlar deyince hepsini kapsarsınız. Biz herhangi bir değişiklik yapmayacağız.

■ Emin MÜFTÜOĞLU (Bisiklet Fed. Bşk.): Kadın sporcu olur mu? Bayan sporcu olarak devam edeceğiz. Dünyada ne ise bizde de öyle olacak. Kafamıza göre değişiklik yapamayız.
İşte biz kadın doğan, kadın olmanın vücudumuzdaki herhangi bir parçaya bağlı olmadığını düşünen, ilk cinsel deneyiminin ardından ne hayata bakışında ne karakterinde ne de fizyolojisinde hiçbir değişiklik olmadığını bilen insanlar kadın kelimesinin ayıp sayıldığı bir toplumda yaşamak istemiyoruz! Cinsimizin adı niye ayıp veya kaba olsun ki? Tabii bir de insan bunca federasyon başkanı arasında neden bir tane kadın olmaz diye de düşünmeden edemiyor. Bayan değil, kadın!


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300