Son Dakika

Beslenme meme kanserini önlemede ne derece etkili?

26.07.2010 - 12:14 | Güncelleme:

Doğru beslenmek, başta sağlıklı bir yaşam sürmek için önemli... Çağımızın korkulu rüyası kanserin en büyük düşmanı da dengeli beslenme. Meme kanserini önlemek yolunda doğru beslenme çok önemli...

Bugün artık meme kanseri kadınların korkulu rüyası niteliğini kazanmış bir kanser türüdür. Kadınlarda en " çok görülen kanser meme ' kanseridir. Prevelansı tüm dünya ülkelerinde özellikle de gelişmiş ülkelerde oldukça yüksektir ve meme kanseri sebebiyle meydana gelen ölümlerin sayısı her geçen gün daha da artmaktadır.

Meme kanseri ülkelerin birçoğunda kadınlar açısından ele alındığında en yaygın kanser i türü olarak nitelendirilmektedir. Bunun yanı sıra yaşamları boyunca her dokuz kadından birinin bu hastalığa yakalanacağı işaret edilmekte ve gelecek on yıl içerisinde de dünya genelinde yaklaşık olarak beş milyon kadının bu hastalıktan etkileneceği ifade edilmektedir. Meme kanseri kadınlarda yalnız en çok görülen kanser türü değildir, aynı zamanda Batı ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkede kanserden olan ölümlerin başlıca nedenleri arasında sayılmaktadır.

Dünya nüfusu içinde meme kanseri prevelansı Asya ülkelerinde ve gelişmekte olan ülkelerde Batı ülkelerinden beş kez daha az görülürken prevelansı gelişmiş ülkelerde daha yüksektir. Türkiye açısından bakıldığında ise, kadınlar arasında en sık görülen on kanser tipi içerisinde meme kanseri birinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde kadınlarda meme kanseri Sağlık Bakanlığı 1999 yılı istatistiklerine göre %24.1 olarak ilk sırada yer almaktadır. Bu sonuçlar gerek Türkiye'de gerekse dünyada , meme kanserinin önemini ortaya koymaktadır.

Meme kanseri nasıl gelişir ve risk faktörleri nelerdir?

Memede salgı yapan hücreler tarafından oluşturulan lobül (süt bezi) adı verilen yapılar bulunmakta, lobüllerin birleşmesiyle de loblar oluşmaktadır. Lobüller birbirlerine süt kanalları ile bağlanmakta ve süt kanalları da meme başına doğru birleşmektedir. Meme kanseri lobülleri veya süt kanallarını oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmaları sonucu gelişmektedir.
Meme kanserinin oluşmasında genetik ve çevresel pek çok faktörün etkisi bulunmaktadır. Ailede meme kanserinin varlığı, menarş ve menopoz yaşı, ilk gebelik yaşı, emzirme, düşükler, doğum kontrol hapı kullanımı, hormon tedavisi, sosyoekonomik durum, eğitim durumu, obezite, fiziksel aktivite, pestisitlere maruziyet, sigara kullanımı, beslenme gibi pek çok faktöre bağlı olarak meme kanserine yakalanma riski artmakta veya azalmaktadır.

Risk faktörleri nasıl etkiler?

■ Aile bireyleri arasında özellikle de anne, kız kardeş gibi meme kanserine yakalanmış bireyin bulunması, hücre DNA'sında meydana gelen hasarın tamirinde rol oynayan ancak mutasyona uğramış olan ve bu şekilde nesilden nesile aktarılmış olan BRCA1 ve BRCA2 genlerinin taşınması da meme kanserine yakalanma riskini artırır.
■ Menarş yaşının erken olması öte yandan da menopoza geç girilmesi fertil çağı uzatmakta, bu sırada meme bezleri daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altında kalmakta ve meme kanseri riski artmaktadır.
■ İlk doğumun yapıldığı yaş önemlidir. İlk doğumunu otuz yaşından sonra gerçekleştiren kadınlarda meme kanseri görülme riski, yirmi yaşından önce gerçekleştirenlere göre daha fazladır. Ergenlikle kadının memesinde başlayan değişim ve gelişim, gebelik ile tamamlanmaktadır. Gebelik tamamlanana kadar memedeki hücreler, genetik değişikliklere açık hücrelerdir. Geç gebelik, hücrelerin genetik değişikliğe açık olma süresini uzatmakta ve kanserojen etkenlere maruz kalma süresini artırmaktadır. Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda ise risk bu nedenle yükselmektedir.
■ Emzirme meme kanserine karşı koruyucu bir faktördür. Özellikle emzirme süresinin uzun olması meme kanserine yakalanma riskini azaltmaktadır. Çocuklarını 24 ay emziren kadınların meme kanseri riski, çocuklarını 1-6 ay emziren kadınlara göre daha azdır.
■ Gebelik sırasında meme hücrelerinin çoğaldığı bir sırada meydana gelen düşükler, meme hücrelerinin kanserojenlere duyarlılığını ve meme kanseri riskini artırmaktadır.
■ Doğum kontrol haplarının hamileliği ve menopoz semptomlarını önlemesi sebebiyle meme kanseri riskini artırdığı üzerinde durulmaktadır.
■ Meme kanseri teşhisi konan kadınların % 70'i, menopozun görüldüğü 50 yaşın üzerindedir. Menopoz nedeniyle uzun süre (5-10 yıldan fazla) östrojen tedavisi gören kadınlarda, risk artar.
■ Sosyoekonomik düzeyi ve eğitim düzeyi yüksek olan kadınlarda meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Sosyoekonomik düzeyi yüksek olan ailelerin çocukları daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve daha erken yaşta menarş gerçekleşmektedir. Buna bağlı olarak da doğurganlık süresi uzamaktadır. Ayrıca eğitim ve iş nedeniyle daha geç ev-lenilmesi, daha çok doğum kontrol hapı   A kullanımı, daha geç çocuk doğurulması kanser riskini artırmaktadır.
■ Şişmanlık, yüksek yağlı beslenme ve gereksinimden fazla yeme olarak tabir edilen, meme kanseri için oldukça önemli bir risk faktörüdür. Şişmanlıkta yağ hücrelerinde vücut içi östrojen sentezi gerçekleşmekte, bu ise meme hücrelerine giren serbest östrojen oranını artırarak, meme kanseri gelişimine neden olabilmektedir.

Beslenme önemli bir faktör

Yanlış beslenme alışkanlıkları riski artırır, ancak sağlıklı beslenme alışkanlıkları riskin azaltılması açısından son derece önemlidir. Yağlar, özellikle doymuş yağlar meme kanser riskini artırmaktadır. Tekli doymamış yağ asitleri özellikle zeytinyağında bulunan oleik asit meme kanserine karşı koruyucu bir etki göstermektedir. Çoklu doymamış Jyağ asitlerinden omega-3 yağ asitlerini içe-İren besinler (balık, kanola ve soya yağı gibi) meme kanseri riskini azaltmaktadır. Aynca yağdan zengin bir diyet şişmanlıkla ilintili olduğu için beslenmede yağ miktarına dikkat edilmeli, tam yağlı ürünler yerine yarım yağlı veya yağsız olanlar tercih edilmelidir.

A, C, E vitamini gibi vitaminlerin ve selenyum gibi minerallerin antioksidan özelliklerinden dolayı, meme kanserine karşı koruyucu oldukları gösterilmiştir. D vitamini ve kalsiyumun da olumlu etkileri bulunmaktadır. Beslenmede bu vitamin ve minerallerin tüketimine yer verilmelidir.

Kafein tüketiminin meme kanseri ile herhangi bir ilişkisi bulunmazken, alkol ve sigaranın meme kanseri ile pozitif bir ilişkisi bulunmaktadır. Sigara çeşitli kanser yapıcı maddeler içermekte, alkol ise vücut içi östrojen seviyelerini artırmaktadır.

Fitoöstrojenler hormon benzeri yapılardır, meme dokusunda östrojen reseptörlerine bağlanarak, ös-trojenin olumsuz etkisini engellerler. Bu nedenle beslenmede soya fasulyesi, sebze ve meyveler, tam tahıl ürünleri gibi fitoöstrojenlere yer verilmelidir.

Sonuç olarak meme kanseri çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişmektedir, beslenme şeklimiz en temel etkisi bulunan faktördür.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300