Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fransa, kadınların burka ve peçe ile sokağa çıkışını bir süre önce yasakladı.
Ankara'da dün iki arkadaşımla birlikte kahvaltıda buluştuğumuz İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'na Fransa'nın kararını nasıl karşıladığını sorduk.
Her zamanki sakinliği içinde olan İhsanoğlu'nun bir anda kaşları çatıldı; "sakil" diye söze girdi.
Tepkisi burka veya peçenin yasaklanmasına değil, bunun İslam dünyası ile bütünleştirilmesineydi.
"Bu tartışma ağırıma gidiyor" deyip ekledi:
"Burka dinle ilgili değil; dinde burkanın yeri yok. Hatta dinimizde yüzün açılması lazım. Hacda ve tavafta kadının yüzünün açılması şarttır... "
Peçenin de İslam'da olmadığını söyledi.
"Bunlar bilindiği halde minareyi yasaklayan Avrupa giyime de karıştı; yasakçı hale geldi" dedi.

GELECEĞİN İŞARETİ
Araya girip, "İslam ülkelerinde peçe ve burka neden yaygın?" diye sordum.
İhsanoğlu sakin üslubu içinde sorunu "sosyo-ekonomik gelişmişliğe" bağladı.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi:
"Bazıları burka ve peçeyi yaygınlaştırmak isteyebilir. Ben din bilgini değilim, ama İslam ile burka ve peçenin alakası yok. Bunların hepsi sosyo-ekonomik, kültürel gelişmeye bağlı. Bu alanlarda ne kadar ileri gidilirse sorun da o kadar kalkar."
İKÖ Genel Sekreterliği'nin merkezinin de bulunduğu Suudi Arabistan'dan bir örnek verdi.
Suudi Arabistan Kralı'nın adına kurduğu "Kral Abdullah Bilim Teknoloji Üniversitesi'nde (KAUST)" öğrencilere birlikte derse girme ve kıyafet serbestisi getirildiğini hatırlattı.
Üniversite dışında peçenin zorunlu olduğunu anımsatıp ekledi:
"Üniversitede öğrencilere böyle bir zorunluluk yok; başlarını açıp gezebiliyor, hatta otomobil kullanabiliyorlar; bu gelecekteki hedefi de gösteriyor" dedi.

İRAN ÖRNEĞİ
İran'da son dönemde kadınların başlarını açmak için mücadele verdiğini hatırlattı.
1990'lı yıllarda İran'da bir "ayetullah"ın kendisine söylediği şu sözü aktardı:
"Sizinkiler örtmek, bizimkiler açmak için mücadele veriyor..."

HELAL STANDARDI
İhsanoğlu ile yeni kurulan İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) hakkında da konuştuk.
Bir süre önce TSE'nin gündeme getirdiği "Helal Gıda Standardı"nı belirleyen uygulamayı İKÖ üyesi 57 ülkeye yaygınlaştırmışlar.
SMIIC Genel Sekreterliği'ni de TSE'ye vermişler.
İKÖ Genel Sekreteri, İslam ülkelerinin arasındaki ticaret hacminin 551 milyar dolara yükseldiğini anımsattı.
Helal gıda için standart yaratılması gerektiğini belirtti ve kuruluşun Uluslararası Standartlar Organizasyonu'na (ISO) alternatif olmadığını bildirdi.
ISO ile işbirliği içinde çalışılacağını belirterek bir örnek verdi.
İKÖ'ye bağlı Fıkıh Akademisi'nin, elektrik şoklamasıyla tavuk kesimine başlangıçta karşı çıkarken yapılan inceleme sonucunda bunun İslam'a uygun olduğuna kanaat getirdiğini söyledi.
Şunu söylemeliyim ki, İKÖ'nün başında İhsanoğlu'nun bulunması, bir Türk'ün bulunması kadar önemli.
Not: YAŞ'ta bir haftadır yaşananlar için söylenecek tek cümle var:
"Asker gelenekçi yapısının sürmesi; hükümet ise sistemin değişmesi için direniyor."

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!