Son Dakika

Sağlıklı beslenmek için sofrada çeşitlilik şart

23.08.2010 - 13:20 | Güncelleme:

Vücudun en büyük dostu olan sebze ve meyveleri saklamak ve besin değerlerini yükseltmek büyük önem taşır... İşte size faydalı birkaç öneri!

Vücudumuz her gün çeşitli besin öğelerine gereksinim duyar. Yiyecek ve içeceklerin çoğu birden fazla besin öğesi içerir; ancak hiçbiri hepsini birden içermez. Vücudun gereksinimi olan bu öğeleri yeterli miktarda almak için besinler çeşitlendirilerek tüketilmelidir. Sebze ve meyveler dört ana besin grubu içinde yer alan önemli bir gruptur. İçerdikleri vitamin ve minerallerin yanında, yapılarında sağlığı geliştirici pek çok öğeyi de bulundururlar. Hastalık riskini minimuma indirmek ve sağlığı geliştirmek için her gün 59 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.
Sebze ve meyvelerin içerdiği vitaminler, mineraller, proteinler, an-tioksidan öğeler ve bi-yoaktif bileşenler gibi pek çok öğeden yararlanmak için bu besinlerin marketten alınmasından sofraya gelene kadarki evrede saklama, hazırlama ve tüketim koşulları çok önemlidir. Uygun koşullar sağlanmadığında bu besinler sağlığı geliştirici ve hastalıklardan koruyucu etki göstermeyecekleri gibi çeşitli sağlık problemlerine dahi neden olabilirler. Bu nedenle sebze ve meyveleri satın alırken, kullanırken ve saklarken aşağıdaki ilkelere dikkat edilmelidir:

MEVSİMİNDE ALIN
Sebze ve meyveler mevsiminde tüketilmelidir. Mevsimlik sebze ve meyveler turfanda olanından daha ekonomik, daha lezzetli ve daha besleyicidir. Tazesi bulunmayan ortamlarda dondurulmuş olanlan veya konserve olanlan tercih edilmelidir. Marketten veya pazardan sebze ve meyve alınırken meyvelerin iri ve gösterişli olanları değil, düzgün, çürüksüz, pörsümemiş sulu ve lezzetli olanlar seçilmelidir. Yeşil yapraklı sebzelerin yaprağı bol ve yeşil olanlan, patatesin yeşillenmemiş ve çillenmemiş olanlan, yeşil fasulyenin kırıldığında gevrek ve kılçıksız olanları tercih edilmelidir. Taze sebzeler dayanıksızdırlar. Ispanak, marul gibi sebzeler, köklerindeki çamur, toz ve toprakları gidecek şekilde temizlendikten sonra buzdolabında 2-4 gün saklanabilir. Diğer taze meyve ve sebzeler ise çamurluysa yıkadıktan sonra, çamurlu değilse yıkanmadan saklanmalıdır. Patates orta nemli, karanlık, hava akımı olan yerde, kuru soğan serin ve kuru yerde saklanmalıdır.
Taze sebze ve meyveler toplandıktan sonra işleme koşullarına bağlı olarak vitamin değerlerinde azalmalar olur. Sebzeler oda ısısında ve oksijenle temas edecek şekilde bekletilirse vitamin kayıpları olur. Bu nedenle sebze ve meyveler soğutucuda saklanmalı, kullanılacağı zaman doğranmalıdır.
Derin dondurucular yiyeceklerin daha uzun süre saklanması için oldukça uygundur; ancak derin dondurucudan çıkanları yiyecekler; çözüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır.
Sebze ve meyveler çözdürme işlemi yapılmadan kullanılmalıdır. Dondurulacak sebze ve meyveler, mevsimine göre seçilmeli, kaliteli olmalı, temiz soğuk suyla iyice yıkanmalı, aynı boyutta olanlar seçilmeli ve kullanılacak malzemeler temiz olmalıdır. Meyve ve pişmemiş sebzeler buzdolabında ayn bölmelerde saklanmalıdır, böylece besinlerden biri bozulmaya başladığında diğerlerinin de bozulmalan engellenmiş olur.

İYİCE YIKAMALISINIZ
Sebzeler önce yıkanmalı, sonra ayıklanmalı ve doğranmalı, hava temasında bekletilmeden pişirilmelidir. Haşlama ve pişirme suyu dökülmemelidir. Yemekler pişirildikten sonra hemen tüketilmelidir. Bekletme ve tekrar ısıtma besin değerinin azalmasına neden olur. Salatalara limon suyu yeneceği zaman eklenmelidir.
Uzun süre yüksek ısıda pişirme vitamin kaybına neden olur. Sebzeler kendi suyu veya çok az su ile kısık ateşte pişirilmelidir. Pişmiş yemekler buzdolabında kapalı kaplarda saklanmalı ve sürekli yemeğin tamamını ısıtarak bozulmalarına neden olmak yerine tüketilecek miktar kadan ısıtılmalıdır.
Sıcak yemekler soğumadan buzdolabına konulmamalıdır. Sebze ve meyvelerin güneşte kurutulması da vitamin kayıplannı artırmaktadır. Direkt güneş ışığına maruz kalmayan, temizliğinden emin olunan bir ortamda, besinin üzeri açık bırakılmadan kurutulmalıdır.
Reçel yapılacak meyveler ezik ve çürük olmamalıdır.

YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER
Yoğurt bağışıklık sistemini güçlendirerek birçok hastalığı önleyici etkiye sahiptir. Yoğurdun ve yoğurt üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin bağışıklık sisteminin baskılanması nedeniyle oluşan enfeksiyonları, gastrointestinal sistem hastalıklannı ve kanseri önleyici etkileri bulunmaktadır. Probiyotik yoğurtlar ise yeterli seviyede alındığı zaman bağırsak mik-roflorasının dengesini geliştirerek katkıda bulunan probiyotik ve prebiyotik bakterileri içeren, bağışıklığın güçlendirilmesini sağlayan önemli fonksiyonel besinlerden biridir. Bağışıklık sistemini güçlendiren probiyotik yoğurdun sindirimi kolaylaştıncı, ishali ve kabızlığı önleyici, kolon kanseri riskini de düşürücü etkisi bulunmaktadır.
Güçlü bir bağışıklık sistemi için besinlerle daha çok demir, magnezyum, selenyum ve çinko almaya özen gösterilmelidir. Demiri koyu yeşil yapraklı sebzeleri, kırmızı et, tavuk, kuru kayısı ve kuru üzümü; magnezyumu, tahıl, sebze, süt ve deniz ürünlerini; selenyumu balık ve diğer deniz ürünlerini; çinkoyu ise yumurta, süt, et, tahıl ve deniz ürünlerini tüketerek alabilirsiniz. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki bağışıklık sistemini güçlendirmek için tüketilmesi önerilen bu minerallerin yüksek miktarlarda alımı vücudu olumsuz etkileyebileceğinden, bu mineralleri içeren besinler önerilen düzeylerde tüketilmeli.

ERKEN YAŞLANMAMAK İÇİN NE YAPMALI?
Yaşlanmak doğal bir süreçtir ama yavaşlatabilir. "Yaş 35 yolun yarısı" demek yerine doğru beslenme ve yaşam değişikliği uygulamalarını deneyebilirsiniz. Artan yaşla birlikte vücudumuzun yapıtaşları olan hücrelerimizin kendini yenileyebilme özelliklerinde azalmalar meydana gelmektedir. Hücre yaşlanmasında pek çok faktör rol almaktadır; çevresel ve içsel kirlenmenin yarattığı olumsuz etkiler, güneşin zararlı ultraviyole ışınlan, bilinçsiz beslenme ile alınan serbest radikallerin neden olduğu hücre ölümleri, hareketsiz yaşam, stres, alkol ve sigara en belirgin olanlardır.
Sağlık alanındaki son gelişmeler ışığında ise artık yaşlanmak ama ihtiyarlamamak mümkün. İşte anti-aging'in mantığında bu süreçleri yavaşlatmak, hücrelerin sağlıklı fonksiyonlarını korumalarını sağlamak yatar. Anti-aging alanında önemli destek ürünlerden önemli üç tanesi alfa lipoik asit, hyaluronik asit ve silikon'dur.

Yorgunluğa karşı öneriler
Anti-aging'de önemli bir antioksidan olan alfa lipoik asit aynı zamanda çok etkili bir cilt koruyucudur. En çok kırmızı et, maya ve karaciğerde bulunmaktadır. Ancak diyet destek ürünü dediğimiz doğal ek besinlerle de yararlanmak mümkündür. Alfa lipoik asit cildi hücrelere zarar veren serbest radikal lere karşı koruyarak antioksidan etki gösterir ve hücre ölümlerini yavaşlatır veya önler. Kırışıklıkları engelleyip cildin daha genç, parlak ve duru görünmesini sağlar. Hafif-orta derinlikteki kınşıkhkları neredeyse yüzde 50 oranında azalttığı görülmüştür. Yorgunluk hissedenler tarafından da kullanılabilir.

Ciltteki kuruluğa, sarkıklığa son
Hyaluronik asit ise kırışıklık tedavisindeki etkileri kesinleşince son beş yıldır yaygın uygulama alanı bulan bir maddedir. Dokuların arasını doldurur ve derinin nemli kalmasını sağlar. Ay-nca derinin yenilenmesine yardım eder. Aslında doğal olarak deride bulunmasına rağmen, yaşla birlikte azalır.
Ağız yoluyla alınan ve bölgesel olarak uygulanan kombine hyaluronik asit kullanımı sonucu alın bölgesindeki kırışıklıkların önemli derecede düzeldiği ve deri elastikiyetinin arttığı gözlenmiştir. Aynca hyaluronik asit kullananların ciltlerinde görülen kuruluk, şişkinlik ve sarkıklıklar da düzelir. Bu nedenle yüzdeki tüm bölgelerde; alın, kaş arası, göz kenarları, burun ve ağız kenarlarında oluşmuş tüm çizgilerin yok edilmesinde kullanılmaktadır.

Tırnaklar ve kemikler için birebir
Silikonun normal büyüme ve gelişmenin sağlanması, kemiklerin bütünlüğü, saç, cilt, tırnak, kalp damarlannın ve hücre mukus membranlannın sağlığının korunması ve devamlılığı gibi işlevleri vardır. Son çalışmalarda ortaya çıkan sonuçlara bakarsak silikon;
Yaşlanmış cildi, saç ve tırnakları onarır. Güneş ışığı yüzünden zarar görmüş ciltlerde yüzde 30 iyileşme olduğu gözlemlenmiştir.
Kemikler için de önemlidir. Kemiklerde kalsiyumun depolanmasında işlevi vardır.
Kalp ve kalp damarlarının sağlığı için de çok önemli bir antioksidandır.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300