Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İFADEDEN nasibini almamış buz gibi bir suratla ortaya çıkın, tuhaf bir takım hareketler yapın, meselâ bir elinize tencere, ötekine de kerpeten alıp gözünüzü kırpmadan havalara bakın ve sessizliğin en derin ânında bir güzel yellenin yahut etrafa işeyin ama bir yerinizi de seyirciye mutlaka gösterin!
Sonra, "Sanatsal dürtünün eylemsel izlencesi olan bu performans, toplumsal etkileşimin birey üzerindeki izdüşümsel yanılgısını yansıtıyor. Soruna düşünsel boyutta yaklaştığınızda, alegorik kavramların bitim sürecindeki paradigmayı bir bütün olarak algılamak yerine dürtülerin kavramsallaştırdığı saplantıların çözümsel ve içselleştirilmiş düzlemdeki alt benlik kurgusu, kişinin katmansal çağrışımlarını tıngırdatma amacını üstleniyor" gibisinden kendinizin bile anlayamayacağı bir açıklama yapın.
Tamam mı, hepsini yaptınız mı? Artık övgüye lâyık mükemmel bir "performans sanatçısı" oldunuz demektir!

ANLAYAN BERİ GELSİN!
Şükran Moral da aynı yoldan gitmiş... "Amemus" adını verdiği bir "performans"ta yüz davetlinin önünde bir kadınla yatakta 20 dakika boyunca sevişmiş. Ortalık birbirine girince de "Bu performanstaki 'sevişme' sanatsal bir göstergedir. İzleyiciler bakanlar, dikizleyenler ise pasif konumdaki 'okuyucular'dır ve bu bağlamda etkinlik bir 'cinsel gösteri' değil, bir ahlâk sorununun ele alınmasıdır" demiş.
Ne söylemek istediğini ben anlamadım. Acaba sizler anlayabildiniz yahut orada bulunup da "dikizleyenler" idrak buyurabildiler mi, hakikaten merak ediyorum!
Bilmem farkında mısınız? Son zamanlarda böyle uçukluklar yapanların, yaptıklarına "sanat" diyenlerin ve dolayısı ile "sanatçı" olduklarını zannedenlerin tek bir sermayeleri var: Cinsellik!
Ressamı, vakti zamanında bilmemnesini sildiği ve her nedende 35 sene boyunca sakladığı peçeteyi övünerek sergiliyor ve yaptığı işin "sanat" olduğunu iddia ediyor... Heykeltraşı taşı mâlûm ânı gösterecek şekilde yontuyor, "Bunu çocukların görmesi pek hoş olmaz" diyenlere karşı da "Sanaaaaat!" cevabını veriyor... "Performansçı"sı ise yüz kişinin ortasında hemcinsiyle yatağa giriyor, 20 dakika boyunca yatakta kalıyor, sonra da yaptığı işin -şayet doğru anladı isem-"dikizleyenler ile pasifkonumdakiler için ahlâk sorununu ele alan sanatsal gösterge" olduğunu söylüyor.

SERMAYE FAKİRLERİ
Tek sermayeleri bu, yani cinsellik, ama cinselliğin de uçuk tarafı! Eserleri ise ciddî bir yaratıcılığın nasıl fersah fersah uzağında olduklarının, bundan yüz küsur sene önce ortaya konanların, meselâ Gustave Courbet'yi tekrardan ileri geçemediklerinin, dolayısı ile işin ucuzuna ve kolayına kaçtıklarının kanıtı! Sansasyonu sanat zannetmenin yahut yaratıcılık fukarası olduklarından sanatı bir sansasyon malzemesi haline getirmelerinin delili!
Şükran Hanım, söylendiğine göre "İsteyen, böyle bir sanatın içine tükürebilir" buyurmuş...
"Sanat" olduğu iddia edilen bu gibi işlerin içine tükürmek bence az gelir ve başka bir şey yapmak gerekir ya, neyse...
1968'de "Gelecekte herkes 15 dakikalığına dünya çapında meşhur olacak" diyen Andy Warhol haklı çıktı ama, bu sözü "şöhret sahibi sanatçı" olma yolunun Türkiye'de böyle ucuzluklardan geçeceğini düşünerek söylemediğine de eminim...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!