Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

Belki dinlenmek istersiniz (yorgunluk atmak manasında); belki dinlemek (telekulak değil, kulak vermek manasında)
Az gezdirsem sizi. Kimine konuk olur; kiminden kaçarsınız belki.

***

Hükümetler değişiyor, değişmezlik pek değişmiyor bazen.
TBMM Kanser Araştırma Komisyonu, “Çernobil’in kanseri arttırmadığını” belirledi.
Evrenli, Özallı, Cahit Arallı “radyasyonlu çay yılları”ndan bu yana ne tavşan kanı “liberal muhafazakâr”lık bu!
Duydun mu Kazım Koyuncu? Duydunuz mu uşaklar, bacılar, kardeşler?
“Karadeniz İsyandadır Platformu” dün Galatasaray Lisesi önünde tepkisini duyurmaya çalıştı.
Duydunuz mu Galatasaray Lisesiler; Galatasaraylılar, Fenerliler, Beşiktaşlılar… Trabzonsporlular, duydunuz mu?

***

İsterseniz Galatasaray’dan Şişhane ya da Taksim’e yürüyüp metroya binelim. 4. Levent’te inelim. “Avrupa’nın en yüksek gökdeleni Sapphire”i görelim.
Başınızı yerin 261 metre yukarısına kaldırıp “Uf anam” derken, dikkat ediniz, yerdeki işçileri ezmeyiniz!
Göğü delen binanın beton, demir, cam… metrekaresi 12 bin dolar iken, oracıkta direnen işçilerin karekökü işten atılma, ödenmemiş ücret, gökdelen kibrinin tehdit ve şiddeti.
Bina yükselirken, işçi Serkan eksi 2’inci kattan eksi 5’inci kata düşerek ölmüştü. Bir işçinin eksiden ancak eksiye düşüşü! AKP Milletvekili Kiler’in kardeşi patron, ölüye 100 bin TL değer biçti. Eşi ve üç çocuğun tanesi 25 bine geldi. Her birine 1.5 metrekareden az!
Patron o 100 bin’i de, hem dolar olarak, “Serkan’ın ölümü üstüne basına konuşan işçileri çalıştıran taşeron”dan ceza kesmişti!
Sıkıldınız. Gelin olay yerinden ayrılalım.

***

Cem Yılmaz’ın Telekom’u var hani. Reklamda çalışan peri eleman bir mektup tutuşturdu. Bir kahve içerken okur musunuz:
“İşçi statüsüne geçmeyerek büyük katkı sağladığımız Telekom'dan; (memur kalıp yıllarca ikramiye almadık); seçme alternatifi sunulmadan ilişiğimiz kesildi, kamu kurumlarına gönderildik. Maaşımız dondu. Ödemesi, taksitleri olup Telekom'daki işine göre ayarlayanların travmasını, o saatten sonra başka yerde sıfırdan başlamanın sorunlarını anlayabilirsiniz. Böyle gönderilmek, 15 bin kişinin çoğunda ağır moral yıkımına yol açtı. Bunlar adında Adalet geçen iktidarla gerçekleşti Tekel, tersane, kot taşlama işçilerine, astsubaylara verdiğiniz desteğin devamını sizden istesek çok şey mi istemiş oluruz.”
Az şey okudunuz. Hemen kalktınız mı?

***

Telekom deyince… Dargeçit’e gelir misiniz: Telekom önünde önceki gün Uzman Jandarma Çavuş Kenan Erdem “açılan ateş sonucu” öldürüldü. Haberi duydunuz mu?
Kenan Erdem öldürülmeseydi, nasıl yaşayacaktı, bildiniz mi?
Uzman Jandarma Emeklileri Derneği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.
Sebep: 25 bin uzman jandarmadan 20 bini, üniversite mezunu olarak da şehit düşebildiği halde, hepsinin ancak orta mezunu gibi emekli edilmesi. Ölüme gönderdiği insanları bile maddi, manevi aşağılayan devlet; hükümet ile Genelkurmay! Hem demokrasi hemi cumhuriyet!

***

Yoruldunuz ama, son bir ziyaret.
Bir kışla. Belki bir yakınınız, belki evladınız orada.
Nizamiyede mektubunuzu alıp okuyun, sonra keyfinize bakın:
“Merhaba üstat; TSK’da personelden, yargılanan general ve emeklileri için hukuki yardım sandığı adıyla para toplanıyor. Yasal sorumluluk olmasın diye subay, astsubay, uzman çavuş, sivil memurdan, maaş kesintisine mutabakat dilekçesi alıyorlar. Sözde gönüllü; tehditkar konuşmalarla sindiriliyoruz. Komutanın takip ettiği, bizim başımıza da gelebileceği söyleniyor. Bir şey yapamıyoruz. Avukatların çoğu asker kökenli, kendilerinin devresi, tanıdığı. Parayı zorla toplayan da nasıl harcanacağını tespit eden de kendileri. Ne biçim bir meslektir, ne biçim devlet, ne biçim bir ordu, ne biçim bir hukuktur anlamadık gitti.”
İyi pazarlar!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!