Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 Ben bugünü bekledim bu yazı için.

Bugün özel bir gün.

Bugün 30 yıllık tarihin kimi dönümünün yıldönümü.

 

***

 

24 Ocak kararları” alındığında doğan çocuklar şimdi 31 yaşında.

24 Ocak kararları, ele güne, halka sola, işçiye memura karşı, demokrasiye ve özgürlüğe karşı sağlama alınsın diye; ABD, CIA, IMF gölgesi generallerin yaptığı darbe sırası doğanlar da 30-31 yaşında.

O darbe olabilsin diye her gün öldürülenlerin çocukları, anaları, babaları, kardeşleri şimdi kim bilir kaç yaşında!

Her ölünün, her infazın, her suikastın, her katliamın yürekleri yaktığı her gün doğanlar kaç yaşında!

Hatıralar, hafızalar, acılar, ruhlar, muammalar kaç yaşında!

Sürgünler, işkenceler, işten atmalar, hak gaspları, idamlar kaç yaşında!

 

***

 

Ben bugünü bekledim bu yazı için.

Bir 24 Ocak, evi önünde, arabasına konmuş bomba patlayıp da Uğur Mumcu parça parça yüreğimize dağıldığında doğan çocuklar bugün 18 yaşında.

Uğur Mumcu 69 yaşında.

Katiller, ağa babaları, paşa babaları kim bilir kaç yaşında!

31 yıl önce 24 Ocak kararlarını alan başbakan; 24 Ocak sağlama alınsın diye generallerin yaptığı darbeyle giden başbakan; 13 yıl sonra Mumcu öldürüldüğünde “Cinayeti çözmek devletin namus borcu” diyen aynı başbakan; Demirel 87 yaşında.

24 Ocak’ın muhafız alayı komutanı Evren 94 yaşında.

Ölülerimiz, canlarımız kaç yaşında!

Aynı başbakana çarpan, ama ordu rehinesi Meclis’te bizzat kendisinin Denizler’in idamına on parmak kaldırdığı 12 Mart darbesi 40 yaşında.

12 Mart’ın sola, demokrasiye, halka, işçiye sillesinin gücüyle kurulan, onayını darbe yönetiminden alan; 24 Ocak kararları ve fedaisi 12 Eylül darbesine kanka çıkan TÜSİAD da 40 yaşında.

Yine bir 24 Ocak günü, Gaffar Okkan öldürüldüğünde doğan Sakaryalı, Diyarbakırlı çocuklar, Gaffarlar 10 yaşında. Okkan bugün henüz 59 yaşında.

Okkan’ı ve öteki polisleri çapraz ateşle vuranlar, yakalananlar veya tahliye edilenler; onları halkı birbirine kırdırmak için tetikleyenler kim bilir kaç yaşında!

Okkan öldürüldüğünde, banka ve medya hortumlarıyla, halkın üstüne yıktıkları krizleri, spekülasyonları ve 28 Şubatlarıyla iktidar olan sivil ve generaller kaç yaşında!

 

***

 

Bugünü bekledim bu yazı için.

Çünkü bu yazı; 12 Mart, 24 Ocak, 12 Eylül gibi “demokrasiye, halka karşı; hak gaspları” tarihleri arkasındaki sermaye gücü olan, zamanla liberalleşmiş, demokratlaşmış olsa da, tarihi ve adı aynı kalan 40 yıllık TÜSİAD’a…

Başbakan’ın “aslında aynı sınıfız” deyişine dairdir.

Darbeler ve iki darbe arası 24 Ocak’la palazlanmış, güçlenmiş, sık sık şımarmış büyük sermayeye; “laik-muhafazakâr; İstanbul-Anadolu; pembe-yeşil” ayrımından daha önemlisini; “sermaye ile ötekiler”in sınıf çelişkisini hatırlatışına dairdir.

Büyük sermaye yöneticisi “CEO”ların yüzde 73’ünün, TÜSİAD anketinde, “Yumurtalı protesto, ifade özgürlüğü değildir” dediğini; YÖK’ü protesto eden öğrencilerin “Marksist ve Leninist bir takım olduğunu” patronlara yetiştirişine; sınıfınızı, yerinizi bilin deyişine dairdir.

Haklı olarak, “krizin (en azından onlar için) teğet geçtiğini”, bunu belki sevmedikleri bu hükümetin başardığını; büyük sermayenin kafasına vuruşuna dairdir.

Yine haklı olarak; üst üste kadın başkan seçip TÜSİAD’ın adını “İşadamı” diye bırakanların; kadın hakları, özgürlük, demokrasi deyip başka kadınların eğitim hakkına karşı çıkanların ikiyüzlülüğünü yüzlerine çarpışına dairdir.

Kendi de TÜSİAD da demokrasi ve hukuk deyip dururken, çalışanların demokratik haklarını ikisinin de asla telaffuz etmeyişine dairdir.

 

***

 

12 Mart, 12 Eylül darbelerine destek çıkmış muhafazakâr ve liberallerin; sözde demokratlar ile sözde cumhuriyetçilerin;

İki darbe kucağındaki 24 Ocak ve Özal üstünden aynı mirası paylaşan laik ve muhafazakâr piyasacıların, hep aynı sınıf safından olduklarının teslimine dairdir!

Bu yazı, herkesin kendini ve yerini fark etmesine dairdir!

Onların içinden geçenlere ve içimden geçenlere dairdir!

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!