Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

BU Anneler Günü gelin bir değişiklik yapalım hanımlar. Oturuyoruz, hediye bekliyoruz, çocuklarla vakit geçiriyoruz, ailelerimizle bir arada oluyoruz ancak hep bir şeyi ihmal ediyoruz, yok sayıyoruz, görmezden geliyoruz... Neyi mi? Kendimizi tabii ki... Bu kez bir değişiklik yapalım. Cumartesi gününü kendimize ayıralım.
Benim planım bu şekilde. Neler mi yapacağım? İşte şimdi sizlerle paylaşıyorum. Varsa bir öneriniz değerlendireceğim, bekliyorum:
- Sabah erkenden kalkıp ormana gidip güzelce yürüyeceğim. İçime temiz havayı çekeceğim. Düşüneceğim. Hayal kuracağım. Kendi kendime...
- Sonra deniz kenarında bir kafeye geçip, bir de orta kahve söyleyip içeceğim. Hatta fincanı ters çevirip kendime fal bakacağım. Gazetelerimi tek başıma, sakin, keyifli bir şekilde okuyacağım. Uzun uzun...
- Devamında bir kuaföre atıp kendimi manikür, pedikür hediye edeceğim kendime. Saçlarımı da yaptıracağım. Kendimi güzelleştireceğim. O sırada yeni, taze taze dergileri okuyacağım. Marie Claire Maison ve Süper'in yeni sayılarını okuyacağım. Üzerlerine not alacağım. Sevdiklerimi işaretleyeceğim. Doya doya...
- Peşinden bir alışveriş merkezine gidip kendime ayakkabı ve çanta bakacağım. Geçen ay not aldığım, beğendiğim bir iki modeli deneyeceğim. Bütçeye uyarsa ve bulursam kendime onları satın alıp hediye edeceğim...
- Araya bir de keyifli öğle yemeği sıkıştırıp, peşinden sinemaya gideceğim. Dondurulmuş yoğurdumu alıp film izleyeceğim...
Akşam da kocamla baş başa bir yemek planlıyorum. Ki ona beni "anne" yaptığı için ve tüm gün kendime zaman ayırmak için yaptıklarımda bana şoförlük yaptığı için de teşekkür edeyim...
* Görüldüğü gibi planı buradan yapmış, duyurmuş oluyorum...

Not: Genelde bir annenin yaptığı bu tür planlar elinde patlar. Hiçbir zaman tutmaz. Tam yapılamaz. Bakalım bu defa neler olacak? Sonrasında sizlerle de paylaşacağım.

 

Fotoğraflarımızı ÇEKEN ADAM!

GEÇEN pazardan beri yüzlerce mail geldi. Herkes aynı soruyu soruyor: "Çocuklarla fotoğraflarınızı kim çekti?" Söz konusu soru gazetede kullandıklarımızla ilgili. "Çocukları bu psikolojiye sokmak kolay değil. Bunu kim yaptı?" gibi sorularınıza buradan yanıt veriyorum.
Önce şunu belirtmek gerek; bebek ve çocukları fotoğraflamak çok ciddi bir iş. Mekândan duygu durumlarına, uykusuzluklarından altlarının temiz olmasına kadar birçok kritik konu var. Bu nedenle bu tarz fotoğrafları bu işe kafa yoranlann çekmesi gerekiyor. Ülkemizde bu konuda çalışan, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda fotoğrafçı var ve bizim fotoğrafları çeken Kerem Yılmaz da onlardan biri...
Photoxi adında bir stüdyosu ve dijital baskı hizmeti de veren bir yeri var Kerem'in. Özellikle bebe aile konusunda uzmanlaşmış.
Kerem'in dediklerini harfiyen uyduk. Ancak o neler istedi, neler yaptık bu da ayrı bir yazı konusu...

 

HAK EDİLMİŞ BİR ÖDÜL

ANTALYA Kültür Sanat Vakfı'nın 2. Televizyon Ödülleri, geçen hafta Mardan Palas'ta sahiplerini buldu. TRT'nin en iyi dizilerinden biri olarak kabul edilen "Elde Var Hayat" en iyi gençlik dizisi ödülüne layık görüldü. Genelde ödüller üzerine konuşmayı sevmem. Sonuçta her işin bir emeği vardır, ekip çalışmalarının tümü bence ödül hak eder ancak bunu söylemem gerek: TRT1 ekranlarında gösterilen Emre Altuğ ve Hande Subaşı'nın başrolde olduğu "Elde Var Hayat" gençlere örnek bir dizi. Onlara hayatı anlatırken anne ve babaları da örnek olarak aile bütünlüğünün önemini, eğitimin, sevmenin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Diziler aldatan aldatılan, tecavüze uğrayan kadın hikâyeleriyle dolu. Gencecik kızlara kürtaj, cinsellik öğreten yayınların yanında bu tarz bir dizinin ödüle layık görülmesi çok önemli. BSKyapımı ve tüm ekibi tebrik ediyorum...

 

Mutlaka SARILIN anneler!

PROF. Dr. Sabiha Paktuna Keskin diyor ki, "Özellikle 2 yaşına kadar bebeğinize olabildiğince, her fırsatta, koşulsuzca sarılın. Annenin bebeğiyle temas etmesi hayata başlangıçta en önemli unsur. Güven verir ve duygusal bağı güçlendirir. Anne kokusu ise dünyanın en güzel, en özel, en iyileştirici kokusudur...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!