Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Başıma geldiğinde anlamamıştım. Ergendim. Dünyaya isyan etmekle öyle meşguldüm, sebep sonuç ilişkilerinden öyle bihaberdim ki... Şaka gibi gelmişti ilk başta. Gözümü açtığımda kaybolacak kâbus gibi gelmişti... Açtım gözümü. Yüzüme sular çarptım. Koluma çimdik attım. Değişmedi.
Kırıldı çocukluğum.
Sonra kızdım. Herkese. Her şeye. En çok da ona. Beni bırakıp gittiği için ona çok kızdım. Ne hakkı vardı. Hep yanımda olacaktı hani? Sabahları her kalktığımda onunla konuşacaktım ilk önce; "Bugün ne giysem?" diye deneyip deneyip gösterecektim. Daha çok deniz kıyıları vardı görmediğimiz; daha çok tiyatro oyunları... Kavgalar edecektik hani; sonunda barışacağımızdan emin olduğumuz. Sarmaş dolaş seyredeceğimiz filmler vardı... Her sene mart ayında balkona serip gazete kağıtlarını, çiçeklerimizin topraklarını havalandıracak, saksılarını değiştirecektik...
Onun sevdiği adamı severek başlamıştım hayata... Sonra başka adamları da sevecektim. Kimileri hak edecekti bu sevgiyi kimileri etmeyecekti. O bilecekti hep. Hangisi bana göredir, hangisi değildir, ilk gördüğü anda sezecekti... Ayrılık acısı içimi kavurduğunda onun kucağına koyacaktım başımı; saçımı okşayacaktı. "Aşk güzeldir" diyecekti. "Ayrılık da sevdaya dahildir" diyecekti... Avutacaktı beni. Dudağının kenarında mahzun bir gülüş olacaktı. Onun kollarında büyüyecektim. Alışacaktım hayata, aşka, acıya...
Çay içecektik güneşli öğleden sonralarında. Hayallerimi kurup kurup eline verecektim; o da süsleyecekti dualarıyla... Benden daha çok isteyecekti güzel bir hayatım olmasını... Oğlum olacağını öğrendiğimde ona koşacaktım ilk. İlk onun kucağına verecektim önce ben kokladıktan sonra...
Gitmeseydi.
Şimdi aklımda kalan, sarıya yakın yeşil gözlerde daha sonra kimsede göremediğim bir bakış. Yumuşak teniyle hayal meyal bir dokunuş, bir kelimeyi söylerken sesinin tonu, yüzünü aydınlatan içten bir gülüş ve sonrasında bir türlü dolmak bilmeyen koca bir boşluk...
Annesiz geçen 16. Anneler Günü'm bu benim. Oğlumla geçecek ilk Anneler Günü'm.
Doğum günlerini sevmem, bayramlardan kaçarım, yılbaşından korkarım fena halde... Anneler Günü'nde ise yapayalnız hisseder(d)im kendimi... Şimdi oğlum var. Keşke annem görebilseydi onu.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!