Son Dakika
14.05.2018 - 03:33 | Güncelleme:

Doların sorunu seçim değil. Komşunun, dünyanın, cari açığın da etkisi var

 

Seçim gelip geçer, Londra’daki para sahipleri temel gelişmelere göre davranır. Bu toz duman içinde değişmekte olan küresel eğilimleri, jeopolitik riskleri ve yükselmekte olan cari açığı gözden kaçırmayalım 

Irak, Suriye, İran, AB, ABD hepsi bizim için jeopolitik risk. Hele ki İran- ABD ilişkilerinin yeniden gerilmesi petrol fiyatlarının son 4 yılın en yükseğine çıkması demek. FED ise küresel faizleri yukarı çeken ve doları değerlendirerek sermaye akışlarını zayıflatan, dış kaynak maliyetini yükselterek işimizi zorlaştıran kurum. Yurtiçinde ise seçime 40 gün kaldı.

- Siyasetin, ekonominin ve piyasaların tansiyonu yüksek, bunun yanında ekonomide enflasyon, cari açık, faizler ve kur da yüksekten uçuyor.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan kurdaki tansiyonu düşürmek için ekonomi yönetimini topladı. Finansal piyasalara müdahale ettiği iddiasıyla sık sık “dış güçler” diye eleştirilen uluslararası finans çevrelerinin yoğunlaştığı Londra’ya hafta sonu ziyareti ise önceden planlanmıştı. Bu ziyaretin öncesinde ekonomi değerlendirme toplantısında “Açık piyasa ekonomisi kurallarına sıkı sıkıya sahip çıkılacaktır” açıklamasının yapılması, bir yerde iki taraf arasında ateşkes gibiydi.

- Ancak nedense bu ateşkes bir gün sürdü ve cuma günü öğleden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan faiz söylemine kaldığı yerden devam etti. Piyasalar da kaldığı yerden hızla kötüleşmeye doğru döndü. En somut biçimde dolar 4.37’den 4.24’e düşmüşken haftayı 4.32’den kapadı. Londra’da uluslararası finans çevrelerine ne söylendiğini, ikna edilip edilmediklerini herhalde bugün piyasaların seyriyle de, yapılan açıklamalarla da öğrenebileceğiz.

- Küresel sisteme açık ekonomilerde ülke bazlı söylem, eylem ve gelişmelerin etkisi sınırlıdır. Kalıcı ve uzun vadeli olan küresel eğilimlerdir. Türkiye’de seçim öncesi finansal eğilimlerin seçim sonrası değişmediğini ve sürdüğünü görüyoruz. Muhtemeldir ki, bu seçimde de böyle olacak.

- Faizlerin ve dövizin yükseliyor, borsanın ve varlık fiyatlarının düşüyor olması, bu dönemin koşullarındandır ve bu seçimin şansızlığıdır. Böylesi bir toz duman ve gürültü arasında ana eğilimleri gözden kaçırmamakta büyük fayda vardır. Ana eğilimler için de önce küresel finansal eğilimleri ve çevremizdeki jepolitik riskleri, sonra da yurtiçi gelişmeleri izlemeliyiz.

- Bitişikte TL’nin değeri ve Hazine gösterge faizinin seyri yer alıyor. Uzun vadeli eğilimleri ve büyük kırılmaları dış gelişmeler yaratıyor. TL’nin kalıcı değer kaybında ve kırılmasında küresel kriz dönüm noktasıdır. 2003’ten itibaren değerlenmeye başlaması da aynıdır. Küresel krize kadar 5 yılda TL yüzde 54 değerlendi. Ağustos 2008’den başlayarak geçen son 10 yılda ise yüzde 73 değer kaybetti. 2013 sonrasındaki kayıp ise yüzde 59.5’u buldu. 15 yıllık kayıp da yüzde 59.9 ile aynı düzeyde. Yani TL asıl değer kaybını son 5 yılda yaşadı. Zaten grafikte 2003 ile 2013’te TL’nin değerinin 56.4 ve 57.2 sent olduğu görülüyor.

 

 

- Gösterge hazine tahvil faizi de 2003’ten 2013’e 10 yıl boyunca geriledi, yüzde 62’den 4.79’a indi. Düşüş oranı yüzde 92. Mayıs 2013’ten itibaren 5 yılın sonunda yüzde 16.14’e çıktı ve iki kattan fazla arttı. Bugünkü yükselmiş düzeyi bile, 15 yıl önceki düzeyinin dörtte biri kadar.

- Küresel krizden çıkış için faizlerin dünyada düşürülmesi Türkiye’nin şansıydı ve bu nedenle faizlerin düşüşü 2013’e kadar uzadı. Ancak aynı tarihte FED’in parasal genişlemeden çıkış adımı bütün piyasalarda ve bütün gelişmekte olan ülkelerde kırılma başlattı.

- Türkiye cari açığını düşürmeyi başarabilirse kur artışlarını dizginler, enflasyonunu düşürür ve faizlerin üzerindeki baskıyı da azaltır. Ancak yetmez, Türkiye’ye özgü jeopolitik risklerin de azalması gerekir. Canımızı yakan ve Türkiye’yi dünyadan negatif ayrıştıran, dış koşulların aleyhimize dönmeye başlaması yanında jeopolitik risklerin ve cari açığın artışıdır.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 14 Mayıs 2018 Pazartesi 13:44
    İktisadi ve İdari Bilimlerden mezun Sayın Cumhurbaşkanı konuşmazsa olmuyor! Sayın Ali Babacan olsaydı siyaseten getirilen paketler açılabilir miydi?Disiplini sağlayacak otorite her şeye rağmen dik durabilirse mali disiplin olur, başka türlü olmaz.O da gerekirse kendini feda etmek ile gerçekleşir.
Kalan karakter : 2000