Dün büyümeye dair üç veri birden açıklandı. Biri yılın üçüncü çeyreğine ait GSYH, diğeri imalat sanayi Satınalma Endeksi PMI ve üçüncüsü de kasım ayına ait ithalat ve ihracat rakamlarıydı.

BU KEZ DARALMA 3 ÇEYREKLE SINIRLI 

-Milli gelir verileri ekonominin üç çeyreklik daralmasını durdurduğunu ve 3. Çeyrekte yeniden büyümeye döndüğünü gösteriyor. Büyüme oranı yüzde 0.9 ile çok ılımlı düzeyde.

-Son çeyrek itibariyle daha güçlü bir büyüme  bunu izleyeceğinden, daralma dönemini bitmiş olacak. Dolayısıyla de 2001 ve 2008 krizlerinde dört çeyreklik daralma bu kez üç çeyrekle son buldu.  Bir çeyrek daha kısa sürdü ve oran olarak da daha ılımlı bir gerileme gösterdi.

-Yılın son çeyreğindeki büyümenin, baz etkisinin de katkısıyla yüzde 5’e yaklaşacağını tahmin ediyoruz. Geçen yılın son çeyreğinde ekonomi yüzde 2.8 küçülmüştü.

-Son çeyreğin de etkisiyle 2019 yılının tamamını pozitif büyümeyle kapatmak mümkün. Programda da ise son tahmin yüzde yarım büyümenin olacağı yönünde.

YURTİÇİ TALEP CANLANIYOR

-İmalat sanayi Satınalma Endeksi de 49.5 olarak açıklandı. Büyümeye işaret etmiyor ama büyüme eğişi olarak kabul edilen 50 değerinin de hemen altında. Yani kasım ayında sanayi üretimi bir yükselme yok, yatay bir gidiş söz konusu.

-Yine kasım ayına ait Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerinde ithalatın artmakta olduğunu gördük. Dördüncü aydır ki ithalat büyüyor. Kasımdaki büyümesi yüzde 11.44 düzeyinde.

-İthalatın içinde elbette ağırlıklı ara malları yer alıyor, ancak yatırım malları ithalatı da artmaya başladı. Bu ise iyi bir gelişme.

-Tüketim malları ithalatının yüzde 23.5 düzeyinde artması yurtiçi talep artışıyla birlikte ele alındığında tüketimin canlanmakta olduğuna işaret. Sanayi faaliyetlerdeki yatay gidişe işaret eden PMI verisine rağmen ithalattaki artış yurtiçi talep artışının sürdüğüne işaret ediyor.

YURTDIŞI TALEP İSE DURAĞAN

-Buna karşılık yurtdışı talebin arttığını söylemek güç. Çünkü ihracat kasım ayında yüzde 1.1 azaldı. Ekim ayında da ihracat yüzde 0.1 düzeyinde azalmıştı.  İkinci aydır ki küçük rakamlarla da olsa ihracat tutar olarak azalıyor.

-Buna hemen ihracatın azalması denilmeyebilir ama artışın durduğunun da bir göstergesi. Asıl sorun en büyük ihracat pazarımız olan Avrupa ekonomilerindeki durgunluk. Nitekim bu pazarın toplam içindeki payı 3 puana yakın kayıpla yüzde 48’e indi.

-Avrupa’nın etkisiyle ihracatın durmasına karşılık ithalattaki artışının başlaması dış ticaret açığını da yeniden büyütüyor. Ağustos ayında başlayan dış ticaret açığı 4. Ayını geride bıraktı ve kasımda 2 milyar dolara ulaştı. Büyüme beraberinde dış açığı da getiriyor.

BUNDAN SONRASINI NE BELİRLER?

-Yeniden büyümeye dönmek ve normalleşmek iyi. Ancak bunun sokakta hissedilmesi zamanla, büyümenin devamı gelirse ve istihdamı artırırsa olur.

-Büyümenin kompozisyonuna bakınca iç tüketimin öncülük ettiğini görüyoruz. -Burada iyi bir potansiyel ve alınabilecek bir hayli mesafe var. Yeni ekonomik büyüme iç talebin artırılması üzerinden pekala gerçekleştirilebilir. Tabi ki cari açık izin verdiği veya açığı finanse edebildiğimiz sürece.

-Yıllarca birikmiş talep ile hanehalkının düşük borçluluk oranının çakışması ve büyümeye öncülük etmesi, faizlerin daha da düşürülmesine bağlı.

-Faizlerin kalıcı biçimde düşürülmesi de enflasyon düşüşüne.

Bugün açıklanacak kasım enflasyonunun önemi de burada. 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938