Koronavirüsün salgın halinin ne zaman sona ereceği şu sıralar dünyanın cevabını aradığı en kritik soru. Tahminler yok değil ancak dünya döner ve virüsün ne yapacağı belli olmaz. Bu aşamaya gelineceği tahmin edilseydi ve bu tahmine  güvenilseydi herhalde yaşadıklarımızı yaşamazdık. Bazı hazırlıklar yapılır ve önlemler alınırdı.

-Umutların mevsim dönüşüne ve virüsün pik aşamasına yapmasına denk düştüğü için haziran ayında olduğunu işlemiştik.

-Pik noktası ülkeden ülkeye değişmekle birlikte 1.5-2 ay alabiliyor. Sönümlenmesi de öyle. Çin üç ayda virüsü yaşadı ve bitirdi. Her ülke ve devlet Çin gibi organize hareket edemeyebilir. Bu açıdan zamanı biraz daha uzatarak 4 ay gibi almak daha doğru olabilir.

-Çoğu ülkede mart ayında ortaya çıktığı için, pik noktasının nisan-mayıs gibi yaşanıp haziranın normalleşmeye dönüş ayı olabileceğini belirtmiştik.

15 NİSAN HAFTASINDA VİRÜSTE KIRILMA BAŞLAR MI?

-Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy dün Bloomberg HT’de Açıl Sezen’in sorularını yanıtlarken “Türkiye’de 15 Nisan haftasında kırılım yaşanmasını beklediğini” söyledi. Yani bir hafta 10 güne virüs Türkiye’de pik noktası yapacak.

-Devamında düşüş eğilimine girerek ters V çizecek ve azalacak. Bakan’ın beklentisi Ramazan Bayramı ile yerli turizmde ilk hareketlerin başlayacağı yönünde. Önce iç turizm hareketlenecek.

-Dış turizm ise Türkiye’nin yanında turist gelecek ülkenin de korona virüsten kurtulmasına bağlı. Çünkü karşılıklı olarak havayollarının seferlere açılması protokol yapılmasını gerektirecek. Bakan Ersoy bu konuda şunları söyledi:

“Hava trafiği mutabakatla açılacağı için düğmeye aynı anda basmamız gerekiyor. Her ülkenin kendi içindeki vaka sayısının sıfıra inmesi bizim ana hedefimiz. Bunu başaran, başarmak üzere olan her ülkeyle iletişimimizi sürdüreceğiz. Beraber mutabakatla karşılıklı olarak hava trafiğinin başlangıç tarihini belirleyip, operasyonu başlatacağız.”

-Dış turizmde öncelik virüsü kontrol altına alan Asya ülkelerinde olacak. Sonra Rusya ve Ortadoğu ve ardından Avrupa ülkelerine sıra gelecek.

4 AY VİRÜSLE SAVAŞ, 4 AY NORMALE DÖNÜŞ

-Ancak virüs geriletilmiş, evden çıkılmış, düzelme yoluna girilmiş olsa da, normalleşme belli bir zaman alacak. Turizm sektöründe de mayıs sonundaki Ramazan Bayramı ile başlayan canlanma dönemi kademeli dış turizme açılışlarla aylarca sürecek.

-Bakanın söyleminden 3-4 ayı bulacağı çıkarımını yaptım. 4 ay virüsle uğraşma ve ekonomiyi durdurma dönemi, 4 ay da normale dönüş dönemi olabilecek. En iyimser senaryoda bile durum bu.

-Tabi hayat ve iş kaldığımız yerden devam edecek mi, önemli bir soru. Çünkü ağır bir tabloyla karı karşıya kaldık. Sadece bir küresel sağlık krizi değil, sadece bir ekonomik kriz de değil ve nihayetinde sadece bir finansal kriz de değil. Üçü bir arada ve bütün dünyada yaşanıyor. 

NEDEN ZAMAN ALIR?

-Hazırlanan raporlara, ortaya konulan görüşlere göre, iş başı yapmak, hasar tespiti ile işe koyulmak, kim ayakta kaldı, kim gitti, müşteriler duruyor mu, tedarikçi işe devam ediyor mu bakmak ve nihayetinde üretmek, ürettiğini ticari zincire vermek, tahsilatını yapmak, kısaca kervanı yeniden yola koymak belli bir zaman işi.

-Finansman sağlamak başka bir uğraş gerektirebilir.

-Bazı tedarikçiler batmış olabilir, bazıları iş başı yapmamış olabilir. Ya da bütün tedarikçilerin Çin’de olmasını artık riskli bulup alternatif arayışlarına girenler de olabilir.

-Bu açıdan normal düzene geçmeye tek bir ülkenin veya bir ülke grubunun normalleşmesi de yetmeyebilir. Tedarikçi, hammadde sağlayanı eğer salgının devam ettiği ülkedeyse üretime yine başlanamaz.

-Hadi üretime başlandı, malın alıcısı olacak. Talep de öyle her üründe, her sektörde kaldığı yerden devam etmeyecek. Ya da birikmiş talep olacak, daralmış ve küçülmüş talep de karşılaşılacak. Sel gitse de kum kalacak.

SOSYAL MESAFE DEĞİŞİMİ

-Mesela kitlesel turizm herhalde kısa sürede bıraktığı yerden devam edemeyecek. Hangi turist binlerce km’den uçakla gelsin, tanımadığı birileriyle aynı mekanı paylaşsın, aynı açık büfeden yemek yesin.

- Yeniden işe başlarken yeni dönemin koşullarına uyum sağlamak da gerekecek. Hayatımıza artık bir sosyal mesafe diye bir kavram girdi. Yıllarca bizi bırakmaz. Hafızalardan kazınması, korkunun iyice yenilmesine ve zamana bağlı.

-Otobüs, tren, uçak gibi toplu ulaşım araçları, oteller, lokantalar, büyük konser salonlarında kitlesel yapılan sosyal ve sanatsal faaliyetler, çalışma ortamları ve eğitim gibi bir çok faaliyet yeniden düzenlenmek zorunda.

-Dip dibe ve sıkışık değil, daha geniş ve ferah ortamlar, kişi başına daha fazla mekan, metrekare, metreküp sağlanması gerekecek. Hijyen ön plana çıkacak.

-Bütün bunlar hizmetlerin ve ürünlerin daha maliyetli yapılması anlamına geliyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!