Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dün ABD borsaları yüzde 3’ün üzerinde değer kaybetti. Tün dünya borsalarının kaybı da MSCI endeksiyle yüzde 2.6’ya vardı. Bundan daha yüksek oranlı düşüş en son 21 Nisan’da yüzde 3.01 ile yaşandı.

Zaten o düşüş son büyük düşüş oldu. Piyasalar toparladı, hatta küresel salgın öncesi düzeyine çok yaklaştı. Dün keskin düşüşe girdi ama tepe noktasına vardıkları tarih 8 Haziran’dı. MSCI Tüm Dünya Endeksi bu tarihte ulaştığı 544 düzeyi ile 7 Şubat’ta ulaştığı rekor düzeyine yüzde 6.2 yaklaştı. 23 Mart’taki dip düzeyine göre yaptığı primi de yüzde 41.6’ya ulaştı. Dünya borsalarının ortalaması olarak 2.5 ayda yüzde 41.6 prim küresel kriz sonrası toparlanma döneminde dahi görülmedi.

SATIŞA İKİ GEREKÇE

-Dünkü sert satışa gerekçe olarak FED toplantısı ve ABD’de korona virüste ikinci dalganın başladığı korkusu gösterildi.

-Halbuki FED 2022’ye kadar faizi artırmayacağının işaretini verdi, güvercin bir duruş sergiledi. FED Başkanı Powell “Faiz artırmayı düşünmeyi düşünmedik bile” dedi.

-Aynı FED 29 Nisan’da bu kadar da güvercin değildi. Ancak 30 Nisan’da borsaların düşüşü sadece yüzde 0.7 ile sınırlı kaldı.

-İkinci dalga gerekçesine gelince. ABD’de sadece bir şehirde günlük vakalar rekor kırmış. Kaliforniya’da hastaneye yatanlarda da artış var. Siyahi Amerikalıların başlattığı gösterilerin artırıcı etkisi de dikkate alınınca virüs vakalarında artış beklenebilir.

-Ancak ABD henüz birinci dalgayı atlatamadı ki, ikincisi başlasın. Dolayısıyla olmakta olanlar ilk dalgaya dahil olur.

EKONOMİ BU KADAR ÖNEMLİ Mİ İDİ?

-Korona virüsü ABD kontrol altına alamazsa bundan elbette normalleşme adımları etkilenir. Ekonominin faaliyetlerin açılması yavaşlar. Normalleşme gecikir.

-Madem ekonomik gelişmelere böylesi yüksek bir duyarlılık var, o zaman ikinci Dünya Savaşı sonrasının en keskin ve en büyük resesyonu beklenirken, ekonomi dip yaparken borsada fiyatlar niye tavan yaptı ki?

-Satış için gerekçeler yeterince güçlü değil. Ama satışlar da yapılıyor. Sanki piyasalar mola istiyor gibi. Durup dinlenmek, hazmetmek, yaz aylarını geçirmek, sonbahardaki yol ayrımına göre de yeni pozisyonlara girmek isteyebilirler.

SONBAHARDA NE VAR?

-FED’in toplantısından ardından konuşan Başkan Jerome Powell’ın bir cümlesi önümüzdeki dönem için yol göstericiydi: “Büyük Depresyon ile karşılaştırmayı pek çok açıdan doğru bulmuyoruz. Gerçek hikaye önümüzdeki bir kaç ayda belli olacaktır. Ancak zaman içinde tam bir toparlanma bekliyoruz.”

- Powell’ın belirttiği bir kaç ay sonrası dönem sonbahar. Yaz tatilinin biteceği, okulların başlayacağı, soğuklarla birlikte gribin de artacağı sonbaharda korona virüs de atak yapabilir.

İKİ SENARYODAN HANGİSİ?

-Eğer atak yapamayacaksa hayatımızdan çıkıp gitti veya gidiyor demektir. Bu durumda ikinci dalga yaşanmayacak, ekonomideki toparlanma ve normale dönüş sürecek. Dünyanın küresel salgını en kestirme yoldan atlatacağı senaryo bu.

-İkinci dalganın yaşanmayacağı senaryoda IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi uluslararası kurumların yaptıkları tahminler doğrultusunda 2021’de ekonomiler toparlanabilir, 2022’de normale dönülebilir.

-Gerçekleşme buna yakın olacaksa Powell’ın belirttiği gibi, yaşananları büyük depresyonla karşılaştırmak abartılı kaçabilir.

-İkinci dalga gelirse durum değişir. OECD’nin tahmin ettiği gibi, bu senaryoda 2020’de resesyon derinleşir ve gelecek yıla da sarkar. 2021 büyümesi törpülenir ve toparlanma 2022’ye sarkabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00