Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Finansal piyasalar açısından kritik bir haftaya giriyoruz. TL karşısında döviz kurunun geçen haftadan gelen tırmanışının ve cuma günü kar satışlarıyla kesilen altın rallisinin sürüp sürmeyeceği bu hafta belli olacak.

Hemen belirtelim ki, kur artışı Türkiye’ye özgü gelişmelerden kaynaklanıyor.

Eğer kuru kontrol altına alabilirsek çok önemli bir sorunu savuşturmuş olacağız. Alamazsak da gelecek haftalarda daha büyük önlemleri ve bedel ödemeyi göze alacağız. Dövizde işimiz zor.

Altın fiyatları ise küresel gelişmelerden etkileniyor. Altının ana fiyatı dünyada ve dolar bazında belirleniyor. Türkiye’de ise sadece dolar/TL’nin değişimi ölçüsünde etkileniyor.

ALTINDA İŞİMİZ KOLAY

-Bu nedenle altında işimiz kolay. Önlem almak durumunda değiliz. Sadece fiyat hareketlerinin sonucu bize yansıyacak. Yurtiçi yerleşiklerin elinde 3 bin tondan fazla altın olduğunu Merkez Bankası hesapladı.

-Son dönemde Merkez Bankası da hane halkı da altına yatırımını artırdı. Rezervi arasında altının payını en çok artıran merkez bankası TCMB. Türkiye resmi altın rezervi açısından OECD ülkeleri arasında 12. sıraya çıktı.

-Fiyatlardaki yükseliş de Merkez Bankası rezervini şişiriyor. Temmuz ayının son haftasında fiyat yükselişinden kaynaklı rezerv artışı 1.5 milyar dolara ve altın rezervi 43.7 milyar dolara çıktı.

EN GÖZDE MEVDUAT ALTIN MEVDUATI

-Aynı şekilde yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden depo hesapları 2.2 milyar dolar artışla 28.2 milyar dolara yükseldi. Artış altın hesaplarının büyümesi yanında fiyat kaynaklı da.

-Bu yılın başında 13.5 milyar dolar olan altın hesapları 7 ayda yüzde 109 artışla 28.2 milyar dolara yükseldi. Bunda yüzde 33 düzeyinde artan ons fiyatı yanında hesaplardaki gerçek artışın da payı var. Zaten yılın 7 ayında ithal edilen altın tutarının yüzde 85 artışla 11.8 milyar dolara yükselmesi bunu doğruluyor.

-Altın sahipliğinin yüksek oluşundan dolayı fiyatların artması Türkiye’ye yarıyor.

-Son iki haftada yaklaşık 10 milyar dolar artan döviz hesaplarında da altın mevduatının ve fiyatlardaki artışın belli bir payı var.

2 YILDA 62 MİLYAR DOLAR ARTIŞ

-Yurtiçi yerleşiklere ait döviz hesapları Temmuz sonunda 213 milyar dolara vardı. Son iki haftadaki artışın yüksek olmasında hem dolar hem de altındaki artışın belli bir payı var. Ancak artışın büyük kısmı gerçek hesap artışlarından geliyor.

-Döviz hesaplarındaki artış ikinci yılına yaklaşıyor. Tam 23 ay önce 7 Eylül 2018’de 150.9 milyar dolardan başlayan yükseliş, 2019’da kısa süreli düşüşler yaşasa da devam etti. Geçen yılın ilk yarısında siyasi belirsizlikler ve ABD ile ilişkilerin gerilmesi, ikinci yarısında ise TL faizlerindeki sert gerileme dövize yönelimi besledi. Bu yıl da pandemi döviz hesaplarının artışını destekledi.

-Sonuçta 2 yıla yakın zamanda döviz hesapları 62 milyar dolar arttı. Mutlak rakam olarak şimdiye kadarki en yüksek artış. Bundan önce Mayıs 2014’te sona eren ve 54 ay süren dönemde hesaplar 53.6 milyar dolar artmıştı.

27 TEMMUZ SONRASI BOZULMA

-Döviz hesaplarındaki tırmanma da, döviz kurlarındaki artış da, borsadaki gerileme de aynı tarihlere denk geliyor. Ne olduysa 27 Temmuz’la başladı. Borsanın MSCI endeksiyle gerilemesi yüzde 16.4’e vardı.

-27 Temmuz’da dolar 6.8625’ten 7 Ağustos’ta 7.3755’e kadar çıktı. Euro da 7.9825’ten 8.7264’e kadar yükseldi. Yarım euro ve yarım dolardan oluşan döviz sepeti ise aynı tarihlerde 7.42’den 8.05’e çıktı ve iki haftada yüzde 8.6 arttı. Küçük çaplı bir devalüasyon oldu, TL yüzde 7.9 değer yitirdi.

-Cuma günü itibariyle yapılan açıklamalar kurun artışından rahatsızlık duyulduğunu, TL likiditesi ve bankaları fonlama faizi yoluyla önlem alınacağına işaret ediyor. Nitekim faiz oranları yüzde 10’un üzerine çekilmeye başlandı.

-Bunun Cuma günkü fiyatlar üzerinde belli bir etkisi de oldu. Ama kalıcılık sağlayacak ölçüde bir önlem değil. Pazar akşamı itibariyle yeni bir önlem açıklaması yoktu. Bu açıdan haftanın ilk günündeki fiyatlamalar bekleniyor da olabilir. Kurlar sakin seyrederse sorun yok ama yükseldikçe yeni açıklama ve önlemler de gelebilir.

BORSALAR İÇİN YENİ HİKAYE ZOR

-Pandemiyle yaratılan küresel likidite ve faizlerin tarihi düşük düzeylerinden sonra borsalar gözdeydi. Gelecekteki mükemmel gelişmeler satın alındı. Ancak borsalardaki çıkışın haziran ortasından beri ivme kaybettiğini görüyoruz.

-Artık yeni hikaye yazılmakta zorlanılıyor. Kar ise kar, büyüme ise büyüme, fazlasıyla fiyatlandı. Satın alınan beklentiyle gerçekleşme pek uyuşmuyor. Sonbahar yaklaşırken pandemide istenen kontrol ve iyileşme sağlanamadı. Bu durumda sonbahar veya kış mevsiminde pandeminin ikinci dalga olasılığı yükseldi.

-Ekonomik beklentilerin bozulması, canlanma ve toparlanma sürecinin uzamasıyla bazı şirketlerin nefesi tükenebilir. Nitekim alacak tahsili yapan şirketler iflaslarda patlama yaşanmasını bekliyor. Borsaların bir süredir ivme kaybetmesinin nedenlerinden biri de bu olabilir.

KÜRESEL CANLILIK ALTINA KAYDI

-Üstelik gündemde ABD seçimi ile ABD-Çin gerilimi de bulunuyor. ABD piyasaları ve dolayısıyla küresel piyasalar başkanlık seçimlerini henüz fiyatlamadı. Ya da başkanın değişmeyeceğine inanılıyor.

-İşte bütün bu nedenlerden dolayı küresel piyasalardaki canlılığın temmuz ortası gibi altına doğru kaydığı, yeni bir alan olarak paranın altına yönelmeye başladığı görülüyor. Bunun için borsada kar realizasyonu yapmaya da gerek yok. Çünkü para bol. Altında yaşanan kuvvetli rallinin nedeni bu olsa gerek.

-Dahası altın fiyatlarının ekonomilerin performansıyla pek ilgisi yok. Aşırı spekülasyon var ve altın üzerine birden çok hikaye yazmak kolay.

DEVAM MI TAMAM MI?

-Bu nedenlerle altında kar satışları kısa sürüyor. Fiyatlar düşse bile orada fazla kalamıyor ve düşen fiyatlardan yeni alımlar geliyor. Portföy yönetim amaçlı talep yanında fiziki teslimli talep de söz konusu.

-Hızlı fiyat artışlarının ardından Cuma günü nihayet kar realizasyonu gerçekleşti. Bu aşamada tamam mı devam mı, sorusu önem kazanıyor. Bizce küresel piyasalar iyi bir oyuncak ele geçirdi. Konjonktüre de çok uygun. Kullanım süresine daha var. Altının pabucunu hemen dama atmayacaklardır.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • beydede 29 gün önce amerikan seçimlerinden sonra altının ateşi sönmeye başlayacaktır çünkü amerika bazı ülkelere,buna türkiye de dahil,ambargo uygulayacaktır,ayrıca çin-abd gerginliği kimbilir azalırsa ve korona aşısı net bulunursa altının ateşi birden düşer...
    CEVAPLA
0:00 / 0:00