Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Yılın son çeyreğine yüksekten dalış yaptığımızı doğrulayan bir veri daha açıklandı. Otomobil ve hafif ticari araç satışları ekim ayında yüzde 49 artarak 94.733’e çıktı. 10 aylık toplam satışlar da 588.354 oldu. Son iki ayın rakamlarıyla birlikte yılık satışlar 800 bin adede yaklaşılabilir. Bu da 10 yıllık ortalamanın tutturulması ve 2017’den sonraki en yüksek satış demek.

OTOMOBİL PANDEMİYLE UÇTU

-Pandeminin yaşandığı ve ekonomik büyümenin olmadığı bir yılda otomobil satışlarında son 10 yılın ortalamasını tutturmak önemli.

-Ancak otomobil ve hafif ticari araç satışlardaki canlılık sadece bu sektörle sınırlı olmadığı gibi, ekonominin geneline yayılan bir canlılık da değil.

-İçinden geçmekte olduğumuz salgın toplu taşımayı riskli hale getirirken, bireysel ulaşımı ön plana çıkardı ve otomobil talebini müthiş bir şekilde artırdı.

-Ekonomik gücü yetenler otomobil almaya yöneldi. Hatta tedarik mümkün olabilseydi satış rakamları çok daha yükseğe çıkabilirdi.

-Otomotivdeki bu canlılık birçok alt sektörü besliyor.

POZİTİF BÜYÜMEYE DOĞRU

-Zaten önceki gün açıklanan ekim ayı İmalat Sanayi Satınalma Endeksi 53.9 ile eşik değerin üzerinde çıkarak güçlü büyümeye işaret etti.

-Dahası böyle bir gerçekleşme, döviz kurlarının ciddi sıçrama yaptığı, faizlerin en azından 5 puan arttığı bir dönemin sonunda oluyor. Son çeyrekte kayda değer bir büyüme demek, yılın bütününde rakamı pozitife taşıyabilir.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu verileri dayanak yaparak dün 2020 büyümesi hakkında şunları söyledi:"Hızlı toparlanma sürecine giren ekonomimizin bu eğilimi 4. çeyrekte de sürdüreceğine, yılı pozitif büyümeyle tamamlayacağımıza inanıyorum."

CARİ AÇIĞA VE ENFLASYONA YAN ETKİ

-Büyüme iyi de, yan etkisi çıkıyor ortaya. İthalat gereğini artırdığından dolayı cari açık büyüyor ve döviz ihtiyacını artırıyor. Son dönemde kurlardaki artışın nedenlerinden biri de bu.

-Daha da önemlisi enflasyonu yükseltmesi. Cari açığa yol açarak kurları yükseltirken, aynı zamanda döviz kanalıyla enflasyonu artırıyor. Dün açıklanan ekim ayı enflasyon rakamlarında kurun yaygın etkisi gördük. Hem üretici fiyatlarında hem de tarım ürünlerinde.

-Üretici ve tüketici tarafında enflasyonu aşağı çeken tek kalem giyim eşyası oldu. Bu da pandemi kaynaklı bir gelişme. Turist yok, sosyalleşmek yok, giyim kuşam ihtiyacı düşük, taleple birlikte fiyat düşük kalıyor.

MEYVE-SEBZEDE % 7.5 ARTIŞ

-Gıda talebinde büyüme yok. Ama tüketimi zorunlu ve bu nedenle maliyet artışları kolay yansıtılabiliyor ve bunun yanında spekülatif artışlar da var. Gıda da bir aylık fiyat artışı yüzde 3.03, 10 ayda yüzde 12.94 ve son bir yılda da yüzde 16.51 ile genel enflasyonun üzerinde seyretti.

-Gıda fiyatları içinde en yüksek artış yapan kalem de yüzde 7.5 aylık artışla taze meyve ve sebze. Bunun yanında yıllık bazda mercimek yüzde 59, kuru fasulye yüzde 41, ayçiçek yağı yüzde 34, margarin yüzde 36 gibi yüksek oranda arttı.

-Kendi kendimize yeterlilik oranı az olan bu ürünlerde ithalat yapıyoruz. Dolar kurunun ortalama bazda bu yılın 10 ayındaki artışı ise yüzde 20’yi geçti. Kur, fiyatlardaki alt tabanı belirliyor. Sonucu ise enflasyonun yükselen düzeyinde görüyoruz.

BAZ ETKİSİ TERSİNE DÖNECEK

-Ekim ayı ile birlikte aslında yüksek baz etkisindeki ayları da geride bıraktık. Enflasyonu düşürmede 4 aylık fırsat penceresi böylece kapandı.

-Bundan sonra daha düşük enflasyonlar üzerinden hesaplama yapılacak. Kasımda yüzde 0.38 ve aralıkta yüzde 0.74 enflasyon bazımız var. Bu rakamların üzerindeki gerçekleşmeler yıllık enflasyonu daha yukarı taşıyacak ve yüzde 12’nin üzerine atacak.

-Düşük baz etkisi gelecek yılın ilk yarısında da sürecek ve işimizi zorlaştıracak. Ancak yılın ikinci yarısında yeniden böyle bir fırsat ayağımıza gelecek. Özetle çift haneli enflasyon rakamlarıyla yolculuğumuz bir süre devam edecek.

FIRSAT BULDUKÇA GEÇİŞKENLİK

-Baz etkisinin tersine dönmesi yanında kur artışlarının enflasyonu yükseltici etkisi de sürebilir. Kur geçişkenliğinin biraz yükseldiğini ve yüzde 20’lerde seyrettiğini biliyoruz.

-Zaten üretici fiyatları yüzde 18.20 ile tüketici fiyatlarının yaklaşık yüzde 50 üzerinde seyrediyor. Üretici fiyat artışlarının temelinde ise döviz kurundaki artış yatıyor.

-Eğer önümüzdeki dönemde canlı seyreden sektör ve ürünler olacaksa üretici fiyatlarından perakende fiyatlara geçişlerin önü açılabilir. Bu da tüketici fiyatlarının daha yukarılara çekici etki yapar.

-Kısaca negatif faiz ve kredi patlamasıyla büyümede işimizi kolaylaştırdık ama enflasyonda da zorlaştırdık. Ne kadar yüksek büyüme o kadar enflasyon.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00