Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Amerika seçimleri bir gün sonra netleşmeye başladı.1900 yılından sonraki en yüksek katılımlı seçim olması Amerikalar için önemini ortaya koyuyor. İki aday arasında seçim defalarca gidip geldi. Son virajda sonucun Trump’ın lehine dönmesi ihtimali de azaldı, öne geçen Biden’ın resmi zaferini ilan etmesine az kaldı. Biden’ın ülke genelindeki oy oranı yüksek ve yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor. Trump’ın oy sayımlarına itirazları var ama itirazların güçlü bir dayanağı yok.

Resmi seçim sonucunun ilanı zaman alsa da, artık sonuç değişmez. Köy göründü, yol kısa.

KAOS ORTAMI OLUŞMADI

-Sayımın uzamasına ve itirazlara karşı seçim sonrası beklenen kaos ortamı oluşmadı. Sokak hareketleri ve çatışmaları olmadı.

-Bundan sonra olması daha zor. Hem sonucun taraflarca giderek kabullenilmesinden, hem de çatışmayı başlatmaya aday tarafın kaybettiği anlaşıldığından.

-Seçimde hile yapıldığına ilişkin somut bir gelişme yoksa herkes kazanan siyasetçinin yanında olur. Yenilen tarafın olayları başlatmasının haklı bir gerekçesi yok ve sonuçta olay çıkartan tarafın fatura ödeme olasılığı yüksek.

PİYASALAR NEYİ FİYATLIYOR?

-Korkulan kaos ortamı yaşanmadığından dolayı finansal piyasalar da yeni başkanı kutlamaya başladı. Normalde Trump’ın gelişini de kutlardı. Çünkü piyasalar için önemli olan bir büyük belirsizliğin geride kalması ve icraat döneminin başlamasıydı.

-ABD seçimlerinde piyasaların tek kaybı ancak seçim sonrasında kaos yaşanması durumunda olurdu. Yoksa Trump ile Biden’ın piyasalar için farkı “iyi ile daha iyi arasında bir seçim”di. Şimdi Biden’ın başkanlığı ile piyasalar için daha iyi seçenek ortaya çıktı.

-Yeni başkan piyasalar için yeni bir rüzgar estirmek, yeni bir dalga yakalamak fırsatı demek. Fırsatın iyi kullanılıp kullanılmayacağı daha sonranın işi. Sonuca bakılıp görülecek. Performans iyi değilse o zaman da satışa geçilir, olur biter. Ama önce satın alma aşaması var. Yeni başkana, yeni döneme ve yeni icraatlara kredi açılması söz konusu.

-İşte dünden itibaren Amerikan piyasalarından başlayarak küresel piyasalar yeni dönemi, yeni başkanı, yeni icraatları satın alıyor, bunun kutlamasını yapıyor. Korku endeksi VIX geriledi. S&P 500 Endeksi yüzde 3, Nasdaq Endeksi yüzde 4 arttı. Tüm dünya borsalarının primi de MSCI endeksiyle yüzde 2.5 oldu.

TÜRKİYE’DE SATIŞ DALGASI NİYE ZOR?

-Türkiye borsası başkanlığın bir o tarafa bir bu tarafa gidip geldiği günde yüzde 1.5 prim yaparken, döviz kurundaki seçim öncesi tırmanış durdu. Üstelik aynı gün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Ak Parti milletvekilleri ile basına kapalı yaptığı bir toplantıda “dövize müdahale edilmeyecek” dediğinin aktarılmasına karşılık.

-Belki kazananın Türkiye piyasalarının açık olduğu saatlerde netleşmemiş kaynaklanıyor olabilir. Çünkü Biden’ın ABD başkanı olmasının Türkiye varlıklarına satış getireceğine yönelik beklentiler yaygındı. Ancak bu satışların kısmen seçim öncesi yapıldığını belirtmek gerekiyor. Çünkü anketler Biden’ın kazanacağını söylüyordu.

-Bu nedenle Türkiye piyasalarında yaygın bir satış olacağını tahmin etmiyorum. Hem seçim öncesi fiyatlanmış, hem Türkiye varlıklarının fazlaca satılmış, hem de TL’nin aşırı değer kaybetmiş olmasından Biden’ın kazanmasıyla yeni bir satış dalgasını zor görüyoruz.

BİDEN İLE DE ÇALIŞILIR

-Yalnız seçim döneminin geride kalmasıyla birlikte işlere yeniden başlandığında, Türkiye’ye bazı yaptırımların gündeme gelmesi beklenir. S400’lerin alınıp Sinop’a yerleştirilmesi ve test edilmesinden dolayı CAATSA yaptırımları artık başkanın önüne gelir. 12 maddenin içinden 5’ini seçmek Başkan’a ait. İşte Biden’ın farkı burada ortaya çıkabilir. Yaptırım maddelerin seçiminin Türkiye ile diyalog kurularak yapılacağını tahmin ederim. Biden Türkiye’yi kaybetmek istemez. Nihayetinde siyasetçilerin muhalefet yaparken başka, iktidara geldikten sonra sorumluluk dahilinde davrandıklarını biliyoruz.

-Kaldı ki, Biden uzun siyasi geçmişinde Türkiye’yi en iyi tanıyan siyasetçi. 2014 ve 2016 yıllarında iki kez Türkiye’den özür dilediği de var.

-Türkiye için seçimden çıkabilecek pozitif gelişme ise nihai onaylayıcı kurum durumundaki Senato’nun kıl payı ile de olsa Cumhuriyetçiler’in kontrolünde kalıyor olması. Bu durum Türkiye’ye Demokratlar’ın icraatlarına karşı en azından belli hareket alanı bırakır. Başkan Biden’ı da icraat ve kararlarında uzlaşmaya zorlar. İktidardaki Demokratları törpüleyici etki gösterir.

-Sonuçta Biden döneminde Türkiye-Amerika ilişkileri beklendiği gibi kötü gitmeyebilir. Türkiye Biden ile de diyalog kurabilir ve çalışabilir. Bunun için Türkiye’nin de çaba göstereceğini ve diplomasiyi sonuna kadar zorlayacağını varsayıyorum. NATO’nun yeniden önemli hale getirilmesinin Türkiye’nin önemini de artıracağını hesaba katıyorum.

ABD SEÇİMLERİ NEYE YOL AÇABİLİR?

-Trump yönetimiyle hakim bir dünya devleti olmaktan çıkmak üzere olan ABD, Biden ile yeniden geri dönebilir. Yarışı önde götüren Jeo Biden’ın yarım asra yakın devlet tecrübesi ve hafızası ABD’yi ayağa kaldırabilir ve uluslararası lider rolüne yeniden geri döndürebilir. ABD devlet gibi yönetilmeye başlanabilir ve dünyanın ağabeyi rolünü yeniden üstlenebilir.

-Trump’ın gitmesiyle dünyadaki benzer liderlerin ülke yönetimlerine gelmesinin yolu da kapanmaya başlayabilir. Yerleşik düzene tepkisel, popülist, korumacı, içe kapanmacı ama ölçüsüz, kuralsız, keyfi yönetimlerin yaygınlaşması durabilir. Bunun en büyük örneği Trump’tı. Bu yönetim tarzı pandemiye tosladı ve dağıldı. ABD ile başlayan alan kaybı devam ederse bu dünyanın geleceği ve küreselleşme için de iyi olabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00