Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Küresel piyasalar dünya ekonomisinin Büyük Buhran sonrası en sert daraldığı koronavirüs dönemini, kısa sürede V tipi toparlanma umuduyla ucuz atlattı. Salgın öncesinde rekor düzeylerindeyken, derin bir satışın ve sert bir düşüşün ardından finansal piyasalar, merkez bankalarının ve hükümetlerin tarihte görülmemiş büyüklükte parasal genişleme ve harcama paketlerine tutundular. Ekonomilerin V tipi toparlanma umuduna sarıldılar ve yaklaşık 5 ay sonra rekor düzeylerini yeniden yakaladılar.

-Ancak sonbahar da gelmiş, kışa doğru yol alırken salgın daha yayıldı ve ikinci dalga başladı. Dünyanın bütün bir kışı salgının etkisi altında, kısmi karantinalarla, kısıtlı ekonomik faaliyetlerle geçeceği anlaşıldı.

-Kısa vadede ekonomiler toparlanmasından umut kesilirken, yaklaşan ABD seçimleri piyasaların tutunacağı ikinci kurtarıcı dal oldu. Bir anlamda seçimler geçici tutunacak daldı. Seçim sonuçları hakkında hala bazı belirsizlikler varsa da, büyük tahribat yaratmadan geride kaldı. Yeni başkanın koltuğa oturması ve ilk icraatlarına başlamasına ise yaklaşık 2.5 aylık zaman, yani boşluk var.

AŞI İLE NORMALLEŞME FİYATLAMASI

-Bu hafta başında ise iddialı olabilecek bir aşı bulunduğu haberi çıktı. İlk açıklananlar yüzde 60 koruma sağlarken, bu aşı yüzde 90 koruma sağlayacak. Bu haber ABD seçim sonuçları ile birleşince piyasalar düğün bayram yaptı. 2 Eylül sonrası gevşeme eğilimine giren piyasalar yeniden toparlanarak tarihi rekorlarına ulaştı.

-Salgın döneminde en çok değer kaybı yaşayan sektörler ve hisseler aynı süratle toparlanma eğilimine girdi. Havayolu, bankalar, turizm hisselerinde sert bir geri dönüş başladı. Pandemi döneminden en karlı çıkan ve en çok prim yapan teknoloji hisselerine ise satış gelmeye başladı. Aşı ile birlikte gerçek hayat ve ekonomi makas değiştireceğine göre piyasalar bunu önceden fiyatlamaya girişti.

-Aşı ile hayat normalleşeceğinden altın hariç emtia fiyatları da yükseldi.

-Altın fiyatları ise sert düştü, çünkü salgın döneminde sığınılacak liman olarak talep görmüş ve ons fiyatı dolar bazında yüzde 30 kadar yükselmişti. Şimdi normalleşme ile birlikte değer kaybı olması bekleniyor.

-Hayatın normalleşmesiyle ekonomik aktivitenin artması, enflasyon ve faiz oranlarının yükselmesi, merkez bankalarının parasal teşviklerinin azalması, hükümetlerin yardım paketlerinin kesilmesi öngörülüyor. Aşı bulundu haberiyle piyasalar tarafından yapılmakta olan fiyat revizyonlarının arkasında bu var.

PİLAV DAHA ÇOK SU KALDIRIR

-Gel gelelim aşıya. Yüzde 90 koruma sağlanacağının açıklandığı Pfizer’in aşısı ki, bundan Türkiye de alacak ve aşıyı geliştirenler arasında Almanya’da yerleşik bir Türk şirketinin olması da sevindirici. Ekim ayında onay alınması bekleniyordu ama kasıma sarktı. Onay alması halinde 2021 yılında 1.3 milyar dolar aşı üretebileceğini şirket açıklamıştı.

-Üretim dünyanın belli merkezlerinde yapılacak ama dağıtım kotalara göre olacak. Bir anda tüm dünyanın ihtiyacını karşılayacak aşı üretilmesi mümkün değil. Bir ülkenin tüm ihtiyacı hemen karşılanamayacak. Azar azar gelecek, yani devede kulak.

-Bu sırada aşının yan etkileri de izlenecek. Labaratuvar ortamı ile gerçek saha arasındaki farklılıklar ortaya çıkıyor. Kaldı ki devletlerin finansal desteği, zaman baskısı ve ülkeler arasındaki yarış aşı geliştirmeyi stres altına soktu. Zamana karşı yarış başladı. Ama aşı geliştirme böyle bir iş değil. Normalde 7 yılı bulan bir aşı geliştirme sürece 7 aya sığdırıldı.

-Bu nedenle etkinliği yüzde 90’a ulaşmış olsa da hala düşük ve yüzde 10 gibi fire oranı yüksek. Çünkü söz konusu insan sağlığı. Yüzde 10 demek 1.3 milyar aşıda 130 milyon kişide korumanın sağlanamaması demek. Aşı olmuş, korunduğunu sanıyor ama aşının hiçbir etkisi yok. Böyle 130 milyon kişi hayatın içinde olacak. Kaçı hastalanacak ve kaçı ölecek? Kısaca bu haliyle aşının gerçekten çözüm olup olmadığı da belli bir zaman alacak. Bu pilav daha çok su kaldırır.

ZAMANA İHTİYAÇ VAR

-Aşının üretilmesiyle de iş bitmiyor. Dağıtım soğuk zincirle olacak ve bu zincirin hiçbir şekilde dışına çıkmaması gerekiyor. Soğuk zincir derken eksi 70 dereceden bahsediliyor. Aşının raf ömrü de yok, geldi mi vurulacak. Birkaç hafta arayla bir kez daha tekrarlanacak.

-Soğuk zincirle Türkiye’ye gelmesi, buradan illere dağıtılması, önemli bir organizasyonu gerektiriyor. Aşılanırken kuyruk yok veya mesafe kuralı olacak. Diyelim nüfusun 50 milyonu aşılanacaksa yılları alabilecek bir uğraştan ve aşılanma sürecinden bahsediyor olabiliriz.

-Bütün bunları dikkate aldığımızda salgının etkisinin kış boyunca süreceği, gelecek yılın ikinci yarısında azalmakla birlikte yıl boyunca varlığını devam ettireceği tahmininde bulunabiliriz. Eğer işimiz aşıya kaldıysa. Hani olur da virüs pozitif yönde değişir ve öldürücülüğü azalırsa o başka.

AŞI HABERLERİNİN DEVAMI GELİR

-Buradan geliyoruz küresel piyasaların aşı haberi dalına tutunmasına. Ekonomide V tipi toparlanma işi suya yatınca tutunacak dal olarak aşı devreye girdi. Ancak aşının bundan önce iki kez daha fiyatlandığını hatırlamak gerek. Bu üçüncü fiyatlama oluyor.

-Buna karşılık zaman ve çalışmalar ilerledikçe başka aşı haberleri ve fiyatlamalar da gündeme gelebilir. Halen dünyada 100’ün üzerinde aşı çalışması devam ediyor. 30’dan fazla aşı çalışması ise klinik deney, yani son aşamasında. Biri olmasa diğeri sonuca ulaşacak ve belki de birden çok aşı olacak.

-Dolayısıyla etkili aşıyı bulmak ve aşılanmak epeyce zaman alacak olmasına rağmen, arka arkaya yeni aşı haberlerinin devreye girmesiyle canlı kalacak, piyasalarca fiyatlanabilecek bir konu.

-Aşı haberleri şimdiden piyasaları canlı tutmaya, tutunacak dal olmaya yetiyor ama salgını önlemeye yetmiyor. Umut ile gerçekleşme arasında belli bir zaman gerekiyor. Normal hayata dönmek, normal ekonomiye geçmek, büyüme oranlarını yakalamak gecikecek. Zaman uzadıkça piyasalar da bir aşıyı satın alıp, bir gecikmeyi satmak durumunda kalacak ve oynaklık sürecek.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00