Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Küresel salgına karşı aşı geliştirilmesinin yılsonu-yılbaşı civarı sonuçlanması bekleniyordu. Nitekim öyle olmaya başladı. Yüzde 90 koruma sağlayan ilk aşı açıklaması ardından bu haftaya ikinci aşı açıklaması ile başladık.

-İkincisinin salgından koruyuculuğu yüzde 94.5 ile daha yüksek. Birincisine göre farkı ve avantajı bu anlamda daha fazla. Çünkü 1 milyar aşılanacak insanda birinde 100 bin kişi korunamayacak, ikincisinde 55 bin kişi. Bu açıdan 45 bin kişilik fark bulunuyor.

-İkinci aşının ikinci farkı dağıtımı ve saklanmasında çok soğuk zincire ve depolamaya ihtiyaç duymamasında yatıyor. Eksi 70 derece değil eksi 20 derecede dağıtılabilecek, 2-8 derecede saklanabilecek. Normal buzdolaplarında saklama yapılabilecek. Yani dağıtımı birincisine göre daha az maliyetli ve kolay olacak.

-Üçüncü avantajı da buzdolabında bir aya kadar, eksi 20 derece 6 aya kadar tutulabilmesi. Yani aşının ömrü daha uzun.

-İkinci aşı da birincisi gibi iki doz halinde ve dört hafta arayla uygulanacak. Bu aşılar henüz onay aşamasında.

AŞI YARIŞI

-Oxford Üniversitesi ile Astra Zeneca’nın aşı çalışması son aşamasında. Amerika, Almanya ve İngiltere aşı yarışında önde ama yalnız değiller. Rusya’nın geliştirdiği aşı zaten resmi onayı aldı, dağıtımına başlandı ve insanlara aşı yapılıyor.

Korona virüsün ilk çıktığı yer Çin’de de aşı çalışmaları sınırlı resmi onay aldı. Denemeleri ve geliştirilmesi halen devam ediyor. Bir sürpriz açıklama da oradan gelebilir.

-Aşının bulunması küresel salgını önlemede en önemli kilometre taşlarından birini oluşturuyor.

KIŞIN KATMERLİ ETKİ

-Ancak salgının ikinci dalgası sonbaharla başladı. Her yerde vaka sayısı ve ölümler artıyor. Ekonomilerde ikinci kapanma dönemini yaşamaya başladık. Daha kış mevsimine bile girmedik.

-Dünyamız ilk kez bütün bir kış boyunca grip ve zatürre gibi mevsimsel hastalıklarla küresel salgının katmerli etkilerini birlikte yaşayacak. Üstelik böyle bir döneme yavaşlamış, hatta durgun bir ekonomiyle giriyorlar.

-İşte aşı haberleri böyle bir süreçte açıklanıyor ve küresel piyasalarda sanki dünyayı hastalıktan bir anda kurtarmış gibi etki yapıyor. Bu durum piyasaların işleyişinden kaynaklanıyor, beklentileri önceden ve abartarak satın alması, gerçekleşmeleri ise satması piyasaların fıtratında var.

YAZ AYINA KADAR SABIR

-Ancak salgından kurtuluşa giden yol hala uzun. Çünkü aşılar önce resmi onay alacaklar. Sonra üretim süreci hızlanacak ve ardından ağıtım başlayacak.

-Ülkelerin bunun için organizasyon kurmaları gerekecek. Soğuk zincir, depolama, aşı merkezleri, aşılanacak kişilerin merkezde teker teker aşılanması ve bunun ikinci kez tekrarlanması zaman alacak.

-En iyi ihtimalle aşıya bağlı virüsteki azalmayı gelecek yaz aylarında havaların da ısınmasıyla alabileceğiz.

-Yine aşıyı geliştiren kuruluşların yöneticilerinin ifadesiyle gelecek kışla birlikte belli bir rahatlama sağlanabilecek.

HEM SALGIN HEM CARİ AÇIK OLMAZ

-Böyle bir süreç de ekonomide beklenen toparlanmayı geciktirecek ve yılın ikinci yarısına bırakacak gibi. Ancak ilk yarıdan itibaren yeşil yatırımlar, kamusal alt yapı ve tedarik zincirlerinin kaydırılması gibi belirli alanlarda canlılık sağlanabilir.

-Turizm sektörü ile havayolları canlılık için yılın ikinci yarısını beklemek durumunda kalabilir. Bu da Türkiye ekonomisi için belirleyici.

-Çünkü cari denge yine açık. 30 milyar dolar sınırına geldik. Turizmin yanında taşıma gelirleri eksik olduğundan cari açığın finansmanı giderek zorlaşıyor ve döviz rezervlerini azaltıyor.

-Rezervleri daha azaltacak durumumuz yok. Sırtımız duvara dayandı. Tek çare açığı büyütmemek ya da açığı finanse edecek yeni dış kaynak girişlerini sağlamak.

BEKLENTİLER DİZGİNLENMELİ

-İşte burada geliyoruz ekonomiye yapılan aşının tutup tutmayacağına. Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasıyla başlayıp Hazine Maliye Bakanı’nın istifasıyla süren ekonomide yönetim değişikliği aşısının tutup tutmayacağı bu açıdan belirleyici olacak.

-Çünkü bizim zamanımız kalmadı. Ekonomiye yaptığımız aşının dünyadan gelecek aşıyı beklemeye tahammülü yok, bir an önce tutması ve sonuç vermesi lazım.

-Bu açıdan ilk test perşembe günü TCMB’nin faiz kararı ile önümüze gelecek. Faiz bariyerini piyasalar giderek yükseltiyordu. Sonuçta ilk hamlede bariyere çarpıp düşmek de mümkün.

-Neyse ki faiz artırım yarışında bu haftadan itibaren frene basıyoruz gibi. Beklentiler dizginlenme eğilimine girdi. Bu da yaşanabilecek dalga boyu açısından iyi gelişme

KAMU FAİZ DANSINA KALKMAZ

-Ekonomi yönetiminin piyasa dostu olması, davet edilen her dansa kalkacağı anlamına gelmez. Çünkü piyasalar çok oynaktır, oyunu da çok severler ve istedikleri tarafa da çekmekte mahirdirler. Kamu kesimi dansta piyasalarla baş edemez. Faiz dansında yarışa ise hiç kalkmaz.

-Çünkü böyle bir oyunda kamu kesimi serbestçe hareket edemez. Kendi kısıtları ve gerçekleri vardır. Küresel kısıtlar yanında reel ekonominin durumu ve siyasetin gerekleri ekonomi yönetimini bağlar.

-Alınacak faiz kararında kamu kesiminin gerekleri ve piyasaların istekleri şüphesiz dikkate alınacak. Aynen “Herkesin yorulduğu yere han yapmazlar” sözünde olduğu gibi. Hanlar daha çok kervanın yararlanacağı yerlere yapılırdı.

KONSOLİDASYON +3 PUAN+DİĞER

-Benim beklentim faizlerde konsolidasyona gidilmesi yönünde. Yüzde 10.25 politika faiziyle yüzde 14.75’lik geç likidite penceresinin ortasında belirlenmesi beklenebilir. İki faizin ortası yüzde 12.50’dir.

-Belki bunun yarım puan, bir puan kadar üzerine çıkılabilir diye tahmin ederim. Kısaca benim ufkum 3 puana kadar yetiyor. Bu da beklenen enflasyonun 1 puan üstüdür.

-Böylece yıl sonu beklenen yüzde 12.25’lik enflasyonun bir tık üzerine de çıkılmış olur. Kim neyi görmek istiyorsa öyle bakar. Bardağın dola tarafı da olacak, boş tarafı da.

-Faiz artırımı piyasaları kesmezse üstüne faiz dışında yapılacak başka şeyler elbette konulabilir. Faiz dışında kullanılacak çok alet var. Bunu da faizlerde konsolidasyona gidilmesi yanında politika faizinde 3 puanlık artırım yapılması ve piyasaları yatıştıracak diğer kararlar olarak ifade edelim.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00