Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Hazine yılın ilk dış borçlanmasına çıktı ve 3.5 milyar dolar borçlandı. Şimdiye kadarki tek seferde en büyük borçlanma. Daha önceki en büyük borçlanmalar 2.5 milyar dolarla Ekim 2020 ve Ocak 2014’e aitti. Böylece borçlanma rekoru 1 milyar dolar daha artarak 3.5 milyar dolar düzeyine çıktı.

2026 ve 2031 vadeli çift dilimli tahvil ihracı ile bu yılki toplam 10 milyar dolarlık borçlanma hedefinin üçte birlik kısmı sene başından realize edildi.

15 milyar dolarlık toplam talep de, satışın 5 katına vardı ve şimdiye kadar Türkiye eurobondlarına gösterilen en yoğun ilgiyi oluşturdu.

EN YÜKSEK FAİZLERDEN BİRİ

-Ne oldu da Türkiye bu kadar borçlanmaya gitti ve yabacılar da bu kadar yüksek talep gösterdi?

-Öncelikle oluşan faizden başlayalım. Malum fiyat, arzı da talebi de ayarlar veya dengeler.

-Eurobondların alıcılara getirisi 5 yıl için yüzde 4.90, 10 yıl için yüzde 5.95 düzeyinde gerçekleşti. Dünya çapında Hazine garantililer arasında en yüksek faizlerden biri.

-Dünyanın temel faiz oranı olarak kabul edilen ABD 10 yıllık tahvil faizi dün itibariyle yüzde 1.096 düzeyinde. Bunun üzerine ülke risk primi eklenerek ülkelerin dış borçlanma faizleri bulunuyor.

GEÇMİŞE GÖRE DÜŞÜŞ YOK

-Türkiye risk primi ise 5 yıllık CDS’lerle 334 baz puan. Yüzde 1.096 ABD temel faizinin üzerine yüzde 3.34 eklendiğinde 4.44 ediyor. Türkiye’nin 5 yıllık tahvilinde getiri ise yüzde 4.90. Yani bazın 46 baz puan daha üzerinde bir gerçekleşme oldu.

-Peki bundan önceki 5 yıllık eurobond ihracında ne faiz verdik? En son 6 Ekim 2020’de yapılan ihraçta CDS yüzde 5.03, ABD 10 yıllığı yüzde 0.735 idi. İkisinin toplamı olan 5.77’ye karşılık Türkiye 5 yıllık borçlanmasının getirisi yüzde 6.375 oldu.

-Türkiye yüzde 0.60 puan daha fazla faiz ödeyerek 6 Ekim’de 2.5 milyar dolar borçlandı. Şimdi ise 5 yıllık borçlanmaya yüzde 0,46 puan fazla ödemeyi kabul etti.

-En son 10 yıllık ihraca 24 Kasım 2020’de çıkılmıştı. 2.25 milyar dolarlık 10 yıllık borçlanmada ise yüzde 4.75’lik ABD temel faizi ve CDS primi toplamına karşılık yüzde 5.96 getiri verdik. Fark 1.21 puan.

-Şimdiki 10 yıllık borçlanmada ise yüzde 4.44’lük baza karşılık verilen getiri oranı yüzde 5.95 ve aradaki fark 1.51 puan.

MARTA KADAR BÜYÜK DIŞ BORÇ ÖDEMESİ YOK

-5 yıllık vadede daha düşük ama 10 yıllık vadede daha yüksek bir farkı ödemeyi göze aldık. Düşük kredi notu karşılığında iyi faiz ödeyeceğiz.

-Buradan da anlaşılacağı gibi, dış borç faizleri ABD 10 yıllık faizleri yanında ülke risk primine bağlı. ABD faizleri için yapabileceğimiz bir şey yok. Ama Türkiye riskini azaltmak ve CDS primlerini düşürmek bizim elimizde.

-Dünyada likidite bol ve talep de buna uygun yüksek. Piyasa dostu politikalara dönen Türkiye’nin dış borç bulma sorunu yok.

-Hazine’nin mart ayına kadar büyük tutarlı dış borç ödemesi bulunmuyor. Şubat ödemesi sadece 772 milyon dolar kadar.

-Mart ayına sıra geldiğinde durum değişiyor. 4.66 milyar dolarla Hazine yılın en yüklü dış borç ödemesini yapacak.

-Gerçi bunun da karşılığı var. Hazine’nin TCMB’de tuttuğu döviz karşılığı mevduatı 87.5 milyar lira. Yani 11 milyar dolardan fazla mevduatı bulunuyor.

YÜKSEK BORCA İKİ NEDEN

-Bu durumda rekor düzeyde dış borçlanmaya gitmenin iki ana amacı olabilir.

-Birincisi Mart ayındaki geri ödemeyle ilişkili. Hazine önden yüklemeli şekilde Mart ayına hazırlık yapmak istemiş olabilir.

-Küresel piyasa koşulları iyiyken, Türkiye-ABD arasında sorunlar geçiş döneminde buzdolabına kaldırılmışken, fırsat değerlendirilmesine gidildi, diyelim.

-Mart ayına gelince NATO toplantısı, Halkbank davası derken durum daha karışık olabilir. Bu açıdan yüklü dış borçlanmaya erken çıkılması isabetli bir karar.

-Bir de Hazine’nin ihtiyacı yok ama Merkez Bankası’nın döviz rezervini artırma gereği var. 3.5 milyar doların önümüzdeki günlerde açıklanacak rezerv rakamlarını artırdığını göreceğiz. Yapılan dış borçlanmayı erkene çekmenin iki önemli nedeninden biri de bu.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00