Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Küresel piyasaların havası bozuyor, atmosferi değişiyor. ABD’de enflasyon beklentilerinin tetiklediği tahvil faizleri yükseldikçe altın başta olmak üzere tüm emtiaları, borsaları, kripto paraları etkiliyor.

-Kripto paralarda sert satışları tetikleyen unsurlar arasında son dönemin hızlı yükselişi ve ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’in regülasyonların yola çıktığına işaret eden üst üste sözlü müdahalesi var.

-Faizlerde ve altın hariç emtia fiyatlarında artış meydana gelirken, borsalarda ise düşüş baskısı hakim.

-Olay sadece enflasyonun ufukta görülmesi ve onun tetiklediği tahvil faizleri olayı da değil. Aynı zamanda ekonomilerin ve hayatın normale döneceği fiyatlanıyor.

-Normale dönüşün en güçlü işareti emtiaya talepten ve fiyatların artmasından alınıyor.

-Borsalarda da genelde bir düşüş var ama seçici hareketler de dikkati çekiyor. Sektör ve şirket bazında bir değişim oluyor. Küresel ekonominin normalleşmesinden hangi sektör, hangi ülke ve şirket faydalanacaksa prim yapıyor. Buna karşılık baskın pandemi döneminde prim yapanlar değer kaybediyor.

EMTİA FİYATINI ARTIRAN 3 NEDEN

-Emtia fiyatlarındaki hızlı artış ise son dönemin en belirgin ve belirleyici gelişmelerinden biri. Dün Şant Manukyan “2002-2007 dönemindeki gibi emtiada süper bir döngünün eşiğinde miyiz?” diyerek tartışmayı başlattı. Bunu destekleyebilecek üç gelişmede sıraladı.

-Biri Çin’in emtia talebi. 2000’li yıllardaki gibi bir talep olmayacak. Çünkü Çin büyümesi ivme kaybetti.

-Ama bunun yerine ABD ve Çin’de yeşil ekonomiye dönüşten kaynaklanan altyapı yatırımları emtiaya talep yaratıyor.

-Emtiada süper döngüyü besleyen ikinci gelişme ise arz sorunları. Bunun pandemi ile de ilgisi var, küresel çapta yaşanan iklim krizi ve kuraklıkla da.

-Aynı zamanda yatırımlardaki azalma bakır, kalay, nikel gibi talebi artan ürünlerde fiyat artışlarını besliyor.

-Çin’den Batı’ya denizyoluyla taşımalarda navlunların 3 katına kadar yükselmesi maliyet artırıcı bir unsur.

-Arz sorunlarının hemen çözülmesi beklenmiyor. Yeni yatırımlara ve iklim koşullarına da bağlı.

-Emtia fiyatlarını destekleyen üçüncü unsur doların değer kaybetmesi. Dünya ticaretine konu olduğuna göre dolarla fiyatlanıyor demek. Artan talep ve kısılan arzla birleşince dolar düşüşü kadar emtia fiyatlarında artışın meydana gelmesi normal.

İLK SÜPER DÖNGÜDE NE OLMUŞTU?

-Süper emtia döngüsünde ne oldu ve son dönemde emtiadaki fiyat artışları ne kadar? Bunun için Reuters’in CRB Emtia Endeksi’ni baz alıyoruz. Yüzde 40’ı enerji, gerisi metal ve tarım emtialarından oluşan endeksin son değeri 195. Tarihi ortalamasına yakın. Hatta küresel krizde dibi gördüğü 2 Mart 2009 seviyesinin 5 puan da altında.

-CRB Endeksi’nin süper döngüsü 2002 yılında 144 puandan başladı, 3 Temmuz 2008’de 474 puanla son buldu. 6.5 yıllık artış yüzde 229’u buldu.

-Sonraki 8 ay ki, küresel krizin en şiddetli aşaması oluyor, emtia fiyatları yüzde 58 düştü. Dip noktasını ise 21 Nisan 2020’de 101 Endeks değerine inerek gördü. Hani petrol fiyatının -40 doları gördüğü gün. 12 yıl önceki zirvesine göre düşüşü yüzde 79’u buldu.

-Çıkışının 6 yıl, düşüşünün 12 yıl olduğu dikkate alınırsa emtia fiyat hareketlerinin uzun zaman içine yayıldığını, 15-20 yıl gibi bir dönemi kapsadığını söylemek mümkün.

-Yine aynı süreç içinde küresel para bol, sermaye hareketleri güçlü, risk iştahı yüksek ve dünya büyümesi de arka arkaya her yıl yüzde 5 civarında büyüyor. Çin mal çekiyor, üretiyor ve dünyayı arzla besliyor. Bu nedenle de ortada sınırlı bir enflasyon var.

-Arada kurak geçen ve tarım üretiminin ciddi azalma gösterdiği yılı da bu dönem içinde saymak gerekiyor.

İŞİMİZ ARTIK DAHA ZOR

-İşte 21 Nisan dip düzeyinden başlayan toparlanma ile dün 195 puana vardı ve 10 ayda yüzde 92 arttı. Son 3 günlük artışı yüzde 3.1, yılbaşına göre artışı yüzde 15,9 ve Ekim sonuna göre artışı da yüzde 32’yi buldu.

Ama hala 2008 yılındaki rekor düzeyinin yüzde 57 aşağısında.

-Hem ortalamaları yeni yakalamış olması hem de küresel ekonominin yüzde 3.5 daralmadan yüzde 5.5 büyümeye döneceğinin tahmini ve arzda meydana gelen bazı aksamalar fiyatların daha da yükseleceğini destekliyor.

-Kaldı ki emtia fiyatlarında başlayan eğilimlerin bir anda bitmediğini geçmişten görüyoruz. Uzun sayılabilecek bir süreçte, 5-10 yıl gibi, trendlerini devam ettiriyorlar.

-Emtia fiyat artışı Türkiye için son derece önemli. Çünkü ithalatımızın dörtte üçü emtiadan oluşuyor. Hammadde ithalatına her yıl 160-170 milyar dolar ödüyoruz.

-Bunu da sanayi ve tarımsal üretimde kullanıyoruz. Yani ithal edeceğimiz fiyatı yükselen aramalı ve hammaddeyi, çok geniş mal ve ürünün içinde göreceğimizden fiyatlar genel düzeyini de ister istemez artırıcı etki yapacak.

MERKEZ BANKASI ÖYLE NE YAPTI?

Böyle bir dönemde Merkez Bankası zorunlu karşılıkları artırmış. Yani parayı daha sıkıyor ve bankalara diyor ki, “kredilerde sakın açılmayın, kredi vermeye yanaşmayın.”

-Bu kadar zorunlu karşılık artışıyla kalınırsa iyi, küresel çapta emtia fiyatları yükseldikçe kemer sıkmanın devamı da gelebilir.

-Çünkü bu ortamda ne kadar büyüme, o kadar emtia fiyat artışı yoluyla cari açık ve enflasyon olarak geri dönecek.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00