Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Geçen hafta toplanan FED Açık Piyasa İşlemleri Komitesi toplantısı, parasal genişlemenin azaltılmasını resmen başlattı. Hatta bunun ötesine geçerek faiz artırım beklentilerini öne çekti. İlk faiz artırımı 2023 yerine 2022’ye çekildi. 2023’teki tek faiz artırımı da ikiye çıktı.

Faiz artırımlarından önce elbette FED’in varlık alımlarını azaltmayı (tapering) tamamlaması gerekli. Aylık 120 milyar dolarlık varlık alımının hızlı bir şekilde sıfırlanması 20 milyar dolarlık azaltımla en azından 6 ay alır.

Tapering’le faiz artırımı arasına bir o kadar da durağan dönem eklenmeli. Hızlandırılmış ve kısaltılmış haliyle bile bir yıllık süreçten bahsediyoruz. Enflasyon ABD’de yüksek seviyelerini korur ise ilk faiz artışı 2022 sonunda düşünülüyorsa, tapering’in resmen açıklanması bu ağustos ayında olabilir, yılın sonuna doğru da başlatılabilir.

TAPERİNG TARTIŞMASI BAŞLADI

-Enflasyondaki hızlı artış FED’i “enflasyondaki artış geçicidir” tutumundan erken bir atak yapmaya zorladı. Bunun iletişimi de başladı.

-Güvercin tutumuyla tanınan FED Louis Başkanı James Bullard haftanın son işlem gününde, FED Başkanı Powell’ın çarşamba günkü toplantıda varlık alımı azaltma tartışmasını resmen başlattığını söyledi. Tartışmaların gelecek haftalarda süreceğini belirten Bullard şunları kaydetti:

“İyi bir yıl ve iyi bir başlangıç bekliyorduk ama beklediğimizden daha iyi bir yıl oldu. Beklediğimizden daha yüksek bir enflasyon var ve bunda biraz şahinleşmemizin gayet doğal olduğunu düşünüyorum. 2021 yılı enflasyonunun yüzde 3 olmasını bekliyorum. Enflasyon hedefine ulaşmak için politikaların düzeltmeye ihtiyacı var.”

-Bu hafta da FED başkanı Powell olmak üzere 11 bölgesel FED başkanı 17 kez konuşma yapacak.

UZUN İNCE BİR YOLCULUK

-16 Haziran Çarşamba günkü Açık Piyasa İşlemleri Komitesi FOMC toplantısı, tıpkı 2013’teki gibi finansal piyasalar açısından kırılmaya yol açtı. Her ne kadar 2013 tapering tecrübesi yaşanmış olsa da, piyasalar para musluğunun kısılmasına karşı her zaman çok hassas. Aynen sütten kesilirken bebeklerin gösterdiği tepkide olduğu gibi.

-Anne sütünden kesilmek zor olsa da bebekler aç kalmıyor, beslenme şekli değişiyor. 2013’te ilk tapering’te de böyle oldu. Piyasalar kısa vadede sarsıldı ama orta ve uzun vadede pozitif yolculuk sürdü.

-Varlık alımlarının azaltılması 22 Mayıs 2013’te yapılmasına karşılık uygulama yıl sonunda başladı ve 2014 sonbaharında bitti.

-İlk faiz artırımı ise 2015 sonunda yapıldı. FED faizi yüzde sıfır ile 0.25 aralığından 2019 ortasına kadar yüzde 2.25-2.50’ya kadar çıkardı.

-2019’un ikinci yarısında yeniden faiz indirimi başladı ve bitişikte yer alan grafikten görüldüğü gibi, FED faiz oranı yaptığı tepenin ardından yeniden taban düzeye sıfıra indirildi.

-FED’in bilanço büyüklüğü de 8 trilyon doları geçti.2008’den itibaren hızla büyüyen bilanço 875 milyar dolardan 4.5 trilyon dolara çıktı. 2019 ortasında ise 3.8 trilyon dolara indirildi. Pandemi başlangıcı olan Mart 2020’de 4.2 trilyon dolar düzeyindeki bilanço büyüklüğü aradan geçen bir yıldan fazla zamanda iki katına yaklaştı.

-Bütün bunları, gelişmelere göre para politikası değişikliğinin ne kadar iniş çıkışlar yaşadığını, taperingin ve faiz artırımının uzun ince bir yolculuk olduğunu, hatta yarıda kesilebildiğini göstermek için hatırlattım.

UZUN VADEDE İYİ, KISA VADEDE KIRILMA YARATABİLİR

-Bundan sonra da böyle olabilmesi için geçmişteki gibi ekonominin büyük şoklarla karşılaşması sonucu enflasyon veya durgunluk yaşaması lazım.

-Ekonomi uzun vadeli büyüme ortalamasını tutturursa para musluğunun tekrar açılmasını beklememek lazım. Dolayısıyla enflasyon artışı sonucu başlayan parasal sıkılaştırma ekonomi kazaya belaya uğramazsa kalıcı olabilir.

-Ekonomi iyi oldukça da parasal sıkılaştırmanın negatif etkileri sınırlı kalabilir. Özellikle reel ekonomide. Çünkü parasal sıkılaştırma ile finansal kaynaklar daha etkili ve verimli alanlarda kullanılabilir. Piyasalarda spekülatif eğilimler azalır. Fiyat balonları ya patlayarak ya da yavaş yavaş sönerek normale dönebilir.

-Bu açıdan bakınca para politikasında normalleşme uzun vadede iyi sonuçlara yol açarken ama kısa vadede ciddi sarsıntılara ve kırılmalara neden olabilir.

BİR TEK DOLAR AYAKTA

-Mesela geçen hafta borsalarda meydana gelen ortalama yüzde 1.9’luk düşüşün parasal karşılığı 2.3 trilyon dolar. 116.5 trilyon dolara kadar çıkan dünya borsalarının toplam piyasa değeri birkaç gün içinde yüzde 2 azaldı ve 114.2 trilyon dolara indi.

-Borsaların parasal genişlemenin, bol ve ucuz paranın etkisiyle Mart 2009’da 25.5 trilyon dolardan 115.5 trilyon dolara yükseldi ve 13 yılda 3.5 kat büyüdü.

-FED’in beklenenden erken harekete geçeceği ve faiz artırımlarının öne alınacağı beklentisi doları güçlendiriyor. Dolar Endeksi geçen hafta yüzde 1.8 yükseldi. Dolar Euro'ya karşı yüzde 2 arttı. Gelişmekte olan ülke paralarına karşı değerlenme de MSCI endeksiyle yüzde 2.1 düzeyine vardı. TL’ye karşı artışı da yüzde 4.1’i buldu.

EN HAYIRLISI EMTİA FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ

-FED toplantısıyla sıçrayan ABD faizleri, daha sonrasında küresel paranın güçlü varlıklara yönelmesiyle yine geri geldi ve haftayı başa baş noktasında kapattı.

-Para musluğunun kısılacağının ve faiz artışına gidileceğinin belki de en hayırlı sonucu emtia fiyatlarını düşürmesiydi. Enerji grubunda düşüş çok sınırlı kaldı ama haftalık bazda emtia fiyatları CRB Endeksi ile yüzde 3 geriledi. Düşüş metal fiyatlarında yüzde 9.7, tarım ürünlerinde yüzde 6.2’yi buldu.

-Değerli metallerde de yüksek kayıplar var. Altının onsu yüzde 6 gerilerken TL üzerinden gram fiyatında düşüş yüzde 1.6 ile sınırlı kaldı. Farkın nedeni ise TL’nin dolara karşı yüzde 4’lük değer kaybetmesi.

-Gümüşte değer kaybı yüzde 7.5’e vardı.

-Bakır bile yüzde 8.5 düzeyinde kayba uğradı ve tonu 9.145 dolara indi.

-Kısaca tapering fiyatlamasında ayakta kalan sadece dolardı. Onun dışındaki ana finansal araçlar ise yere serildi.

ETKİNİN BOYUTUNU NE BELİRLEYECEK?

-Tapering'in ile faiz artırımının öne çıkmasına finansal piyasaların uyumu başladı. Bu hafta FED konuşacak. Uyum sürecinin getirdiği sarsıntılar devam ederken, FED başkanlarının açıklamaları ne ölçüde yatıştırıcı olacak göreceğiz.

-Bol ve ucuz parayla her alanda yüksek veya düşük kazanç dönemi en azından bir süreliğine kesildi. Yeniden fiyatlamanın yapıldığı bu dönemde artık dolar dışında finansal varlıklarda kazançtan çok kayıplar var. Tapering ilkinde olduğu gibi, finansal piyasaları bir süre tepeleyecek.

Bu tepelemenin boyutunu ve nerede duracağını ise pandeminin ne kadar süreceği, dünya ekonomisinin büyümeye devam edip etmeyeceği ve enflasyonun nereye kadar yükseleceği belirleyecek.

TÜRKİYE’YE ETKİSİ NEDEN SINIRLI KALABİLİR?

-Türkiye’nin birincisinde olduğu gibi, ABD’nin ikinci varlık alımını azaltma ve faizi yükseltme hareketinin etkilerinden kurtulma şansı yok.

-Ancak 8 sene önceye göre daha farklı bir Türkiye var. İlkinde ekonomik durum ve dış kaynak akışı tarihi zirvedeydi.

-Dahası ilk tapering’le yurtiçi siyasi yapıda sarsıntılar başlamıştı.

-Buna paralel tapering şokunun en çok etkilediği ülkelerden biri Türkiye oldu.

-Şimdi ise dış kaynak akışı durmuş. 2021 yılı itibariyle yabancıların sıcak para varlığı en düşük düzeyinde. Uluslararası Finans Enstitüsü’nün verilerine göre bu yılın 5.5 ayında gelişmekte olan ülkelere 197 milyar dolarlık kısa vadeli portföy yatırımı yapılırken, Türkiye’den 800 milyon dolarlık net kaynak çıkış gerçekleşti.

-Ayrıca bu kez siyasi yaşam daha ne kadar bozulur, bilinmez.

-Ekonomi verilerinde de büyüme dışında iyi durum yok.

-Çıkacak sıcak para miktarının son derece kısıtlı olduğu dikkate alınınca tapering'in etkisi, 2013 sonrası kadar kötü olmayabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00