Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

IMF Nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporunu güncelledi. Küresel büyüme oranı yüzde 6 olarak korunurken, gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızı yarım puan düşürüldü, gelişmiş ülkelerin ise aynı oranda yükseltildi. Revizyonlar pandemideki son delta varyantına karşı alınan önlemler ile aşılamalarda ülkeler arası farklılıklara göre yapıldı. Nitekim IMF gelişmiş ekonomilerde tam aşılama oranının yüzde 40’a çıktığını, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 11’de kaldığını duyurdu.

IMF Başekonomisti Gita Gopinath, küresel ekonomik toparlanmanın devam ettiğini ancak gelişmiş ekonomiler ile birçok gelişmekte olan ekonomi arasındaki farkın açıldığını ifade etti. Gopinath, “Beklenenden hızlı aşılanma oranları ve normalleşmeye dönüş büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyonlara yol açarken, aşıya erişememe, bazı ülkelerde yinelenen COVID-19 dalgaları, özellikle Hindistan, aşağı yönlü revizyonları getirdi” dedi.

EKONOMİLERİN YOL AYRIMI

-IMF’nin bu analizini finansal piyasalardaki gelişmeler doğrular nitelikte. Sermaye hareketlerinden korunmak ve enflasyonla mücadele etmek amacıyla aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı gelişmekte olan ülkeler politika faizlerinde artırıma gitti. Macaristan, Rusya, Meksika, Brezilya, Şili, Çek Cumhuriyeti merkez bankaları faizi artıranlardan.

-Yine gelişmekte olan borsalar ile gelişmiş borsaların performans farkı giderek büyüdü. Son bir yılda gelişmiş borsalar MSCI Endeksi ile yüzde 33.2 artarken gelişmekte olan borsalar yüzde 19.2 prim yaptı. Arada 14 puanlık fark oluştu. Yılbaşından bu yana ise gelişmiş borsalar yüzde 4 primli, buna karşılık gelişmekte olan borsalar yüzde 1 kayıplı.

-Raporda bazı gelişmekte olan ekonomilerde kısmen yüksek gıda fiyatlarına bağlı olarak enflasyon artışı beklendiğine dikkat çekilerek, "Merkez bankaları genellikle geçici enflasyon baskılarına bakmalı ve temel fiyat dinamikleri netleşene kadar sıkılaştırmadan kaçınmalıdır" değerlendirmesi yapıldı.

-Enflasyon beklentilerinin şekillenmesinde ve erken sıkılaşmaya karşı finansal koşulların korunmasında merkez bankalarının iletişiminin net olmasının anahtar olacağı vurgulanan raporda, "Ancak geçici baskıların daha kalıcı hale gelme riski var ve merkez bankalarının önleyici tedbirler alması gerekebilir" ifadesine yer verildi.

İHRACAT PAZARLARI DAHA HIZLI BÜYÜYECEK

-IMF dünya büyümesini yüzde 6’da bırakırken Türkiye’nin ihracat pazarları olarak öne çıkan AB, ABD, İngiltere gibi gelişmiş ekonomilerin büyümesini yukarı revize etti. 2021’de büyüme oranları ABD’de yüzde 6.4’ten 7’ye, Euro bölgesinde yüzde 4.4’ten yüzde 4.6’ya ve İngiltere’de yüzde 5.3’ten yüzde 7.0’a çıkardı.

-Bu ülkelerdeki büyüme oranının daha yükselmesi aynı zamanda Türkiye’nin ihracatını destekleyen bir unsur. Yılın ilk yarısı itibariyle ihracat artışı 40’ı, toplam yıllık ihracat da 200 milyar dolar sınırına vardı. Temmuz ayında da günlük bazda ihracat rekorları kırılmaya ve 1 milyar doların üzerinde gerçekleşmeye devam ediliyor.

TÜRKİYE IMF TAHMİNİNİ AŞAR

-Açıkladığı büyüme oranları ihracatımızı desteklemesine karşılık, IMF, Türkiye ekonomisi için 2021 büyüme beklentisini yüzde 6,0’dan yüzde 5,8’e düşürdü. Revizyonlarda dikkate alınan unsur ise pandeminin delta varyantına karşı alınan önlemler ile aşılama oranı. Türkiye’nin aşılama oranları gelişmekte olan ülkelerden daha iyi ama gelişmiş ülkelerin de altında.

-Ayrıca IMF Türkiye’yi yakından izlemiyor. Bilgi akışı zayıf veya eksik. Bu nedenle büyüme oranını biraz kırpmış görünüyor.

-Türkiye’nin büyümesi ise daha yüksek çıkmaya aday. Çünkü yılın ikinci yarısına da canlı bir ekonomiyle girdik. Dayanıklı tüketim ürünleri üretim ve talebinde belli bir hız kesme söz konusu gibi, fakat buradan doğacak boşluğu devreye yeni giren hizmetler sektörü doldurabilir. Turizmde de temmuzdan itibaren gayet canlı bir sezon yaşıyoruz. Bu gelişmeler altında yüzde 7-8’lik yıllık büyüme beklentimizi koruyoruz.

5 HAFTALIK FIRSAT PENCERESİ

-Delta varyantının etkisiyle pandemide dördüncü dalgayı yaşamamız büyüme oranını düşürebilir mi? Bunun yanıtı öncelikle varyantın ve dördüncü dalganın seyrine bağlı. Önümüzdeki günlerde ve haftalarda aşılanma oranının düşük kalmasından, bayram tatilinden ve tam açılmadan dolayı korona vakalarında tırmanışın sürmesi beklenebilir.

-Günlük vaka sayısı 5 binin altına düşmüşken yeniden 20 bine dayandı. Bu sayının 50 bin ve üzerine çıkması durumunda sağlık kapasitesinin haddini doldurduğunu ve zorlandığını mart, nisan ve mayıs aylarından biliyoruz.

-Dolayısıyla önümüzde okulların açılacağı 6 Eylül’e kadar 5 haftalık süre var. Aşıların tamamlanması son fırsat penceresi denilebilir. Kısmen kısıtlamalarla kısmen de ikna yoluyla 22 milyon aşısızı ne kadar azaltabilirsek, günlük vaka sayısını 50 bin ve üzerine çıkmadan durdurabilir, sağlık sistemin tıkanmasını önleyebiliriz.

YA HASTANELER DOLARSA

-Ekonominin yeniden kapanmasına karar vermek elbette kolay olmayacak. Ancak hastanelerin dolması ve bu doluluk düzeyinin sürmesi durumunda geriye yapacak başka bir şey kalmıyor. Ya aşılanmayı hızlandırıp salgını yavaşlatacağız, ya da ekonomik kapanma ve okulların açılmamasına katlanacağız.

-Çünkü öyle bir durumda okulların açılması da tehlikeye girer. Hem yüz yüze eğitimin başlayıp devam edebilmesi, hem de ekonomik faaliyetlerin sürmesi açısından 22 milyon aşısız insanın aşılanması en kritik rolü oynayacaktır. Aşısız insan sayısı ne kadar azalırsa hizmetler sektörü, ekonomi, büyüme ve asıl da eğitim için o kadar iyi olacak.

DÜNYA AYRIMA GİDİYOR YA TÜRKİYE?

-IMF raporu gösteriyor ki, dünyada pandemiyle mücadeleye ve aşılamaya bağlı ülkeler arasında ayrışma giderek hızlanıyor. Büyüme oranları da IMF tarafından buna göre revize ediliyor. Aşılamada öne geçen ülkeler ABD’de olduğu gibi, ekonomik toparlanmada da en önde gidiyor.

-Herhalde bir süre sonra salgınla başa çıkamayan ülkelere karşı izolasyon önlemleri çok daha sıkı uygulanacak. Hatta pandeminin ilerleyen döneminde toplumların sabrının iyice azalmasıyla bu ülkeler dışlanma riskiyle karşı karşıya kalabilir.

-Ülke içerisinde de aşısızlara karşı çemberin giderek daraltılmasından başka çare yok. Çok daha hızlı yayılan delta varyantı pandeminin kısa sürede bitemeyeceğine, salgının kısa sürede yaşamımızdan çıkıp gitmeyeceğine işaret ediyor.

-Bütün bu nedenlerle büyümenin devam etmesi, işsizlik oranının düşürülmesi, yaşam kısıtlamalarının kaldırılması, eğitimin başlatılması, sağlık sorunlarının azaltılması için, dikkatler aşısızların üzerine yoğunlaşacak. Haklı veya haksız salgının sürmesinden aşısızlar sorumlu tutulacaklar. Bizde de bütün gözler 22 milyonun üzerinde olacak.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00