Bu gün ortalık “toz duman.”

       Her kafadan bir ses çıkıyor.

       Aman ha yanlış anlaşılmaya.

       Elbette herkes anlatsın...

 

       Çok seslilik taraftarıyım.

       Yaratıcılık zenginleşsin.

       Sanat böyle besleniyor...

       Hangisi uçup gidiverecek.

 

       Hangisi geleceğe kalacak?

       Zaman bunun şaşmaz eleği…

       Örnek mi? Hem de ibadullah.

       Yakın zamana bakmak kafi!

 

       İnsan yaşamı için yüzyıl bitmez.

       Tükenmez. Upuzun bir zaman.

       Oysa tarih için hiç de öyle değil.

       Hele hele konumuz sanat ise…

 

       O sözünü ettiklerimiz var ya…

       Şu “bir zamanlar dediklerimiz:"

       Daha dün gibiler! Nasıl yani?

       Halen hayatımızdalar da ondan…

 

       Bakın yüzyıl önceye uzanalım.

       Eski Kıta… Dünya yandı tutuştu.

       Unutmak istiyoruz.Tamam mı?

       Değil! Ama haydi öyle olsun…

 

       Melaneti silmiş olalım.

       Tekrarı olmaya diyerek

       Zaten temayülümüz böyle

       Kötüyü olmadı sayıp atmak.

 

       Ama bir dakika nefeslenelim...

       Bizimle birlikte yaşlananlar var

       İyi ya da kötü? Hayatımızdalar.

       Birbirimizi biçimlendirmişiz.

 

       Bunlardan “birisi” var ki…

       “Başat”. O ne demek?

       Her şeyimizi etkilemiş.

       Ezcümle “hayata bakışımızı…”

 

 Walter Gropius'un tasarladığı bina..
Walter Gropius'un tasarladığı bina..

 

         BAUHAUS

 

         Sizi,sizleri bilemem …

         Bauhaus bana dokundu.

         “Fındıklı Yılları’ma” hakimdi.

         Anafikir Postdam’lı idi…

 

         Bahis, kırk yıl öncesinden…

         Güzel Sanatlar Akademisi.

         Mimarlık Bölümü. Hocaları…

         Çoğunluk Bauhaus’lu…

 

         Resim. Heykel Bölümleri…

         Onlar kendileri konuşsunlar.

         İç Mimari? Onlar da oralı…

         Nerede ise muhalif yok gibi…

 

Bauhaus'un son yöneticisi Mies van Der Rohe-
Bauhaus'un son yöneticisi Mies van Der Rohe-


         Bakın bu “başat mektep” var ya…

         Bu sene yüz yaşında. Olacaktı…

         Yaşasa idi… Peki ama öldü mü?

         Bendeniz hiç de emin değilim.

 

         Bakın bir mektep ki…

         Kapanalı elli yıl olmuş:

         Yani “öğrencilik yıllarım...”

         Halen kanlı canlı ayakta…

 

         Beri gelin bize de söyleyin.

         Ey bu eğitim ile biçimlenenler:

         Sizlerin yaşamı sürmekte iken…

         “Potsdam” terk-i diyar eder mi?

 

Bauhaus renk kılavuzu
Bauhaus renk kılavuzu

 

         Bauhaus benzersiz bir mektep.

         Nasıl söylemeli adeta bir tarikat gibi.

         Yarattığı etkinin eşi benzeri yok.

         Ne bugüne kadar oldu. Ne de olacak …

 

         Okul kapandığı vakit ne oldu.

         Kapanan bir okul değildi ki?

         Eski Kıta’nın küresel kültüre etkisi…

         Bitti, gitti: Geri dönmemecesine…

 

Bauhaus gündelik hayatımızda...
Bauhaus gündelik hayatımızda...

 

         1919 da kurulan okul ne söyledi.

         Ne anlattı? Ve de ne öğretti ki…

         Bu denli vazgeçilemez oluverdi…

         Gayet basit: ”Sır farkındalık idi!”

 

         Bauhaus kurucuları şunu görmüştü.

         Çağ sanayileşmenin çağı olacak idi.

         Yola çıkılan nokta “zanaata nokta” idi.

         Artık tezyinat bitmişti: Adı konuldu!

 

         Walter Gropius ve Arkadaşları…

         Çok önemli bir işe ön ayak oldular.

         Sanayileşen dünyaya sözlük sundular.

         Hem de belirleyici sanat marifeti ile.

 

         Bakın üzerinden yüzyıl geçmiş.

         Şehirlerimiz, binalarımız, evlerimiz…

         Çevremiz, tercihlerimiz, yaşamımız…

         Farkında mısınız? Bauhaus ne denli genç!

'Barcelona Koltuğu' (Tasarımcı Bauhaus yöneticisi Mies van Der Rohe
'Barcelona Koltuğu' (Tasarımcı Bauhaus yöneticisi Mies van Der Rohe

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!