“Çalıkuşu” beklemeyesiniz.

            Aman, sakın ola, siz siz olun.

            Hiç olmadık, farkında olasınız:

            Zamanınızı doğru okuyasınız…

 

            Bakın, dertlerin anası bu.

            Zamanı es geçivermek…

            Olmaz mı, emim değilim.

            Bizzat yaptığım oluyor da

 

            Ama bu şahsi ölçeğim.

            Eni sonu, nimeti de bana…

            Olmasa iyi, külfeti de bana!

            Yani kol kırılır, yen içindedir.

 

            Velev ki ölçek şaştı?

            O vakit nefeslenesiniz.

            Ne diye mi? Arz edelim:

            Fatura topluma kesilir!

 

            Günahı ve sevabı ile.

            Bu kez size kalmaz.

            Yen içine de sığmaz.

            Ayan beyan ortadadır.

 

            İşte “yeti” bu fasıldan.

            Şu filmi az başa saralım.

            Yeti de kim ola?

            Yoksa yetim mi?

 

            Yatılı öğrenci dedik üstelik.

            Bir fakru zarurete işaret?

            Öyle ya ? Yatılı okul nedir?

            Aileden uzak bir şefkat

 

            Bir kez bu tevatür.

            Tez elden geçiniz.

            Aile dışı şefkat ha?

            Kuzum hiç olur mu…

 

            Çerçeveyi çatmadayız.

            Elimizde bir “kar canavarı.”

            Yatılı okumuşlar kendileri…

            Şefkat, fakru zaruret yok.

 

            Hatta şöyle desek.

            Daha doğru olacak.

            Denilen okulun var ya…

            Zapturaptı mebzul…

 

          SARI KAFA İÇİN EXIT

 

1982... Boris Johnson (ortada)
1982... Boris Johnson (ortada)

 

           Şu “kar canavarı” da kim?

           Boris Johnson, başbakan.

           Bizim “sarı kafa oğlan” yani.

           Nereden ve neden bizim?

 

           Tevatür de muhtelif.

           Bizi pek bir seviyor…

           Hayır hiç sevmiyor...

           Muadiliyet esastır!

 

           Sarı kafa var ya…

           His dünyası dalgalı.

           Papatya falı misali.

           Kah seviyor, kah?

 

           Biliyor musunuz doğrusu ne.

           Müktesebatına bakmak

           Bu adamcağız nasıl yetişmiş.

           Dağarcığının yekunu ne ola…

 

           İşte orası heyecanlı.

           Birleşik Krallığın hali:

           Dayanılmaz kararsızlığı.

           Nasıl deseler, müşkül iş.

 

           Yeti lafı nereden çıktı.

           Elbette unutmadınız?

           YETİ? Takma bir isim.

           Sarı Kafa’nın ETON adı.

 

Birleşik Krallık sene 1937...
Birleşik Krallık sene 1937...

 

           ETON neresi?

           Sorularınızı…

           Duyar gibiyim.

           Anlatalım haydi.

 

           Kraliçe’nin Sarayı var.

           Biliyorsunuz, duydunuz.

           Windsor nam iri saray…

           İşte o ETON’ın yanı başında.

 

           Nasıl ama? Anladınız?

           ETON’ı hayal ettiniz mi…

           İyi, çünkü hayale değer.

           Demiştik ya: Kararsızlar.

 

           Şurası da var.

           Övünüyorlar.

           Hem de çok…

           Haklılar mı?

 

           Nereden baktığınıza bağlı?

           Nereye baktığınıza da bağlı…

           Ama baştan itiraf etmeliyim.

           Bence haklılar. Haklarıdır .

 

           Ben olsam övünürdüm.

           Bu elitizm tartışması?

           Her zaman olageldi…

           Ve de sürüp gidecek!

 

            Tartışılacak olan nedir:

            Okulun iddiası değil ki…

            Mezunların duyarsızlığı.

            Çocukluktan sıyrılamayışı.

 

            Şayet çocuk YETİ idi ise.

            Çok sıkıntı olmayabilir.

            Ama YETİ hali kaldı ise.

            Dertlerimiz namütenahi.

 

Eton geleneksel kürek yarışları...
Eton geleneksel kürek yarışları...

 

            Bizim sarı kafanın okulu:

            ETON tevellüdü 1440 senesi…

            Hazret IV Heinrich kuruvermiş.

            Üzerinize afiyet bir “kral projesi...”

 

            Sert eleştiriler şuralarda:

            Okulun mezunları sıkıntılı...

            Çoğu şişik egolu ergenler.

            Toplumu okuyamıyorlar.

 

            Canım ne olacak.

            Okumayıversinler.

            Demeyesiniz: Aman!

            Peki ama neden?

 

            Çünkü üzerinize afiyet.

            ETON başbakan okulu.

            Adeta: Yirmi tane çıkmış.

            Çoğu çok etkili isimler…

 

            Geliniz şöyle düşünelim:

            Kırk bin pound! Bu da net.

            “ETON‘ın bir senelik ücreti.”

            Artı sayısız ekstrası mevcut…

 

            Buraya kadar tamam mı?

            Nüfusun çoğu için değil…

            Senelik adam başı gelirleri?

            Bu rakamın iyice altında…

 

            Şayet siz başbakansanız…

            Ve ama eşiğiniz ETON ise.

            Hala orada duruyor ise…

            “We have a problem Houston”

 

            Olup biten de tam bu:

            Elitist eğitimli sarı kafa.

            Kime yazılıp durmada?

            Spreyli Populist Kral’a…

 

            Ezcümle YETİ için EXIT

            Adeta bir ETON iddiası.

            O çok etkilenmeyecek.

            Ya diğerleri? Canım ne olacak

 

            Bu en nihayetinde bir oyun değil mi ki?

           

           

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!