Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Açılma günlerinde koronanın ateşi yükseldi, piyasada panik alımları başladı… Hayır, konunun borsayla dövizle ilgisi yok. Avustralya’da Kovid-19 vakalarında yeni artış trendi üzerine, tuvalet kağıdına yeniden hücum başladı. Rulolar artık yeniden karneyle. Perakendeciler tuvalet kağıdı ve kağıt havlu satışlarını adam başı bir ya da iki paketle sınırlandırdı. Üstelik koronanın ilk zamanlarında pek gündemde olmayan sosyal mesafe düzeni de yeni hücum dalgasında iyice kontrolden çıkmış. Bazı eyaletler de yumurta, el dezenfektanı, makarna, şeker ve pirinç satışları da sınırlandırılmış.

Avustralya’da bir önceki panik dalgası tam 2 Mart günü patlak vermişti. Ülkede pozitif vaka sayısı henüz 33’ü bulmuştu ama Hong Kong’tan Singapur’a Asya cihetinde milletin dev paketleri nasıl yağmaladığını gören Avustralyalılar da raflara saldırmıştı. Durum ciddi olmalıydı, çünkü Hong Kong’da tuvalet kağıdı uğruna silahlı soygun bile yapılmıştı.

Pandemi ortamı için çok anlamsız görünen tuvalet kağıdı paniği marketlerde Mad Max sahneleri yaratıyordu. Avustralya’da bir Woolworth mağazasında boşalan tuvalet kağıdı raflarında kalan son rulo paketi için kadınlar dövüşmüş, arkası çorap söküğü gibi gelmişti. Amerika’dan Avrupa’ya kadar yayılan tuvalet kağıdı istifleme dalgasında pek çok adli vaka meydana gelmiş, paketleri paylaşamayan müşteriler arasında tekme tokatlı kavgalar nedeniyle karakollara düşenler olmuştu.

Bazı liderler vatandaşı yatıştırmak için açıklama yapmak zorunda kalmıştı. Hollanda Başbakanı Mark Rutte “Kimse merak etmesin, 10 yıl yetecek kadar tuvalet kağıdımız mevcuttur” diye güvence vermiş; Avustralya Başbakanı Scott Morrison da, “Ülkede tuvalet kağıdı sıkıntısı kesinlikle söz konusu değil, sadece tüketim arttığı için ikmalde bazı gecikmeler oluyor” demişti.

Şimdi Avustralya’da başlayan ikinci dalgada Başbakan Morrison o kadar sabırlı görünmüyor. “Tuvalet kağıdı almaya artık son verin, saçmalamayın! Yok böyle bir ihtiyacınız” diye uyardı milleti.

Tuvalet kağıdı uğruna bu saçma telaş, tehlike anında insan davranışına dair araştırmalara konu oluyor. Psikologlara göre insanlar, tuvalet kağıdı istifleyerek koronavirüse karşı kontrolü ele geçirdiğine inanıyor. Bir nevi batıl itikat olarak da hüküm sürüyor. İnsanoğlu kendini savunmasız hissettiği stres ortamında virüse karşı adeta muska gibi bazı nesnelere sarılıyor; cerrahi eldiven ve maske gibi daha elzem malzemelerin yanı sıra tuvalet kağıdı da listeye dahil ediliyor.

New South Wales Üniversitesi’nden iki uzmanın araştırmasına göre tuvalet kağıdına hücum hiçbir ülkede Avustralya’da olduğu kadar dramatik boyutlara ulaşmadı; 50’yi aşkın ülkedeki panik alımlarını inceleyen araştırmacılar, kısa adıyla FOMO (fear of missing out) diye bilinen “fırsatı kaçırma korkusu” ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan panik eğrisinde en dik çizginin Avustralya’da yaşandığını grafikle belirlemiş.

Birinci panik dalgası daha anlaşılabilir bir ruh halini yansıtıyordu. Çünkü Çin’den çıkıp Avustralya’nın en yakın komşuları olan Güneydoğu Asya’da yayılmaya başlayan esrarengiz bir hastalık söz konusuydu. O tarihlerde Fransa ve İtalya da virüsün ağırlığını hissetmeye başlamıştı. Fakat köprülerin altından çok sular aktı ve tuvalet kağıdının öncelikli ihtiyaç olmadığı da anlaşıldı. Dolayısıyla Avustralyalı uzmanlar, ülkedeki paniğin sırrını çözebilmiş değil.

KARAKTERE GÖRE TUVALET KAĞIDI DAVRANIŞI

Alman Max-Planck-Enstitüsü’nün evrimsel antropoloji uzmanları da tuvalet kağıdı stoklama güdüsünün kökeninde yatan nedenleri irdelemişler. Kendilerini Kovid-19 karşısında daha fazla risk altında hissedip, aynı zamanda aşırı duygusal ve sorumluluk bilinci daha yüksek olan bireylerde istifleme davranışının daha yaygın olduğunu tespit etmişler. Yani sadece risk faktörü değil, karakter özellikleri de etken olmuş.

Araştırmacılar sosyal medya üzerinden 35 ülkeden 1029 yetişkinle temasa geçerek yapmışlar bu çalışmayı. Kişilik ve karantina davranışları üzerine testlerin de yer aldığı araştırmadan çıkan sonuç şu: genelde daha kaygılı ve ürkek olanlar Kovid-19’u daha büyük tehdit gördüğü için tuvalet kağıdı stokluyor. Sorumluluk bilincini gösteren çalışkanlık, organizasyon kabiliyeti, mükemmeliyetçilik ve dikkat gibi özellikler de stokçuluğu körüklüyor. İleri yaştakiler, gençlere göre; Amerikalılar da Avrupalılara göre daha stokçu.

Peki istifçiliğin sırrına tam erebilmişler mi? Araştırmacılar, “Kovid-19’a karşı subjektif algı tuvalet kağıdı stoklama dürtüsünü tetikliyor. Fakat yine de bu olguya ilişkin geniş kapsamlı bir kavrayışın çok uzağındayız” diye yazmışlar.

Nedeni her neyse, “tuvalet kağıdı satın alma” kavramı diğer bazı sektörler için metafor oluşturuyor. Örneğin açılma günlerinde bisiklet satışları mı artıyor, “Millet tuvalet kağıdı alır gibi bisiklete hücum ediyor” diye başlıklar atılıyor. Virgin Atlantic pilotları “Tuvalet kağıdı alır gibi uçak bileti alın” diye kampanya başlatıyor…

Virgin Atlantic pilotu Charlotte Dielman, "Tuvalet kağıdı gibi uçak bileti alın" kampanyasında.

ASLINDA SEKTÖRE ZARARLI

Mart ayında Amerika’dan Avrupa’ya kıtaları saran panik alımları sektörü olumsuz etkilemiş. Örneğin Almanya’da bazı firmalar ev tipi tuvalet kağıdı satışlarında yüzde 700’lük artış olduğunu açıklarken, iş yerleri, okullar, otel ve lokantalar gibi kamusal alanlara endüstriyel boy tuvalet kağıdı üretenler karantina nedeniyle satışlar düştüğü için kısa çalışma düzenine geçmişti. Ancak tuvalet kağıtlarının yağmalanması sonucu şimdi evlerde biriken stoklar talebi düşürünce, firmalarda üretim fazlası oluştu. Şu sıra satışların, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 -38 oranında gerilediği söyleniyor. Nisan ayında ciroları düşen firmalar, üretimi azaltıp kısa çalışma düzenine geçti.

Pandeminin ev tipi tuvalet kağıdı kullanımını artırması çevreye ve iklim değişikliğine etkisi bakımından da gündemde. ABD merkezli “Doğal Kaynakları Savunma Konseyi” adlı kuruluş, ev tipi yumuşak tuvalet kağıtlarının saf odun lifinden üretildiği için bunu pandeminin yan etkisi olarak gösteren bir rapor yayınladı; “Bunlar da endüstriyel tuvalet kağıtları gibi dönüştürülmüş malzemeden üretilmeli. Aksi takdirde ABD’nin ihtiyacı yüzünden Kanada’nın kuzey ormanları yok olacak” dedi.

Fakat Kanada Orman Ürünleri Birliği’nden yalanlama geldi: “Rapordaki iddialar temelsizdir. Tuvalet kağıtları, inşaat ve diğer alanlarda kullanılan kerestenin yan ürünü olan atık malzemeden üretilir.”

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00