Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Galileo, “Dünya yine de dönüyor” diyeli 400 yıla yakın zaman geçti ama bilim halen insanlığı realiteye inandırma savaşı veriyor. “Bilim, bilmiyor” sözü bile telaffuz edilebiliyor 21’inci Yüzyıl’da. Şaka değil, Trump söylüyor.

İnsanlığı tehdit eden en yakıcı konu malum Kovid-19; ama pandemi yüzünden tartışması sekteye uğramış bir iklim kriziyle de yüz yüzeyiz. ABD’nin batı yakası günlerdir orman yangınlarıyla kavruluyor, dört eyalete yayılan yangınlarda 35 kişi yaşamını yitirdi. Bilim insanlarına göre felaketin sorumlusu küresel ısınma; giderek artan sıcaklık ve kuraklık nedeniyle kuruyan milyonlarca ağaç yüzünden yangınlar körükleniyor. Trump ise iklim krizine katiyen inanmadığı için “Hava soğuyacak, göreceksiniz” diyor.

Başkan, California’da yetkililerden brifing alırken “Yangınların nedeni ormanların yanlış yönetimi. Avrupa’da da ormanlar var, Finlandiya ve Avusturya da ormanlık ülkeler ama onların böyle sorunları yok…” diyerek iklim krizi etkisine itiraz ediyor. “Suçu orman yönetimine yıkıp kafamızı kuma gömerek bilimi dikkate almamak tehlikelidir” uyarısı üzerine de “Bence bilim, bilmiyor” diye kestirip atıyor.

Çünkü Trump her şeyi en iyi kendisinin bildiğine inanıyor ve gerçekleri de çarpıtabiliyor. Örneğin aynı brifingde ABD’nin global karbon ayak izinin toz zerresi kadar olduğunu ileri sürüyor ki, doğru değil. ABD, sera gazı emisyon hacminde Çin’den sonra ikinci sırada.

Aslında Trump, Bob Woodward’un yeni çıkan kitabına göre koronavirüsün, gripten beter ölümcül tehlikesini baştan beri biliyor. Ama kamuoyu önünde aksine riski hafife alıp mevsimsel griple kıyaslamaya devam ederek bilimle cenkleşiyor. “Rage” kitabıyla ilgili gazetesi Washington Post’a konuşan Woodward, “Trump tek kişilik orkestra. Elindeki bilgiyi istediği gibi kullanan bir buldozer. Hem kendi kadrosuna, hem de ülkeye karşı. Onun için takımı ve planı yok“ diyor. Bu arada Trump kitabı çabucak okumuş; Fox News yayınında “Çok sıkıcı buldum” dedi.

Bilimin inandırma savaşı sadece otoriteye karşı değil. Bilimin bildikleri geniş kitlelerin de hoşuna gitmeyebiliyor. Pandemide, ağustosta binli rakamların altına indikten sonra pozitif vakaların yeniden 1700’lere varması ve artan ölümler üzerine uyarı veren bilim insanlarına karşı takınılan tavır bu. Bilim Kurulu üyelerine yönelik tepkiler de dahil.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek “Çapa’da 530 testin 81’i pozitif, oran yüzde 15’i geçti. Salgın İstanbul’da yeniden başladı. Ağırlıklı olarak gençler ve zatürre oranı yüksek, moral bozmak için değil, tedbir alın diye yazıyorum“ diyor. Hocanın sadece tek hastaneden verdiği somut istatistik, yurt çapında bilinenden daha yüksek rakamlar olması gerektiğine işaret ediyor. Aldığı karşılık ise panik yaymakla suçlanmak oluyor; “Bugüne kadar ülke için ne yaptınız, hastalıktan değil korkudan öldüreceksiniz“ gibi yorumlar geliyor.

Türk Tabipleri Birliği, 91 sağlık çalışanının Kovid-19’dan ölümü nedeniyle siyah kurdeleli farkındalık eylemine girişiyor, “Sağlık Bakanlığı yönetemiyor, tükeniyor ölüyoruz“ diyor. “Siz önce Kovid-19 aşısı bulun siyaset yapmayın“ cevabı alıyor, muhaliflikle suçlanıyorlar. Olabilir, ideolojik dürtüler devreye girmiş olabilir ama ön cephe ölümleri de gerçek.

Bu ortamda MHP lideri Bahçeli pandemi açıklamalarıyla Twitter’a keskin bir dönüş yapıyor. Önce “Virüs tanımazlar, tıptan anlamazlar dedikodu borsası kurmuş“ diyerek isim vermeden TV’lerde yorum yapanlara çıkışıyor, ardından dün siyah kurdele eylemi yüzünden “ihanet oluşumu ve tabipliğin yüz karası“ dediği Türk Tabipleri Birliği’nin kapatılmasını ve yöneticileriyle ilgili adli işlem yapılmasını istiyor.

Bilim Kurulu üyeleri maskeden sosyal mesafeye daha çok vatandaşın aymazlığına yüklenen açıklamalarıyla dikkat çekiyor ki, bireysel sorumsuzluklar da gerçek. Çene altı maskeden tutun düğün halaylarına kadar… Kurul üyesi göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, vakaların bayram hareketliliği nedeniyle patladığını söylüyor, fakat sınavların yapılmasını desteklediği için sosyal medyada azar işitiyor; “Ülkeyi sefalete sürüklüyorsunuz, tam sopalıksın meymenetsiz herif“ gibi çıkışlardan türlü hakaretlere kadar varıyor iş. Bilim Kurulu’ndan Ateş Kara, Oxford aşı çalışmasının beklenmeyen etki nedeniyle durdurulduğu bilgisini veriyor, el alemin aşısını tanıtmakla suçlanıyor.

SAĞLIK YETKİLİLERİNE ÖLÜM TEHDİTLERİ

Pandemi mücadelesinde ön plandaki bilim insanları ve sağlık yetkililerine tepkiler ağız dalaşından öte ölüm tehditlerine kadar varabiliyor. ABD’nin baş enfeksiyon uzmanı Antony Fauci, Trump’la cebelleşmenin de etkisiyle, ölüm tehditleri aldığını ve ailesinin taciz edildiğini açıklamıştı. Almanya’da okulların kapatılmasında pay sahibi olmakla suçlanan uzman Christian Drosten de benzer tehditlere maruz kalmış; koalisyon hükümetinin ortağı SPD’nin sağlık uzmanı Karl Lauterbach da iş yerlerinin kapatılmasından sorumlu tutulup ölüm tehditleri almıştı. İsveç’teki gevşek sistemin mimarı Anders Tegnell bir yandan epidemiyologlar tarafından eleştirilerken, diğer yandan telefonla ve sosyal medyadan tehditler alıyor.

Dr. Jeannette Young

Hedefteki son kişi Avustralya’nın Queensland eyaleti baş sağlık yetkilisi Dr. Jeannette Young. Vakalardaki artış üzerine komşu eyaletlerle sınırları kapatınca ölüm tehditleri yağmaya başlıyor. Çok sayıda vatandaş bu yüzden aile yakınlarının cenazesine bile katılamadığı için Başbakan Scott Morrison bile kararı eleştiriyor; “İnsanlığımızı kaybediyoruz“ diyor. Artan tehditler üzerine Young polis koruması altına alınıyor. Korona bağlantılı komplo teorileri ve sağlıkçılara yönelik nefret dilinin alıp yürüdüğü Avustralya’da hemşirelere iş dışında hastane önlüğü giymeme uyarısı bile var.

BİLİMİN MASKE POLEMİĞİ

Pandemiyle mücadelede madalyonun bir de öbür yüzü var; bilim cephesindeki tutarsızlıklar… Daha doğrusu, adı üstünde yeni bir virüs olduğu için sürekli yenilenen bilgilerin çelişikliği. Mesela salgın başında bilimin söylediğinin aksine, hastalığın çocuk ve gençlerde de ağır seyredip öldürücü olabildiği ortaya çıktı. Çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, hasta yaş ortalamasının düştüğünü ve 15 yaş altı 12 çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı; “İlk zamanki düşünceler tamamen değişmiştir. Çocuklara birkaç ay öncesine göre farklı gözle bakıyoruz” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan

Dünya Sağlık Örgütü’nün de kapıldığı bu yanılgı, maske önlemi için de geçerli. Başta DSÖ direktörü bazı uzmanlar pandemi başlangıcında maskenin yararsız, hatta zararlı olduğunu ileri sürerken şimdi maske uyarısı yapıyor. Bu da bilim cephesinde polemiklere neden oluyor. California Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Çilingiroğlu, maske takmayın diyen hekimleri ölümcül virüsün yayılmasına neden olmakla suçluyor. Mehmet Ceyhan’ın maskenin gereksizliği üzerine eski bir açıklamasını paylaşıp “Mehmet hocam, önceden maske takılmasın diyenlerdendiniz. Şimdi takın diyorsunuz. Bilim mi değişti, siz mi anlayamadım” diye soruyor.

Ceyhan hocanın yanıtı zehir zemberek: “Seni adam yerine koyup cevap yazmazdım ama şunu söylemeliyim. Senin gibi olmayan unvanlar kullanan, bilim adamlığından nasibini almamış, bilimi göbek atmak sanan birinin mezuniyetine katkıda bulunduysam, ondan utanırım sadece. Bilimle ilimin farkını oku.” Dahası, bu polemik ortamına dalıp kendisine “bunamış amca” diyen bir kullanıcıya da “Bir de annene sor bakalım gerzek” yanıtını verecek kadar öfkeleniyor Prof. Ceyhan, sonra siliyor tweet’ini.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00