Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Prof. Dr. Uğur Şahin, firması BioNTech ile Pfizer’ın geliştirdiği Kovid-19 aşısı sayesinde 2021 kışında hayatın normale döneceğini söylüyor. İlk milyonluk dozların ocak ayında Avrupa ve ABD’de dağıtılmasını planlıyorlar. Prof. Şahin öngörüsünde haklı çıkarsa, hayatı normale dönenler de haliyle aşıya ilk kavuşanlar olacak. Nitekim aşı iyimserliği öyle yüksek ki, ABD ve Avrupa’daki verilere göre haberin açıklandığı 9 Kasım günü itibariyle online turizm acentelerine ani bir taarruz başlamış. Aşının doping etkisiyle havayolu ve kurvaziyer şirketlerinin hisseleri de yükseldi.

Dünyada can derdine düşmeden tatil düşleyenlerin olması iyi bir şey tabii. Neticede Birleşmiş Milletler raporuna göre pandemi yüzünden turizm sektöründe 120 milyon kişi işini kaybetme riskiyle karşı karşıya; ekonomik zarar ise sadece bu yıl 1 trilyon doları geçiyor.

ABD’de Biden’ın seçimi kazanmasına paralel aşı umudunun da doğması iyimserliği artırmış; bir nevi Post-Trump hafifliği. Amerikan biyoteknoloji firması Moderna da dün yarışta mesafe aldığını, Kovid-19’a karşı yüzde 94.5 etkili aşı geliştirdiğini açıkladı. Seyahat acentelerinin çatı kuruluşları, yeni yönetimin aşı geliştirme ve dağıtımıyla test ve karantina kuralları arasında doğru dengeyi bulması halinde turizm sektörünün de yeniden canlanıp rayına oturabileceğini söylüyor.

Aslında aşı hiyerarşisi sıradan vatandaşın tatil hevesine set çekebilir. Çünkü ABD ile Avrupa’da aşıyı alan ülkeler öncelikle risk gruplarıyla sağlık personeli ve kilit noktalarda görevli kamu çalışanlarına uygulayacak. Bu kategorilere girmeyenlerin beklemesi gerekecek. Şimdilik ilk sırada görünen BioNTech-Pfizer aşısının eksi 70 derecede muhafaza edilmesi gerekiyor ki, bu da nakliye ve depolamanın hayli zaman alacağını gösteriyor.

İngiltere’de seyahat öncesi aşı dahil önleyici tıp hizmeti veren Trailfinders Kliniği hekimlerine göre aşı programı başlar başlamaz ilk uçağa atlayıp tatile çıkmak hayal. Çünkü uluslararası turizmde artık topyekûn aşı sertifikalı bir gelecek ufku göründü. Aynı Sahra Altı Afrika ülkelerine giderken yaptırılan sarı humma, Hepatit A, tifo ve menenjit aşılarında olduğu gibi Kovid-19 aşı sertifikası da global zorunluluk haline gelecek.

Ama tatili özleyenler için bunlar teferruat. Online seyahat aramaları ve rezervasyonlara dair haberler çığ gibi. Uçuş, konaklama ve araç kiralama sitesi Skyscanner'ın online trafiği önceki haftaya göre yüzde 48 artış göstermiş. En çok Paskalya’da kayak tatiliyle Akdeniz ve Maldivler’de yaz tatiline rağbet görülüyor. Bu seçenekleri New York ve Florida izliyor. Travelsupermarket sitesindeki trafik artışı ise yüze 54’ü bulmuş. Tatil planları 2021 nisan ayı ve sonrasına endeksli. En çok aranan ve rezervasyon yaptırılan yerler sırasıyla Maldivler, Kanarya Adaları, Antalya, Kıbrıs, Venedik, Algarve ve Costa Blanca. British Airways arama ve rezervasyonları da Maldivler, Kanarya Adaları ve Karaibler’de yoğunlaşıyor.

Ortadoğu pazarında faaliyet gösteren Dubai merkezli Dnata Travel Group ise ortalama rezervasyon değerlerinde yüzde 20’lik artışa işaret ediyor; yani pandemi öncesine göre daha lüks seçenekler tercih ediliyor. Şirketin CEO’su John Bevan’ın deyişiyle, “Bu yıl tatil yapamayanlar kendini şımartıyor, daha üst kategori odaları seçiyorlar”. Aile gruplarında da artış görülmüş. Lüks sınıf tur operatörü Black Tomato da aynı nedenle pandemi öncesine göre yeni müşteriler edinmiş ve tur seçenekleri arasında Patagonya’da güneş tutulması seyrinden İzlanda’da gece yarısı güneşinde balinalarla yüzmeye kadar bir dizi yeni seçenek mevcut.

AFRİKA NEDEN GÜVENLİ

Almanya’da vakalardaki artışla birlikte yeniden kapanma dönemine girildiği için seyahat acenteleri şu mevsimde uzak yolculukları tavsiye ediyor; en ideal adres olarak da Afrika’nın kalabalıktan uzak safari parklarını ve ıssız sahillerini gösteriyorlar.

Seyşellerin tenhasında bulaş riski çok düşük

Afrika ülkelerinin yetersiz sağlık sistemleri nedeniyle pandemiden ağır etkilenmesi bekleniyordu ama öyle olmadı. 54 Afrika ülkesi dünya nüfusunun yüzde 17’sini oluşturuyor; buna karşılık global Kovid-19 ölümlerinin ise sadece yüzde 3.5’i bu kıtada kayda geçti. Afrika’da vaka ve ölümlerin yeterli test ve teşhis olmadığı için düşük olduğu zannedilebilir.

Ancak uzmanlara göre Afrika verilerine güvenmek için yeterli gerekçe var. Öncelikle hareketlilik yoğun değil ve ülke nüfusları çok genç. Kıyaslamak gerekirse Kenya’da ortanca yaş 20; Avrupa ülkelerine göre çok daha genç nüfusu olan Türkiye’de ise 32.4. Kıtanın nemli ve sıcak ikliminde serpinti yağmuruna nadiren rastlanıyor ki, Avrupa’nın kuzey kesimlerindeki vaka artışları çiseleme etkisine de bağlanıyor. Ayrıca ebola ve benzeri salgınlarda edinilen deneyimin pandemiyle mücadelede etken olduğu varsayılıyor.

Ancak bu avantajlara karşın birçok Afrika ülkesi en önemli geçim kaynağı olan turizm gelirlerinden yoksun kaldı. Özellikle safari destinasyonları büyük darbe yedi. İnsanlar yoksulluk ve açlık nedeniyle doğal parklarda kaçak avlanmaya başladı. Gelir kapıları kapandığı için park bekçilerine yol verildiğinden hayvanlar yem oldu. Şimdi uzun bir kapanma döneminden sonra Etiyopya, Kenya, Namibya, Tanzanya, Uganda, Seyşel Adaları, Zimbabwe ve Kape Verde kapılarını yeniden dış turizme açtı. Ülkeden ülkeye süresi 48 -72 saat arasında değişen PCR testi istiyorlar, bazılarında karantina da mevcut.

Kenya'da Masari-Mara yabancı turistleri bekliyor

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın seyahat yasağı yok; örneğin Tanzanya’da sadece kalabalıklardan uzak durulması uyarısında bulunup, bol açık hava ve hijyen koşulları yeterli olan otellerde kalınmasını tavsiye ediyor. Uçsuz bucaksız sahilleriyle Seyşeller için ise hiç uyarı yok. Alman turizm şirketi TUI’nin sitesinden, Seyşel Adaları Hilton’da bir haftalık tatil rezervasyonu adam başı 1800 Euro. FTI seyahat acentesi ise iki haftalık Tanzanya tatilini uçuş ve konaklama dahil adam başı 1360 Euro’ya satıyor.

RUANDA GORİLLERİNİ KORONADAN KORUYOR

Kimler nerede tatil yapmak istiyor diye araştırırken Financial Times’ta bir seyahat yazısına rastladım. Ruanda’daki safari macerasını anlatan yazarın dediğine göre hükümet şu pandemi döneminde dağ gorillerini korumak için de önlem almış. Genetik olarak insana çok yakın oldukları için koronavirüs bulaşır korkusuyla turistlere maske-mesafe-hijyen kuralı gorillerle karşılaşınca da geçerliymiş. Bitmedi, gorillerin bulunduğu sahaya taze test yaptırmadan da girilmiyormuş. Zaten 12 milyonluk nüfusunu Kovid-19’dan korumayı başarmış Ruanda ve sayıları bin kadar olan dağ gorillerini de ihmal etmemiş.

İnsanla dağ gorilinin DNA'sı yüzde 98 ortak

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00