Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kuzey yarıkürenin yaz aylarında deniz-güneş-kum maceraları vaka patlamaları olarak döndü. Şimdi sıra koronalı kayak mevsimine geldi. Avrupa Birliği’nde neredeyse bir sinir savaşı hüküm sürüyor. Almanya, kış maceralarıyla yeni piklere çıkmamak için Noel tatili ve yılbaşında AB çapında bütün kayak merkezlerinin kapalı tutulması için bastırıyor; “10 Ocak 2021 tarihine kadar açılmayalım. İkinci bir Ischgl yaşamayalım” diyor. İtalya da aynı fikirde. Fransa da açılmamaktan yana fakat hava almak için dağlara gitmek serbest, otel ve lokantalar açık ama telesiyej ve teleskiler kapalı, kay kayabilirsen.

Kış turizminden önemli geliri olan Avusturya ise açılmakta diretiyor; Maliye Bakanı Gernod Blümel, “Zararı tazmin için 2 milyar Euro karşılığı ortak kapanmaya razı olabiliriz” diyor. Neticede gayrı safi yurtiçi hasılanın yüzde 15’i turizmden geliyor, 750 bin kişi turizmden besleniyor. Bunu hatırlatıyorlar. Noel ve yılbaşında kapandıkları takdirde haftada 500 milyon Euro gelirden olacaklarını söylüyor işletmeciler.

Gerçi İsviçre Alpleri de açık, isteyen Zermatt’a buyurabilir ancak İsviçre AB üyesi olmadığı için Almanya Başbakanı Merkel direkt Viyana’yı hedef alarak “Ortak bir karar için çaba göstereceğiz. Avusturya’dan yapılan açıklamalara bakılırsa bu maalesef kolay olmayacak ama denemekte fayda var” diye sitem ediyor. Milleti dağlara kaptırmamakta kararlı görünen Merkel aşı beklentisiyle heveslenen kayakçıları “Noel tatilinden önce aşı gelebilir, ancak öncelikle sağlık çalışanlarına uygulanacak” diye uyarıyor. Noel’den önce nasıl uygulanacak meçhul. Çünkü Avrupa İlaç Ajansı EMA, Pfizer-BioNTech ve Moderna aşılarının onay incelemesine 1 Aralık’ta başladı ve nihai karar için en az dört haftaya ihtiyaç olduğunu söylüyor. Yani iki aşıya en erken onay 29 Aralık’ta gelecek.

Almanya Zugspitze - pistler boş kalmaya devam edecek

Avusturya Başbakanı Kurz ise Berlin ve özellikle kapı komşusu Bavyera’nın sinirini bozmakla birlikte kendi açısından mantıklı konuşuyor. Her ülkenin kendi vaka sayısına göre kayak merkezlerini açıp açmama kararı vermesi gerektiğini söylüyor, yürüttüğü mantık ise şu: “Tek başına koşuya çıkanla tek başına kayak yapan arasında bir fark yok. Telesiyej ile herhangi bir toplu taşıma aracı arasında da fark yok. Bu bakış açısıyla kararımızı verebiliriz.”

Viyana kendi kararını verse de yüksek vaka sayısı nedeniyle nereden hangi turist gelecek, orası muallakta. Avusturya, aynı Fransa ve İtalya gibi Almanya’nın riskli ülkeler listesinde. Almanya, bu ülkelerden gelenlere 10 günlük karantina uyguluyor. Avusturya medyasındaki hava şu; Bu kadar sıkılıkla tatilci beklemek hayal. Gazetelere göre Avusturya’da yaşayan Türklerin yılbaşında memleket hasreti gidermesi de hayal; “Türkiye korona sayılarını uluslararası standartlara göre açıklamaya başlayınca vakalar yükseldi, riskli bölge statüsü de yükseldi. Hükümet, Türkiye ve Balkan ülkelerine gidişleri engelleyecek” diye yazıyorlar.

Avrupa kapanacak beklentisiyle Rus ve Ukraynalı tur operatörlerinin Erciyes, Palandöken ve Uludağ’da rezervasyon yaptığı haberleri de geliyor bu arada. AA’nın haberine göre “İsviçre, Fransa, Avusturya havayolu trafiğini kapatınca, Rusya ve Ukrayna'daki tur operatörleri rotayı Türkiye'ye çevirdi. Kartalkaya, Uludağ ve Palandöken’de arayış içindeler. Yabancı tur operatörleri sayesinde Erciyes yüzde 85 doluluk oranına ulaştı. Ukrayna Havayolları haftada bir tarifeli sefer başlattı. Erzurum Palandöken’in de Rusya ve Ukrayna’dan yüzde 60-70 rezervasyonu var. Uludağ’da kar yağışı başlamadığı için rezervasyon henüz yüzde 30 oranında.”

AVUSTURYA TİROLÜ SABIKALI

Avrupa’daki ilk koronavirüs dalgasının Avusturya’nın Ischgl kayak merkezinden yayıldığı biliniyor. Daha doğrusu kayak sonrası tıklım tıklım apres-ski barlardaki yakın temas neticesinde virüsün ta İzlanda ve ABD’ye kadar yolculuk yaptığı tespit edilmişti. Mart ayı başında Ischgl’daki kayak tatilinden dönen 14 kişilik grup silme korona pozitif çıkınca İzlanda uyarıda bulunmuş, fakat Avusturya dikkate almamıştı. Tirol eyaleti yetkililerinin iddiasına göre İzlandalı yolculara virüs kayakta değil, uçakta İtalya’dan aktarmalı gelen bir yolcudan bulaşmıştı.

Böylece önlem alınmadı ve kayağa geliş gidişler devam etti. Ta ki Ischgl’daki bir bar çalışanı ve yakın çevresindeki 15 kişinin testi pozitif çıkıncaya kadar. Bölge o zaman karantinaya alındı, ancak olan olmuş binlerce kişi süper bulaş ortamında enfekte olmuştu. Avusturya turizm sektörü zarar görecek diye açgözlü davranmakla suçlanıyordu. Bu vahim durumda Tirol’de güçlü lobileri bulunan teleferik işletmecileri ve otelcilerin payı vardı. İmaj ve para hırsıyla siyasete baskı yapmışlardı. Başbakan Kurz’un Avusturya Halk Partisi’nden (ÖVP) olan Tirol eyaleti Başbakanı Günther Platter, virüsün yayılmasından sorumluydu.

Neticede Avusturya Tüketiciyi Koruma Derneği, biri vatandaş üçü Alman dört mağdur tatilci adına Tirol Yönetimi aleyhinde dava açtı. Bu yargı süreci, Ischgl tatilinde Kovid-19 olan bin kişinin toplu davası için de test niteliğinde olacak. Derneğin açıklamasına göre Ischgl’da tatil yapan 45 ülkeden 6 bin kişiyle temasa geçmişler. Tatilden ülkelerine dönüşte yüzde 80’inin testi pozitif çıkmış ve en az 32’si Kovid-19’dan hayatını kaybetmiş.

Derneğin avukatları Başbakan Kurz’u da ihmal ve sorumsuzlukla suçluyor. Ufukta toplu bir dava da göründüğü halde Avusturya kış turizmini kapamamakta kararlı. Vakalar yükselince 17 Kasım’da tam kapanmaya gitmişlerdi, 6 Aralık’ta açılacak ve hemen ertesi gün kış turizmi için başlama düdüğünü çalacaklar. Turizm Bakanlığı tatilin çok güvenli olacağına dair teminat veriyor, “Virüsün yayılmasında esas tehlike kayak değil, spor sonrası partileriydi” diyor, korona düzeninde pist dışında bir hayat olmayacağını söylüyor. Apres-ski mekanları olmayacak, teleferikler işlemeyecek. Mottoları “Kaymaya evet, eğlenceye hayır.”

Ischgl'da kayak serbest

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00