Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, geçen ocak ayında Merkel ile telefon görüşmesinden sonra “Şansölye aşılama hızımızı kıskandı” demişti. Trudeau’nun aktardığına göre Merkel, “Bizim aşı kampanyası Kanada’nınki kadar iyi gitmediği için her gün Alman medyasından eleştiri alıyorum” diye yakınmıştı. Alman medyası Trudeau’nun gizli kalması gereken bir görüşmeyi uluorta açıklamasını yadırgamış, üstelik Kanada’nın ağır aksak Almanya’dan daha kötü durumda olduğunu da yazmıştı.

Merkel başbakanı kafaya mı aldı, yoksa Trudeau başarı hikayesi yazmak için mi uydurdu orası meçhul. Ama gerçekler acı. Kanada yedi ayrı üreticiden 338 milyon doz aşı siparişi verdi, bu miktar 33 milyonluk nüfusunun yüzde 500’ünü karşılıyor fakat tedarik tıkanıklığından kaplumbağa hızıyla ilerlediği için aşı olmaya komşu ABD’ye gidenler bile var. Ayrıca Toronto merkezli özel jet havayolu şirketi Momentum 25 bin dolara ABD’ye günü birlik aşı seferleri düzenliyor.

Kanada sağlık sistemi mükemmel olmasıyla bilinir, herkesin sağlık sigortası vardır, ancak Pfizer, Moderna ve Janssen (J & J) aşılarını şimdilik ABD’den alamıyor. Çünkü Trump “Önce Amerika” diyerek bir kararnameyle ABD aşı ihracatını bloke etmişti. Kanada’nın Pfizer ve Moderna aşıları Avrupa’daki üretim tesislerinden geliyor ve yetmiyor. Aşı randevuları sarktığı için emeklilerin her kış olduğu gibi Florida’ya akın ettiği, bu sefer güneşin yanı sıra aşıdan da faydalandığı söyleniyor. Florida’da dünyanın çeşitli yörelerinden gelen 65 yaş üstü turistler de aşılanıyor. ABD Şubat ayı itibariyle siparişlerinde 1.2 milyar doza ulaştı, nüfusunun yüzde 200’ü gibi bir orana tekabül ediyor ama yine de özellikle Kanada’dan aşı seferleri Amerikan medyasını kızdırıyor.

Dünyada en fazla aşı siparişi veren ülke olan Kanada ancak 1.5 milyon kişiyi aşılayabildi; ABD’de ise bir günde o kadar insana aşı uygulanıyor. Kanada’nın modern, inovatif ve refah içinde yüzen ülke imajı yerlerde sürünüyor, Trudeau’nun da özellikle ABD ve Avrupalı sol liberaller arasındaki karizması çiziliyor. New York Times’ın da yazdığı üzere Kanada aşılamada Bangladeş’ten hallice durumda.

Ülkesinde ağır eleştiri altındaki Trudeau, Biden’ın geleneklere uygun olarak ilk telefon görüşmesini yaptığı lider olmuştu. Biden yüz yüze ilk görüşmesini de geçen salı günü Trudeau’yla yaptı; pandemi nedeniyle video-konferans yöntemiyle. İki taraf karşılıklı bayraklar konuşlandırarak görüşmeyi resmileştirdi.

Trump ile Trudeau’nun çatışmalı geçen ilişkilerinin ardından bir eski günlere dönüş, bir rahatlık ve samimiyet hakimdi. Trudeau, Biden’ı Paris İklim Anlaşması’na dönüşünden ötürü kutladı; iklim krizi ve pandemi savaşında ortak mücadele sözleri verildi. Biden “ABD’nin Kanada’dan daha iyi dostu, daha iyi dostu yok” dedi. Ama kapalı görüşmeden sızan bilgilere göre Kanada’nın “en azından birkaç milyoncuk aşıya geçit verin” ricası karşılıksız kaldı.

Zaten Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, “Küresel toplumun sağlığı tabii ki önemli, ancak Amerikan halkının aşılanmasına öncelik veriyoruz” diye daha geçen hafta açıklama yapmıştı. Yani Trump’ın “Önce Amerika” politikasına devam.

Trudeau kadar Washington’u da eleştiren Kanada medyası “Pfizer’ın 200 km ötedeki Michigan Kalamazoo tesislerinde üretilen aşılardan birkaç milyon doz dahi alamıyoruz“ diye yazıyor. Hesaba göre 59 milyon doz Pfizer ve Moderna aşısının ABD çapında dağıtımı yapılmış, ancak 42 milyon doz uygulanmış. “ABD’deki üretim hızı aşılama hızını geçtiği için altı milyon doz Kanada’ya verilse ABD aşı programı aksamaz“ diyorlar.

AŞIRI DOZ BAŞARI FORMÜLÜ DEĞİL

Kanada örneği aşırı dozda aşı siparişinin başarı formülü olmadığını gösteriyor. Ancak başka bir etken daha var: Bloklar arası aşı soğuk savaşında ip cambazlığını becerebilmek.

ABD merkezli düşünce kuruluşları Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü ve Alman Marshall Vakfı uzmanlarından Jacob F. Kirkegaard’a göre bir yanda ABD ve Avrupa’dan Batılı aşı üreticileri diğer yanda Çin ve Rusya’dan devlete yakın üreticiler arasında bir iktidar savaşı var; “Çok net bir aşı soğuk savaşı hüküm sürüyor” diyor.

Gerçi Rusya Sputnik V aşısının üretiminde darboğaz yaşıyor ama Çin yüklü miktarda aşı stoklamış durumda; zaten pandemiyi kontrol altına alabildiği için aşıdan tasarruf da edebiliyor. Kirkegaard, “Çin’in bir avantajı var, aşıları ‘dostları’ arasında bölüştürdüğü gibi siyasi amaçlarla da kullanıyor” diyor. Pekin, sipariş verenlere bir miktar da bağışta bulunuyor.

Dostu ABD’den bile şimdilik aşı alamayan Kanada’nın portföyünde sadece Batı imalatı aşılar var. Oysa aşı sepetini hem Batı hem de Çin veya Rusya’dan çeşitlendirebilenler aşılamada daha hızlı ilerliyor. En çarpıcı örnek Şili; risk paylaşımı yöntemiyle Pfizer-BioNTech, Sinovac, AstraZeneca ve Johnson & Johnson’la toplam 88.4 milyon dozluk anlaşma yaptı, nüfusunun yüzde 244’ü oranında. Şili şu ana kadar nüfusunun yüzde 16.18’ini aşıladı. İsrail’in yüzde 88.77 ile açık ara önde olduğu sıralamada Şili beşinci durumda. Ardından yüzde 8.7’yle Türkiye geliyor.

Sırbistan da Rus Sputnik V, Çinli Sinopharm ve Alman-Amerikan Pfizer/BioNTech çeşitliliğiyle aşı programını birçok Avrupa ülkesinden daha hızlı yürütüyor.

Sırbistan'ın AstraZeneca aşılarını THY taşıdı

Afrika’nın aşı şampiyonu Fas, hem AstraZeneca hem de Sinopharm’la aşı programını yürütüyor; günde 180 bini bulan ortalamayla Romanya hariç tüm Avrupa Birliği ülkelerini geride bırakıyor.

Bu tabloya karşın rakip bloklardan çeşitlendirme yapıp ağır gidenler de var; örneğin Mısır, Endonezya ve Brezilya.

Pandemi yönetiminde örnek gösterilirken aşılama faslına gelince ünvanını kaybeden Almanya’daki tartışma da bu noktada düğümleniyor: Aşıları çeşitlendirmek ille de başarı garantisi getirmiyor. Bavyera Başbakanı Markus Söder, aşı programını hızlandırmak için Avrupa Birliği’nin Rusya ve Çin’den de aşı almasını önermişti. Ancak AB’nin yerinde saymasının tek nedeni aşı darboğazı değil. Çünkü Romanya, Danimarka ve Malta paylarına düşen dozla belirli bir hız tuttururken Almanya organizasyon bozukluğu nedeniyle geride kalıyor.

Anketlere göre Almanya’da halkın yüzde 70’i aşı olmak istiyor ama aynı anketler aşı randevularında sorun yaşandığını gösteriyor. Ankete katılanların sadece yüzde 16’sı telefon, internet ya da cep uygulamasıyla sorunsuz randevu aldığını belirtiyor. Randevu almak için 50-100 kez girişimde bulunduğunu söyleyenler var. Son verilere göre Pfizer, Moderna ve AstraZeneca’dan 7.5 milyon doz gelen Almanya, 5 milyon doz uygulayabildi, geri kalan dozlar buzdolaplarında bekliyor. Fransa ise halen eczacıların aşı yapıp yapmamasını tartışıyor.

Uzmanlar aşıda soğuk savaş görebilir ama Çin de çoklu stratejiyle ilerliyor; Pfizer/BioNTech’ten 100 milyon doz sipariş verdi. Devlet medyası her ne kadar Pfizer aşısının yan etkileri konusunda yazıp çizse de…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00