Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Yeni bir çevre kriziyle karşı karşıyayız. New York Times çevre bilinci yüksek tüketicilerin, aynı ekolojik şuurda olduğunu göstermeye çalışan markalar, mağazalar ve süpermarketlerin bombardımanıyla istiflediği bez alışveriş çantalarının plastik poşetler kadar olmasa da doğaya zarar verdiğini yazdı. Bez çantaların hammaddesi pamuğun üretiminde aşırı su israfı olduğu için bunlar artık çevre dostu değil diye kestirip attı.

Pamuk ve çanta üretiminde işin ucu Çin’e bağlandığı için acaba Amerikan yönetiminin Pekin’le rekabet atağı yararına bir haber mi diye düşünmedim değil.

Aslında su tüketimi, bütün tekstil ürünleri için geçerli bilinen bir gerçek.

Nitekim NYT’nin haberi de bilimsel temelden yoksun değil. Danimarka’da yapılan araştırmaya göre üretimdeki zararı telafi etmek için tek bir bez çantayı 20 bin kez kullanmak gerekiyormuş. Aynı çantayı her gün kullansan amortisi 54 yıl sürüyor. New York Times’ın haberinde örnek verdiği 25 çantalı Venetia Berry’nin evindeki mamullerin tamamı organik ise eğer, kadının bin yılı aşkın bir süre yaşaması gerekiyor. Bir plastik poşetin doğada bilmem kaç bin yılda yok olması kadar feci bir durum.

Şahsen evde mutfak çekmecelerinde, kenarda köşede kaç tane bez çanta var bilmiyorum. Viyana Leopold Museum’dan Londra’nın Waitrose marketine yığınla müze ve dükkandan alınmış bez torbalar; PR’cılardan gelen çoğu da çöp sepetine mahkum broşür ya da asla giyilmeyecek baskılı tişört tıkıştırılmış olanlar gırla. Hatta Af Örgütü’nün “Equality for all” baskılı çantasını kızım daha yeni para verip almış bana. Korkarım WWF dahil çevre örgütlerinin bez mamulleri de var bir yerlerde. Kaç bin yıl yaşamam gerekir hesaplayamıyorum.

“BEN PLASTİK ÇANTA DEĞİLİM”

Sürdürülebilirlik bilinci bir yana her şey 2007’de bir moda sansasyonu olarak başladı. Geriye dönüp baktım, o tarihte “Kadınlar bu çanta için birbirini eziyor” diye ballandıra ballandıra yazmışım.

İngiliz tasarımcı Anya Hindmarch mükemmel bir pazarlama taktiğiyle çıkarıyor bez çantaları piyasaya. Aslında maksat tek kullanımlık plastik poşetlerin ortadan kaldırılması. Fikir, "We Are What We Do" adlı çevreci eylem grubuna ait. Bu grup yararına çantayı üreten Hindmarch, modanın insanları değişime zorlayan bir platform olduğunu, 15 dolarlık bir ürünle bilinç yarattığını söylüyor. Daha fazla gürültü çıksın diye de insanı fena halde kışkırtan “sınırlı üretim” hilesine başvuruyor

Bezin üzerindeki “Ben plastik çanta değilim” sloganı müthiş kafa tutan bir manifesto. Çevrecileri tavlayabilir ama bir arzu nesnesi kimliği de taşıyor. Bunlara satışa çıkmadan önce Keira Knighley, Lily Cole, Scarlett Johansson, Reese Witherspoon gibi dönemin en parlak genç yıldızları çantalarla görüntüleniyor.

Fiyatı topu topu 15 dolar ama süpermarketlerin yanı sıra Harvey Nichols gibi yüksek profilli mağazalarda sınırlı sayıda satışa sunulduğu için özellikle Asya’nın kalburüstü kesimlerinde kadınların çantayı sahiplenme ihtirası iyice kamçılanıyor. Bazı kentlerde kadınlar çanta uğruna öyle birbirine giriyor ki bir kan dökülmediği kalıyor.

Manzara şu: New York ve Londra’da kadınlar geceden yağmur altında kuyruğa giriyor. Tayvan ve Hong Kong’da sıra kavgası çıkınca polis müdahale ediyor, izdihamda yaralananlar oluyor. Çin ve Endonezya’da arbede olmasın diye çantanın piyasaya çıkışı durduruluyor. Singapur’da binlerce kişi bekleme listesinde, ancak satışa çıkacak çanta sayısı sadece 200. En erken başvuranlar gizlice çağrılarak çantaları teslim ediliyor.

Şimdi Hindmarch’ın söylediğine göre o tarihte sadece İngiltere’de bir günde 80 bin kişi kuyruğa girmiş. Bez çantanın naylona karşı üstünlüğü rakamlarla sabit; 2010 yılına gelindiğinde İngiltere’deki plastik poşet tüketimi 10 milyardan altı milyara kadar düşmüş.

Hindmarch çantalarının süksesi birçok markayı statü sembolü niyetine bez furyasına sürüklüyor. Üstelik marka baskılı çantalarla tüketiciyi bedava mobil reklam panosu olarak da kullanmış oluyorlar. Mesela Conde Nast yayını New Yorker ünlü bez çantasından iki milyon adet dağıtmış abonelerine. Tasarımcı Melina D’Amico imzalı New Yorker çantaları internette satışta. Yani derginin reklamını yaparken bir de üstüne para veriyorsun. Cilt bakım ürünleri markası Kiehls de bez çantalarını bir dolara satıyor.

Bu arada NYT sitesindeki online alışveriş mağazasında 18 dolardan 95 dolara uzanan bir skalada 12 ayrı tip bez çanta/torbanın satışta olduğunu da belirteyim.

“EMEK SÖMÜRÜSÜ DE VAR”

Tabii hiç kimse bez çantalar plastik poşetten beter demiyor. Hatta kıyas bile edilemez diyenler var. Plastik poşetler, sera gazı salımına yol açan fosil yakıtlardan üretilip biyolojik ayrışma olmadan denizleri boyluyor.

Pamuk üretimi organik değilse ekolojiye zarar veren pestisitler kullanılıyor, su tüketimi nehirleri kurutuyor. Bez torbaların çevreye en az etki edecek şekilde ayrıştırılıp geri dönüşümü de problemli. Kimse gidip bez çantasını çöpe atmıyor. Bir yılda üretilen 30 milyon ton bez çantanın sadece yüzde 15’i tekstil endüstrisinde geri dönüşüme gidiyor.

Belediyeler tekstil atıkları için kumbaralar koysa başka bir sorun daha var; bazı bez çantalardaki logo baskılarında PVC bazlı boyalar kullanıldığı için bunların geri dönüşümü mümkün değil. Bütün tekstil ürünlerinde olduğu gibi baskı desenleri kesip çıkarmak gerekiyor. Kaldı ki tekstilde eski üründen yenisini imal etmek enerji yoğun bir süreç, bu nedenle tekstilin karbon ayak izinden kurtulmak adeta çıkmaz sokak.

Uzmanlar pamuktaki su tüketiminin yanı sıra, dünya pamuk üretiminin yüzde 20’sini karşılayan Çin’de başta Uygurlar olmak üzere ucuz iş gücü nedeniyle emek sömürüsüne dikkat çekiyor. Ayrıca moda markalarının tekstil ürünlerinin çoğu Çin’de imal ediliyor. Hindmarch çantaları da dahil!

“Ben plastik çanta değilim” salgını ilk patladığı dönemde "Çantalar, Çin’de tamamen etik kurallar çerçevesinde, işçilere asgari ücretin iki katı ödenerek imal edilmiştir" notu düşülmüştü. Böylece fair trade tartışmasının önü kesilmişti ama Çin’de üretilen çantaların korsanları da tabii ki Çin’de üretiliyordu.

NYT’nin haberine göre şimdi bazı markalar tekstil imalatında farklı çözümlere başvurmaya başlamış. Mesela İngiliz tasarımcı Ally Capellino artık koton yerine kenevir kullanıyormuş. Anya Hindmarch’ın orijinal çantasının yeni versiyonları da dönüştürülmüş pet şişelerden imal ediliyormuş.

New York Times’a konuşan tasarımcı Rachel Comey başka bir çözüm daha öneriyor: Aldığınız her ürünü ille de çantaya koymanız gerekmiyor, elinizde taşıyın.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00