Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kafuku, bugüne değin defalarca kadın sürücülerin arabalarına binmişti ve onun gözünde kadınların araba kullanma tarzları kabaca ikiye ayrılıyordu: Ya aşırı gözü kara ya da fazla dikkatli. İkinci gruptakiler ilkine göre daha çoktu. Genelde kadın sürücülerin daha özenli ve dikkatli araba kullandıkları söylenebilir... Öte yandan, ‘gözü kara’ gruptakilerin çoğu “Ben araba kullanmakta çok iyiyim” der ve aşırı dikkatli araç kullanan kadınlarla dalga geçerler. Ne var ki bu kadınların büyük kısmı şerit değiştirirken çevrelerindeki sürücülerin derin derin iç çektiklerini ya da pek övgü dolu olmayan şeyler söylediklerini fark etmezler. Kuşkusuz bu iki gruba girmeyen kadınlar da vardır...”

Japon yazar Haruki Murakami’nin yeni öykü kitabı “Kadınsız Erkekler”in ilk öyküsü “Drive My Car”, böyle başlıyor. Kaderin cilvesi; ben de bu satırları Mercedes ailesinden Smart’ın 2 ve 4 kişilik yeni modellerini denemek üzere Valencia’ya doğru uçarken okuyorum. 18’ine İstanbul’da basmış bir kadın olarak bu şehirde araç kullanmaya hiç merak salmadım. Ancak vaktiyle ehliyetimi alıp cüzdanıma koymuştum ve benim de ilginç bulduğum otomobiller var. Bunlardan biri, Avrupa’nın dar sokaklarında çok gördüğüm Smart. İstanbul’da araç kullanma konusunda beni ikna edebileceğine hep inandığım bir otomobildi.

HANGİ OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜYÜM?

Ancak hem Murakami hem de yeni Smart, sadece otomobilin sürücüyü değil sürücünün de otomobili ikna etmesi gerektiği fikrini aklıma soktular. Acaba Türkiye’de araç kullanan 6 milyon kadın sürücü ve ben, Murakami’nin nazarında hangi tipe giriyoruz? Sonunda herkesi mutlu edecek bir karar verdim sanırım: İki gruba da girmemeli, öyküde Kafuku’nun şoförlüğünü yapan genç Misaki gibi olmalıyım; sürüşü akıcı, kontrollü ve rahat...

Peki neden kadınlar otomobil kullanmada üzerine kitaplar yazılacak kadar kötü bir şöhrete sahip? Dünya para piyasalarını yöneten de kadınlar, krizin teğet geçtiği şirketlerin başında olanlar da... Yine de şoförlükte erkekler tarafından acımasızca eleştiriliyorlar.

EY HANIMLAR, MESELE FUTBOLMUŞ!

İngiltere’deki Northumbria Üniversitesi’nden Psikolog Dr. Colin Hamilton’ın net bir açıklaması var: “Erkekler hareket eden bir nesnenin ne kadar sürede hedefine ulaşacağını daha kolay kestirebiliyor” diyor. Bunu da futbola bağlıyor. Futbol oynamak hareketli nesnelerin alışkanlıklarını değerlendirmede yardımcı oluyor. Futbol seven kadınların neden daha rahat araç kullandığını anlayabiliyorum! Maço tarzlarına bağlardım oysa... Ancak bu tez her zaman doğru değil. Türkiye’nin ilk otomobil yarışçısı, 1932 şampiyonu Samiye Hanım da futbol mu izliyordu canım!

Erkekler sürücülük konusunda kadınları küçümsüyorlar ama istatistikler öyle demiyor. Tam kusurluluk istatistiklerine baktığımızda erkekler, kadınları 2 puanla geçiyor. Hasarlara bakarsak da erkek kazalarının maliyeti, çok daha fazla. Erkek hızla viraja girip savrulup takla atarken, kadın en fazla kaldırıma çıkıyor.

Park problemini kabul ediyorum. Geri geri park etmek pek kolay görünmüyor, zira en çok kazayı da böyle yapıyorlar. Ancak Smart gibi küçük, çevik otomobiller bu noktada kadınların imdadına yetişiyor. Kadın sürücülerin her yıl artması, akıllı otomobil üreticilerinin kadınları daha fazla düşünmeye başladığını gösteriyor. Daha kısa otomobillerin üretimi gibi yetenekleri ve konforu da her geçen yıl artıyor.

DİKİNE PARK EDİLEBİLİYOR

Mesela Smart, 2.69 metrelik boyuyla diğer araçların arasına dikine bile park edilebiliyor! Kadınlar otomobilde önce park kolaylığı arıyor ancak tasarım ve rengin önemi büyük. Martta Türkiye’de satışa sunulacak yeni Smart Cabrio, 3 farklı şekilde üstü açılabildiği için çok havalı.

En az 5 çift ayakkabısı, 3 elbisesini aracında taşıyan, aslında aracında yaşayan; üstüne çocuğu da olanlar için 2 koltuk yetersiz gelebilir. O yüzden firma 4 koltuklu “Forfour” seçeneğini de tekrar pazara sunuyor. Araştırmalara göre kadınlar otomobil alırken tasarıma, kullanıcı dostu uygulamalara, güvenliğe, iyi görüş özelliğine, kişiselleştirme seçeneklerine, otomatik yardım fonksiyonlarına, kaliteli malzemeye, çevre dostu olmasına önem veriyor. Markalar da bunu biliyor ve artık kadınlarla otomobilleri birleştiriyorlar...

İşte Valencia sokaklarında Smart’la bütünleşen performansımın Murakami’deki tarifi de böylece yerini buluyor! “Kızın araba sürüşü öyle yumuşaktı ki, âdeta sır gibiydi. Kulağına gelen sadece motorun çalışması sırasındaki hafif değişim sesiydi. Uçuşan bir böceğin kanat çırpışı gibi...” Her gün trafiğe çıkan kadın sayısı artıyor. Otomobiller kadınlara göre değişiyor; güzelleşiyor, adeta bütünleşiyor. Kadınlar da sürücülük konusunda ustalaşıyor. Bunu ben değil araştırmalar söylüyor... “

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!