Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÜÇ...

        En az üç çocuk...

        Zaten Başbakan meydandaki kalabalığın kadınlar kısmına bakarak “En az üç çocuk” dediği zaman, bir elinde mikrofon olduğu için sadece beş parmağını gösterebildi...

        Nitekim “üç” alt sınırdır...

        Dört olur, beş olur...

        On dört-on beş bile var...

        Skandalın patladığı, Başbakan’ın da seçim bölgesi olan Siirt’te doğurganlık oranı (TÜİK’in rakamına göre) 6.7’dir...

        Yani kadın başına resmi çocuk sayısı; altı...

        Bu sayım eksiktir...

        Daha anlaşılır ve sağlıklı bir “kaç çocuk?” sayımı için şu yöntem daha yararlıdır:

        Söz konusu mahallelerden bir arabayla geçerken, arka camdan bakılır... Kaç çocuk arabayı kovalıyor?..

        Başbakan, arka koltukta oturan Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf’a sorar:

        “En az kaç çocuk?..”

        “En az iki yüz...”

        Bu da eksiktir...

        Çünkü bölgede çocuk ölümleri Afrika düzeyindedir.

        Yine TÜİK‘in resmi rakamlarına göre bebek ölümlerinde binde 63 ile Siirt birinci sırada... Yani “en az üç” diyerek doğurtulan çocuklardan bir kısmı arabaların arkasında koşamadan öldüler...

        Resmi rakamlara göre; 1652 çocuk ise kayıp, bulunamıyor...

        Şimdi siz böyle bir ülkede “Çocukların başına niye bunlar geliyor?” diye soruyorsunuz, öyle mi?..

        Makinemsi bir doğurganlıkla doğurtulup doğurtulup sokağa salınmış, bakımsız, özensiz, gelişememiş, eğitilememiş, başı okşanmamış, sevgi nedir bilmeyen çocuklar...

        Niçin suçlu çocukları ıslahevlerine kapatmak yerine...

        Kendinizi kapatıp onları salmıyorsunuz?..

        bcoskun@htgazete.com.tr

        Diğer Yazılar