“Alternatif” olarak nitelendirilen yöntemler işe yarıyorsa ve bilimsel olarak faydası kanıtlandıysa zaten modern tıp çatısı altına alınıyor. Yani bir tedavinin isminde hâlâ “alternatif” geçiyorsa şüpheyle yaklaşın.

İnsanların modern tıp yerine tercih ettiği alternatifler, yüzyıllardır süregelmiş geleneklere dayanabiliyor. Bence bu alternatiflerin popülerlik kazanmasının esas sebebi, çoğu insanın bilimin geleneksel tedavileri küçük gördüğünü ve denemeden kestirip attığını düşünmesi. Ama bu doğru değil; “alternatif” olarak nitelendirilen yöntemler işe yarıyorsa ve bilimsel olarak faydası kanıtlandıysa modern tıp çatısı altına alınıyor. Hemen bir örnek vereyim: 1600 yıl önce geleneksel Çin tıbbında kullanılan şifalı ottan esinlenerek geliştirilen sıtma ilacının 2015’te Nobel Tıp Ödülü’nü kazanması! Yani demek istediğim, bir tedavinin isminde hâlâ “alternatif” geçiyorsa şüpheyle yaklaşın.

ŞİFALI OTTAN NOBEL ÖDÜLÜNE

Çin Halk Cumhuriyeti kurucularından Mao Zedong, 1969’da Youyou Tu’dan sıtmaya tedavi bulmasını istemişti. Sıtmaya yol açan, sivrisineklerden bulaşarak kan dolaşımına karışan Plasmodium parazitidir. Hastalığı yenmek de paraziti öldürmekten geçer. O dönemde araştırmacılar pek çok kimyasalı paraziti öldürmek için test ediyor, fakat başarısız oluyordu. Tu, farklı bir bakış açısı yakalayarak Çin kültüründe geleneksel olarak kullanılan şifalı otları denemeye karar verdi. Eski Çin yazılı kaynaklarında ateş, baş ağrısı, titreme nöbetleri gibi sıtma belirtilerine çözüm gösterilen karışımları araştırmaya başladı. Grubuyla birlikte 2000’den fazla tarif buldu ve 380 tane ot ekstresini farelerde sıtmayı tedavi edebilmek için denemeye başladı.

Bitkisel tedavilerden bir tanesi 4. yüzyılda Jin hanedanından kalma kaynaklarda ateş düşürmek için önerilen Artemisa annua bitkisiydi. ‘Peygamber süpürgesi’ veya ‘sıtma otu’ olarak da biliniyor. Bu bitkiden izole edilen kimyasal, fareler üzerinde ilk defa test edildiğinde kandaki sıtma parazitleri azaldı. Fakat araştırmacılar tekrar denediklerinde aynı başarıyı yakalayamadılar. Böyle olunca eski kaynaklara geri döndüler. Anladılar ki sorun, bitkiden kimyasalları çıkartma esnasında sıcak su kullanılması ve sıcağın aktif bileşeni bozmasıydı. Eski kaynaklarda yazıldığı gibi soğukta izole edilince ilaç işe yaradı! Ve 1971’de çok düşük dozlarda bile verildiğinde sıtmaya karşı etkili olan “artemisinin” ilacı bulunmuş oldu. O dönemlerde insanlarda klinik ilaç testleri yapmak zor olduğundan ve Tu projeyi kendi sorumluluğu olarak gördüğünden önce kendi üzerinde test etti.

Böylece artemisinin bir sıtma ilacı olarak piyasaya sürüldü. Yalnız parazitlerin ilaçlara karşı direnç geliştirme riski vardır. Bu sebeple 2005’te Dünya Sağlık Örgütü elimizdeki en iyi silah artemisinin’e karşı direnç gelişmesin diye başka ilaçlarla birlikte kullanılmasına karar verdi (Artemisinin Kombinasyon Tedavisi). 2013’te Kamboçya’nın batısında artemisinine karşı dirençli sıtma mikrobu bulundu. Yine de bu ilaç milyonlarca hayat kurtararak 2015’te Nobel Tıp Ödülü’nü hak etti.

TAMAMLAYICI TIP

Umarım yukarıdaki örnek bilim insanlarının geleneksel tedavileri kestirip atmadığı konusunda ikna edici olmuştur. Modern tıbbın beklentisi bu tedavilerin faydasının bilimsel olarak test edilmesi ve kanıtlanması. Bazen bu beklenti baştan savmak, küçük görmek olarak yanlış anlaşılıyor. Ama aslında sağlam kanıtlar olduktan sonra modern tıbbın kapıları ardına kadar açık.

Amerika’da geleneksel tedavilerin faydalarını bilimsel olarak test etmeyi ve toplumu bilgilendirmeyi hedefleyen bir kuruluş var: Ulusal Tamamlayıcı ve Entegre Tıp Merkezi (NCCIH). 1991’de bu amaçla kurulmuş. Uzun zamandır “tamamlayıcı ve alternatif tıp” ismini kullanıyorlardı, fakat isim 2014’te “tamamlayıcı ve entegre tıp” olarak değiştirildi. Faydası kanıtlanmamış, yalan haber olabilecek “alternatif” tedavilerle işe yarayan yöntemleri aynı kefeye koymamak için... Çünkü artık faydası olan tedavileri “alternatif” olarak nitelendirmenin yanlış bir izlenim uyandırdığı düşünülüyor. Bu tedaviler, modern tıpla birlikte uygulanabiliyor. Tamamlayıcı tıp için bazı örnekler: Vitaminler, probiyotikler, yoga, meditasyon, akupunktur, kiropraktik.

Benim önerim kendinize güvenilir bir doktor bulmanız ve bu konularda ona danışmanız. Tamamlayıcı tıp sağlığınıza faydalı olabilir, ama ciddi bir hastalığınız varsa bu opsiyonların tek başına modern tıbbın yerini tutması ihtimali yok denecek kadar az. Zaten tutabilecek olsa artemisininsıtma örneğinde olduğu gibi modern tıbba dahil edilir.

Gelelim bilimsel olarak faydası kanıtlanmamış veya henüz test edilmemiş yöntemlere. Özellikle modern tıp hastalığa kolay bir tedavi bulamamışsa, insan gördüğü mucizevi tedavi reklamlarına inanmak istiyor. “Belki de gerçekten işe yarıyordur, ama henüz herkes farkına varmamıştır” diyor. Eğer doktorunuz bir zararı olmayacağını düşünüyorsa, deneyebilirsiniz, en kötü paranız boşa gider. Ama bazı alternatif yöntemler aldığınız ilaçla etkileşime girip size faydadan çok zarar verebilir. Özellikle faydası bilimsel olarak kanıtlanmamış bir tedaviyse ve doktorunuz zararlı olabileceğini düşünüyorsa kendi sağlığınız üzerinde deney yapmayın derim. Bırakın o deneyleri bilim insanları kontrollü bir şekilde yapsın. Kısacası kendinizi bilim ve aklın yoluna emanet edin.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2 yıl önce Çok güzel anlatım.... Teşekkürler...
    CEVAPLA