Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Avrupa’da İslam karşıtlığı artık kontrol edilemez bir hal almaya başladı. İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakma olayından sadece birkaç gün sonra ırkçı Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar (PEGIDA) hareketi lideri Edwin Wagensveld, Lahey’de Kur'an-ı Kerim yırttı. Bu aşırı tahrik içeren gösterilere izin verilmesi sıkıntılı sonuçlara maalesef zemin hazırlıyor. İnsan hakları iddiasında bulunan Avrupa’daki hükümetler tarafından frenlenmeyen aşılıkçı grupların yakın gelecekte Avrupa’da yaşayan Müslümanları daha çok tahrik etmeye çalışacakları görülüyor.

        İsveç hükümeti, son zamanlarda Kur’an-ı Kerim yakma eylemi için üçüncü defa izin verdi. Aşırı sağcı Sıkı Yön Partisi (Stram Kurs) lideri Rasmus Paludan, geçen yıl nisan ayında da İsveç'in Linköping kentinde polis koruması altında Kur'an-ı Kerim yakmıştı. Aslında bu eylemlerini 2017'den bu yana sürdürüyor. Danimarka-İsveç vatandaşı Paludan’ın son adresi Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği oldu. Tabii ki bu hareket, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı Türkiye’nin vizesinin beklendiği bir dönemde gerçekleşince gerilim farklı bir boyut kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan İsveç’in olan biteni ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirmesine açık bir dille tepki gösterdi: “İsveç NATO’ya başvurusuyla ilgili bizden destek beklemesin.”

        İşin acı tarafı, Rasmus Paludan'a hem gösteri ücretini hem de Kopenhag'dan uçuş masraflarını ödeyenin aşırı sağcı İsveç Demokratları Partisi olduğu daha sonradan ortaya çıktı. Eylül ayında yapılan son seçimlerde % 20,5 oy alarak ülkenin ikici büyük partisi haline gelen ve koalisyon hükümetine dışarıdan destek veren İsveç Demokratları hükümet politikası üzerinde yoğun etkiye sahip. Paludan, Kur'an-ı Kerim yakma eylemi sırasında İsveç Demokratları’nın sağcı popülist programını tekrarladı, göçmenlere ve Müslümanlara karşı atıp tuttu ve hepsini suçlu ve sosyal parazit olarak damgaladı.

        Paludan 2020'de Fransa’da Kur'an-ı Kerim'i yakma eylemi nedeniyle sınır dışı edilmiş, Belçika "tahriklerde bulunacağı" gerekçesiyle ülkeye girişini yasaklamıştı. NATO üyeliği için onay bekleyen İsveç aynı eylemi Türk büyükelçiliği önünde yapmasına izin veriyor. Üstelik bunu İsveç’te hükümete etki gücü de olan bir siyasi partinin desteği ile yapabiliyor.

        Tüm bunların üzerine bir de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili karikatür yarışması düzenlendi. Yarışmayı düzenleyen Sosyalist Flamman dergisi, hükümetin İsveç'in NATO'ya katılması için Türk hükümetinin rızasını almaya çalışmasını, demokratik değerlere ihanet olarak değerlendirip protesto etmek ve ifade özgürlüğünü savunmak için bu yarışmaya çağrı yaptığını duyurdu. Bir buçuk milyar Müslümanın temel inancına saldırmayı demokratik hak olarak gören derginin açtığı yarışmaya 400 başvuru yapılmış. Aralarında Expressen'in de bulunduğu beş İsveç gazetesi ve Finlandiyalı Ny Tid de bir gazetecilik ittifakı içinde yarışmayı kazanan karikatürü yayınlamak istediğini açıkladı.

        Son günlerde Batı'da Kur’an-ı Kerim yakmak, peygambere hakaret ve İslam’a karşı nefret için “ifade özgürlüğü” bir bahane olarak kullanılıyor. Batı'nın iddia ettiği demokrasiyi süsleyen ifade özgürlüğü, birçok Avrupa ülkesinde ırkçı sağ partilerin güçlenmesiyle yavaş yavaş geriliyor ve İsveç’te olanlar buz dağının görünen kısmı.

        Diğer Yazılar