Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Yılın ilk çeyreğinden itibaren, Kuzey Yarım Kürede özellikle de Avrupa ve ABD’de etkili olmaya başlayan Covid 19 salgını ve virüsü yayılmasını engellemek için alınan önlemler, küresel ekonomide II. Dünya Savaşından bugüne görülen en büyük daralmaya yol açtı.

IMF’ın 2019 sonunda yaptığı küresel ekonomi ile ilgili tahminler de Covid 19 sebebiyle tabir-i caiz ise çöp oldu.

2020 kabus gibi geçti.

IMF küresel ekonomi için yılın ortasında yaptığı yüzde 5.2’lik daralma tahminini, ekim ayında yüzde 4.4’e indirse de, 2020 yılı tarihe son 100 yılın en kötü 4. Senesi olarak geçmeyi garantilemiş durumda.

İşin daha vahim olanı, küresel ekonomide soğuma hiç bu kadar geniş kapsamlı olmamıştı. ABD’de den Avrupa’ya, Çin’den Rusya’ya, Covid 19’un ekonomide sebep olduğu ağır faturadan kaçabilen ülke yok.

Hatırlatmak açısından IMF ekim raporunda 2020 yılında Euro Bölgesi için yüzde 8.3, İngiltere için 10, Hindistan için yüzde 10.3, Rusya ekonomisi için ise yüzde 4.1’lik daralma beklendiğini açıklandı.

Şunu anlıyoruz ki; küresel ekonomi 2021 yılının sonunda ancak 2019 sonundaki seviyeye geri gelebilecek.

2 sene sürecek bu toparlanma da, büyük oranda Çin ve ABD ekonomilerin geri dönüşlerinin göreceli olarak daha kuvvetli olmasından kaynaklanıyor. Ancak bu herkes bu kadar şanslı değil. Örnek vermek gerekirse; Euro Bölgesi'nin 2019 seviyesine geri dönmesi için 2022 başını, İngiltere ekonomisinin ise 2022 sonunu beklemesi gerekecek.

Aşı haberlerine rağmen 2021 toparlanması beklenenden yavaş gidebilir.

Bloomberg Ekonomi Forumu’nun 4. Gününde konuşan IMF Başkanı Kristalina Georgieva “Covid 19’un 2.dalgası küresel ekonomideki toparlanmanın ivmesini azaltıyor. 2021 için öngördüğümüz büyüme rakamlarını düşürmek zorunda kalabiliriz” dedi.

Bir kez daha hatırlatalım, IMF 2021 için küresel ekonomide yüzde 5.2’lik bir toparlanma bekliyordu. Şimdi Başkan Georgieva, Covid 19’un ABD ve Avrupa’yı sert vuran Covid 19’un 2. Dalga etkisi ve alınan karantina vs önlemler sebebiyle yüzde 5.2’lik büyümeyi aşağıya doğru revize edebileceğini söylüyor.

Dünya Ticaret Örgütü de geçen hafta benzer bir uyarı yaptı.

DTÖ, geçen ekim ayında 2020’de küresel mal ve hizmet ticaretinde, yüzde 9.2’lik bir daralma beklediğini açıklamıştı. Bu rakam kurumun yıl başında yaptığı yüzde 12.9’a göre daha iyimser bir beklenti olsa da, 2009 Finansal Kriz'de yaşadığımız yüzde 9’luk daralmadan daha sert olacak.

Geçen hafta DTÖ’nün açıkladığı raporda, yılın son çeyreğinde Avrupa’da ve ABD’de çok hızlı artan Covid 19 vakalarının, küresel ticareti yavaşlattığı ve 2021 için kurumun öngördüğü yüzde 7.2’lik toparlanmanın riske girdiğini belirti.

Aşı ne zaman devreye girecek? Ne kadar etkili olacak?

Hatırlanacağı üzer, kısa süre önce Covid 19 karşı yüzde 95 gibi yüksek oranda koruyuculuğu olduğu açıklanan 2 ayrı aşı haberi geldi.

Önce Almanya’dan BioNtech- Pfizer ortaklığından daha sonra da ABD’den Moderna firması tarafında ilan edilen Covid 19 aşı haberleri herkes için umut ışığı oldu.

Elimizde 2 iyi haber var.

İlk iyi haber sadece bu 2 firma deği, 300’ün üzerinde ciddi sayılabilecek projenin Covid aşısı üretmek için çalışma içerisinde olduğu ve 10 tanesinin son aşamaya gelmiş olduğu gerçeği.

İkinci iyi haber ise ,2021 sonuna gelindiğinde teoride küresel ölçekte bağışıklık sağlanmasını sağlayacak miktarda aşı üretilebileceği tahmin ediliyor olması. Özellikle Kuzey Yarımküre'de yaz sonuna kadar nüfusun yüzde 60’ına yakınının aşılanabileceği hesaplanıyor.

Ancak 2 de kötü haber var..

İlki soğuk hava tedarik zinciri meselesi.

Pfizer – BioNtech ortaklığının ürettiği aşının, üretim aşamasından tüketim noktasına kadar, - 70 derecede muhafaza edilmesi gerekiyor. Bu ölçekte bir soğuk hava zincirine, gelişmiş ülkelerin bile hali hazırda sahip olmadığını biliyoruz. Moderna’nın ürettiği aşının sevkiyatı ve korunmasında -4 derece yeterli gözüküyor. Ancak tek başına Moderna’nın ürettiği aşı miktarı yeterli olmayacaktır.

Diğer kötü haber ise özellikle Batı dünyasında yapılan anketlerde yetişkinlerin yüzde 25’inin aşıya karşı oldukları ve aşılanmak istemediklerini belirtmeleri. Bilindiği üzere toplum bazında bir virüse karşı bağışıklık yaratabilmek için minimum yüzde 60'lık bir kullanım oranı gerekiyor.

Toparlıyorum…

Aşının bulunmuş olması hem de beklenende daha erken bulunması iyi hem de çok iyi bir haber. Ancak aşının herkese ulaşması kolay olmayacak.

Covid 19 virüsü hayatımızdan hemen çıkmayacak olsa da 2021 sonunda virüsü kontrol altına alabileceğiz gözüküyor.

Ancak virüsün 2. Dalgası beklenenden daha ağır ve yaygın geçiyor. Bu yılın son çeyreğinde Batı ekonomilerinde yeniden kapanmalar ve küçülmeler yaşanacak. 2021 için yapılan tahminler iyimser kalacak gözüküyor.

Bu sebeple 2021’e ekonomik anlamda çok bel bağlamamak, özellikle de Covid’in tehdidini çok ağır hisseden turizm, havacılık, perakende gibi hizmetler sektörleri için önümüzdeki senenin de kolay olmayacağını bir kenara not etmek lazım.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00