Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Pandemide tünelin ucunda ışık belirdi.

Hangi ışık?

Küresel ölçekte 1.4 milyon insan hayatını kaybetmiş. Avrupa’da, ABD’de, Türkiye’de vaka sayıları hâlâ artıyor. Karantinalar hâlâ her yerde uygulanıyor. "Nasıl bir ışık bu?" Dediğinizi duyar gibiyim.

Haklısınız…

Covid’in 2. dalgası çok ağır geldi. Türkiye, İngiltere gibi ülkeler dahil hazırlıksız yakalandı. Bu sebeple dünyanın bir çok yerinde, hâlâ Covid ile yatıp Covid ile kalkıyoruz.

Benim bahsettiğim ışık “Aşı”

Batı dünyasında Moderna’nın, Pfizer’in ve AsteraZeneca/Oxford Üniversitesinin açıkladığı aşılar ve Doğu’da da Çin’in Sinovac ve Rusya’nın Sputnik 5 aşıları, 2021 başından itibaren devreye giriyor.

Yatırım kuruluşu Goldman Sachs’ın raporuna göre, 2021 mart ayında İngiltere’nin, nisan ayında ABD ve Kanada’nın, Mayıs ayında da AB ve Japonya nüfusunun minimum yüzde 50’sinin aşılanmış olması bekleniyor. Goldman Sachs, ekim 2021’de de, dünya nüfusunun yüzde 70’nin (toplum bağışıklığı için yeterli) aşılanmış olacağını hesaplıyor.

Bu durum, 2021 yılında Covid 19-virüsünden tamamen kurtulacağız anlamına gelmiyor. Maalesef önümüzdeki sene de, yüksek aşılanma oranı tahminlerine rağmen, Covid 19 ile ilgili can kayıpları olacak.

Ancak eğer yukarıdaki istatistikler tutacak olursa, 2021 sonunda Covid 19 virüsü kontrol altına alınmış olacak.

Bahsettiğim ışık bu!

Bu durumda akla şu soru gelebilir “Covid 19 seneye kontrol altına alınıyorsa, ekonomiler de 2021 ve sonrasında hızla toparlayabilir mi?”

İşte orada maalesef çok iyimser değilim.

Fitch, IMF, Dünya Ticaret Örgütü uyarıyor…

Fitch kısa süre önce yaptığı değerlendirmede; Avrupa için 2021 büyüme tahminini yüzde 5.5’den yüzde 4.5’a çekti.

IMF küresel ekonomide bu sene, yüzde 4.4 daralma seneye de yüzde 5.2 büyüme beklediğini açıklamıştı. Geçen hafta 2021 büyüme tahminini aşağıya doğru revize edebileceklerini açıkladı.

Dünya Ticaret Örgütü de, 2021 yılı için nisan ayında yaptığı yüzde 21’lik artış beklentisini yüzde 7.2’ye revize etti.

Bu revizelerin büyük oranda sebebi Covid-19’un 2. dalgasının Batı’yı sert vurmuş olması ve alınan önlemlerin ekonomilerin yeniden daralmasına yol açması.

Ancak işin daha vahim bir tarafı da var.

Bloomberg ekonomistlerinin yaptığı araştırmaya göre 2019 yılında 100 endeks seviyesi olarak kabul edilen küresel ekonomi, 2025 yılında 115 seviyesine çıkabiliyor. Ancak endekse gelişmiş ülkeler olarak baktığımızda 2025 yılında gelinen seviyenin, sadece 108 olduğu görülüyor. Yani endeksi yukarı çeken ve 2025 yılında 140 seviyesine çıkacak olan Çin ekonomisi.

Covid-19’un etkilerinin çoktan geçip gitmesini beklediğimiz 2025 yılında dahi, gelişmiş ülkelerin ekonomileri 2018-19 seviyelerine göre nerede ise yerinde saymış olacaklar.

Covid-19 dünyaya miras bırakacağı devasa işsizlik, dağ gibi kamu borçları, artan gelir dağılımı adaletsizliği ve milyonlarca insanın hafızasına yer edinecek olan gelecek korkusu ekonomileri özellikle tüketim tarafından vuracak.

Pandemi sırasında tedarik zinciri ve arz kesintilerini konuştuk ama sonrasında talep şoku ve tüketim çılgınlığının yerini alan tasarruf seferberliğini konuşacağız.

Hatta şimdiden konuşuyoruz.

ABD’de hanehalklarının tasarruflarının bir önceki yıla göre artış oranı geçen 10 yılda yüzde 7’ler civarındaymış. Pandemi sırasında bu oran yüzde 30’lara çıkmış. Kasım ayında bu oran hala yüzde 13.

Geçelim Avrupa’ya..

Avrupa Merkez Bankası bildiğiniz üzere negatif faiz uyguluyor. Bu sebeple bankaların da 1 yıla kadar müşterilerine verdikleri mevduat faizleri negatif. Örnek Avrupa’da 1 yıllık ortalama mevduat faizi – % 0.30.

Bu duruma rağmen son 1 yılda Avrupa’da toplam mevduat rakamı yüzde 10 artmış ve 11.3 trilyon Euro olmuş. 2014-2019 arası yıllık mevduat artış oranı yüzde 5 ancak son 10 ayda artış yüzde 10!

Covid-19 sadece 1.4 milyon insanın hayatını almadı. Ya da milyonlarca insanı işsiz bırakmadı. Bireylerin aslında ne kadar borçlu olduklarını ne kadar çok gereksiz tüketim yaptıklarını ve aslında daha az elzem olmayan harcama tasarruf yapabileceklerini anlamasına yol açtı.

Kapitalizmin en büyük mottosu olan “Harca sonra ödersin!” sloganı Covid-19 sonrasında eskisi kadar itibar görmesi zor gözüküyor.

Başka hikaye bulunuz..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00