Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Forbes’un en zengin milyarderler listesinde, 84.5 milyar dolarlık serveti ile altıncı sırada bulunan Berkshire Hathaway yatırım şirketinin 90 yaşındaki sahibi Warren Buffett “ .. Bu bir savaş hali, Covid 19 sonrası ekonomik savaş içerisindeyiz. Ne yapın edin, küçük işletmeleri kurtarın” diye ABD Kongresine uyarıda bulunmuş.

Aynı listede 98 milyar dolarlık servetiyle ikinci sırada bulunan, Microsoft’un sahibi Bill Gates “… Covid 19 gelir dağılımı adaletsizliğini daha da bozdu. Açlık ve fakirlik içindeki dünya nüfusu artacak, küresel eylem planı lazım” diye açıklama yaptı.

Geçtiğim yaz aylarında 83 ultra zengin bir araya gelerek “Covid’in yarattığı ekonomik kaybı bir nebze telafi edebilmek için bize servet vergisi getirin” diye kamuoyuna açık mektup yazdılar.

Bu ve benzeri açıklamaları sık duymaya başladık.

Şaşırtıcı…

Normal şartlarda krizlerde küresel sermaye, piyasalar, liberal ekonominin aktörleri “Vergileri indirin, kredi verin, teşvik verin” der ama sokaktaki insanla ilgilenmezdi.

Hangi dağda kurt öldü acaba?

Uçurum hiç bu kadar açılmamıştı.

Covid 19 sırasında milyonlarca insan işini kaybedip, ülkelerin borç oranları 2. Dünya Savaşı dönemine çıkarken, merkez bankaları sistemi ayakta tutabilmek için geçen 7 ayda piyasaya 8 trilyon dolarlık ekstra likidite sundu. Basılan bu ekstra paranın yanında, hükümetlerin verdiği teşvik, kurtarma fonu, destek ve hibelerin miktarı da 12 trilyon doları buldu.

Kısaca Covid 19’un yarattığı ekonomik tahribatı dengeleyebilmek için harcanan kaynağın ve basılan paranın büyüklüğü tam 20 trilyon doları (Küresel GSYH’nın kabaca yüzde 20’si) buldu.

Harcanan bu kaynağa rağmen, IMF’e göre bu sene yüzde 4.4 daralacak olan küresel ekonomi, 2021’de ancak yüzde 5 büyüyebilecek.

IMF’ın tahminlere göre AB’nin 2019 yılından(COVİD öncesi son yıl) 2025 yılına kadar ortalama yıllık büyümesi sadece yüzde 0.6 olacak.

Fransa, İngiltere, İtalya gibi AB ülkelerinin ekonomilerinin, Covid 19 öncesi seviyeye gelmesi 2022 sonunu bulacak.

Covid 19 sırasında, özellikle hizmetler sektöründe, işini kaybedenlerin büyük kısmının hala işiz olması ve işsizlik sigortası ile hayatlarını sürdürmeleri de ayrı bir sıkıntı.

Dünya Turizm Konseyi Başkanı Guevara’nın açıklamalarına göre, bu sektördeki 140 milyon insan salgın sırasında işini kaybetti. Bunun 14 milyonu Avrupa’da. Turizm sektöründe yaşanan bu istihdam kaybının büyük kısmının, yerine konamayacağı tahmin ediliyor.

Dünya Çalışma Örgütüne (ILO) göre, Covid 19’un küresel ekonomideki etkisi 2008-9 krizden çok daha yıkıcı oldu. Örgüt, dünya genelinde 200 milyondan fazla insanın salgın sırasında bir noktada işini kaybettiğini hesaplıyor.

Mutlu Azınlık

Diğer taraftan basılan paranın mutlu ettiği bir kesim de var: Piyasalar ve yatırımcıları.

Covid sebebi ile 300 bin insanın hayatını kaybettiği ve ekonominin de 2020’de yüzde 3.5 daralması beklenen ABD’de, hisse endeksleri rekor kırıyor. S&P 500 endeksi yılı yüzde 14 Nasdaq ise yüzde 40 yukarıda ve tüm zamanların en yüksek seviyesinde kapatıyor.

Tahmin edileceği üzere hisse senedine yatırım yapabilecek finansal kapasitede olanlar ve şirketlerini daha önce yatırımcıya arz etmiş patronların keyiflerinin yerinde.

Nitekim Covid sırasında karını ikiye katlayan Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un da, salgın döneminde karını yüzde 20 artıran Microsoft’un sahibi Bill Gates’in de, III. çeyrekte karını yüzde 80 artırdığını açıklayan Berkshire Hathaway’ın sahibi Warren Buffet’ın da finansal olarak bir şikayetleri olmasa gerek.

Peki yazının başındaki uyarıları yapanlar da bu isimler değil mi?

Hepimiz aynı gemideyiz

Karlılık ya da ciro anlamında işler ne kadar iyi olsa da ultra zenginler cephesi huzursuz. Covid sonrası küresel ölçekte işlerin karışabileceği, işsizlik ve fakirliğin büyük kaos yaratabileceği yönünde bir endişe liberal ekonominin mutlu azınlığının keyfini kaçırıyor.

Bu sebepten “Bizi, piyasaları, küresel sermayeyi bırakın sokaktaki adamı kurtarın. Yoksa bu işin altından kalkamayacağız” diye yüksek perdeden devletlere çağrıda bulunuyorlar.

Kapitalizm beşiği sayılabilecek yerlerden biri olan İngiltere’de, 2020 yılında devletin salgın ile mücadele için harcadığı 280 milyar Pound’un kasaya geri konması için, 1 milyon Sterlin'in üzerinde yıllık geliri olan hane halkını 5 yıl boyunca 1 puanlık “Servet Vergisi” konması tartışılıyor.

Gelir dağılımı adaletsizliği artık sadece toplumdaki en düşük yüzde 20 gelir seviyesindeki insanların sorunu değil.

II.Dünya Savaşında sonra devletlerin borç/gsyh oranlarının, küresel ölçekte en yüksek oranı çıkmış olması artık sadece Kamu’nun ya da siyasetçilerin ilgilenmesi gereken bir problem değil.

Son 30 yılın en büyük işsizlik oranına ulaşılmış olması sadece sokaktaki vatandaşı ilgilendiren bir durum da değil.

Ultra zenginler nihayet “Farklı kamaralarda yolculuk yapsak da hepimiz aynı gemideyiz. Gemi su alınca er geç hepimiz batacağız” noktasına geldi.

İyi bir gelişme

Ama yetmez…

Fedakarlık da gerekiyor yani pamuk eller cebe….

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00