Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Bir çocuk. Gecelerce uykusuzluk, geleceğe dair umutlar, endişeler... Okusun, adam olsun, ailesine, kendine, vatanına hayırlı bir kişi olsun diye dualarla büyüyen.

İlk adım attığında bayram edilen. İlk kesilen saçı albüm sayfalarının arasında saklanan. İlk defa anne dediğinde gözleri yaşartan çocuk.

Bir çocuk. Bir gece vakti kaldığı okulun yurdunda öğretmeni, yetişkinlerle beraber kaldığı cezaevinde diğer mahkumlar, Bingöl'de uzman çavuşlar tarafından tecavüze uğrayan.

Çocukluğu, masumluğu, bedeni, ruhu sakat bırakılan.

Bir çocuk. Yüzünü kaldırıp annesini gözlerine bakamayan. Yaşadıklarını anlatamayan. Korkak, çekingen, susturulmuş, tehdit edilmiş, "kendi kuyruk salladı" diye bir daha bir daha yaralanan...

Bir çocuk. Gazetelerde sadece adının baş harfiyle anılan. Bir gün N.Ç, bir gün E.A bir gün sadece A.

Bir çocuk. Kendisini sakatlayanların serbest bırakıldığı, öğretmen yerine kaloriferci kadrosuna alındığı, korunup kollandığı, asla cezasını bulamadığı bir ülkede yaşayan bir çocuk.

Her ailenin kendi kıymetlisi, ilk göz ağrısı, tekne kazıntısı, kalp yarası çocuklar.


81 İlin Tümünde Çocuk İstismarı Davaları Var

Ben bir anneyim. Kendi oğlumu doğurduğumdan beri karşılaştığım her kişimin birinin çocuğu olduğunu düşünerek bakıyorum ona; sevsem de sevmesem de bu böyle...

Ben çocuğunun geleceğiyle ilgili bin bir türlü kaygısı olan bir anneyim. Bu yazıyı yazmaya yüreğim dayanmıyor. Cinsel istismar söz konusu olunca kız ya da erkek çocuk fark etmiyor.

Namus, ahlak, büyüklere saygı, küçüklere sevgi, aile değerleri diye çığırtkanlık yapılan bir ülkede çocuklara bu yapılanlar nasıl da ikiyüzlü yaşadığımızı ortaya bütün netliğiyle koyuyor.


Rakamlar Her Yıl Artıyor

Adalet Bakanlığı verilerine göre; çocuklara karşı işlenen cinsel taciz, saldırı ve istismar suçları ile ilgili davaların son üç yıldaki sayısı şöyle:

2009 yılında 13 bin 812

2010 yılında 17 bin 241

2011 yılında 18 bin 334.

2012 verileri henüz bilinmiyor.

Buradan anlaşılıyor ki, çocuğa taciz, saldırı ve istismar her yıl giderek artıyor.

Verilere göre;

2011 yılındaki toplam 24 bin cinsel saldırı suçunun yaklaşık yüzde 70'i çocuklara yönelik gerçekleşmiş.

7 bin 610 sanık hakkında 15 yaşın altındaki çocuğa tecavüz,

4 bin 903 sanık hakkında çocuğa cinsel istismar,

1759 sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçlaması bulunuyor.

Bu dosyaların 2 bin 13'ünde yapılan incelemede çocukların ruh sağlığının bozulduğu tespit edilmiş.

81 ilin tümünde tecavüz, çocuk istismarı ve taciz davaları var.

İşin korkunç yanı bu rakamların çok daha fazlasının yasal işleme konmayanlar olduğunu bilmekte yatıyor... Ortaya çıkmış taciz olaylarının, yaşanılanların sadece onda biri kadar olduğu tahmin ediliyor.


Ceza Kanunu'na Göre

TCK'da çocukların cinsel istismarına ilişkin belirlenmiş cezalar

MADDE 103'e göre uygulanıyor. Buna göre:

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci ve üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfus kötüye kullanılmak suretinde veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel istismarın, ‘15 yaş altı ya da algılama yeteneği olmayan 15 yaş üstü' çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelere neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suçun sonucunda mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulması halinde, on beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Lakin öngörülen cezaların genelde alt sınırdan verilmesi, yaş küçüklüğü vb. nedenlerle indirim yapılması, verilen cezaların caydırıcılığını azaltıyor. Ceza infaz kurumlarında da rehabilite edici herhangi bir düzenleme bulunmadığından, sanık aynı suçları tekrar işlemeye devam edebiliyor.Çocuk istismarına karşı diğer ülke yasalarının düzenlediği cezalarla karşılaştırınca, Türkiye'deki ceza sürelerinin, standardın çok altında olduğu gözüküyor.


Onları nasıl koruyacağız?

Çocukların maruz kaldıkları yaşantıları düşünmek geceler uykularımı kaçırıyor. Penceremin önüne oturup düşünüyorum...

Çocuk pornosu aratma konusunda, çocuk hakları ihlalleri konusunda ilk sıralarda, sevişme sahnelerinin ayıplı bulunduğu, tecavüzcülerin serbest bırakıldığı, farklı düşünenlerin (bu bir suçsa tabii) suçu ispat edilmeden senelerce hapis yattığı, her aileye 3 çocuk sipariş edilen ama dünyaya gelenleri koruyup kollamaktan aciz bir sistemde, 3 yaşındaki bir erkek çocuğunun annesiyim. Oğlumun kılına zarar gelmesinden ödüm patlıyorken; E.A'yı, N.Ç'yi, A.'yı düşünerek kahroluyorum... Önümüzdeki hafta çocuklarımızı cinsel istismardan nasıl koruyabiliriz konusunu işleyeceğim...


Konuyla İlgili Kaynaklar:

Tüm Boyutlarıyla Çocuk İstismarı -Oğuz Polat – seçkin yayıncılık

Çocuklara Yönelik Cinsel Taciz ve Koruyucu Eğitim (Çocuklarımızı Cinsel Tacizden Nasıl Koruyabiliriz?)- İsmail Sanberk, Turan Akbaş – Karahan Kitabevi

Cinsel İstismar – Sedat Topçu – Phoenix Yayınevi

Anababaların Korkulu Rüyası: Çocuklara Yönelik Taciz- Adem Güneş – Sistem Yayıncılık

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!