Sokağın köşesine bir Pet-Shop açıldı. Camın önüne en yakın yerde (vitrine) birkaç tane minik yavru köpek var; geçerken insanın gözünün takılmaması imkânsız. Mini mini, yumuk yumuk birbirinin üstünden atlayıp zıplayan yavrular hayvan sevmeyen insanda bile okşama hissi uyandırıyor.
Benim gibi, hayatı boyunca hep bir köpekle yaşamış ve şu anda onun eksikliğini çekenlerin aklından "Şunu alayım, eve götüreyim, benim olsun" fikri geçiyor hemen. Vitrinde görüp de almak istediğin herhangi bir mal gibi; etek gibi, elbise gibi... Parasını ver, poşete koy çık. İşte burada durmak lazım. Evcil hayvanınız bu muameleyi hak ediyor mu? Satın al, modası geçince sokağa at, ya da başkasına ver kurtul. Köpeklere fısıldayan adam denen Cesar Millan'ın köpekle yaşamanın püfnoktalarını anlatan bir TV programı var. Bir de kitabı: Epsilon Yayınevi'nden çıkan "Ailenin Bir Üyesi" Köpeğinizle Birlikte Mutlu Yaşama Kılavuzu. (Koltuk alacakken bile uzun uzun düşünüp taşınıyoruz; evimize yeni bir üye katacağımız zaman okuyup araştırmayalım mı ki?)
Millan diyor ki: "Pet Shop'lardan köpek satın almayın! Buralardaki köpekler 'yavru üreten fabrikalar'dan çıkmadır." Yavru üreten fabrika diye hayatlarının tümünü kafeslerde yaşayarak geçiren doğurgan dişi köpeğe deniyor. Bu tarz köpeklerin yaşam koşullarının içler acısı olmasının yanı sıra (sevilmeden, hareket etmeden, doğurganlıkları bitince ölüme terk edilerek) bir de genetik hastalıklara daha yatkın olduklarından bahsediyor.
Bu tür tuzaklara düşerek hem paranızı boşa harcamayın hem de köpeklere kötü muamele eden, onları canlı değil de mal gibi gören bir zihniyeti beslemeyin. Eğer bir köpeğiniz olsun istiyorsanız en yakınınızdaki barınağa koşun! Şehrinizdeki hayvan barınaklarının iletişim bilgileri için Google'da kısa bir arama yapmak yeterli. Köpek (ki evinize girdikten sonra sizin en yakınlarınızdan biri olacak) satın almayın; sahiplenin! O bir yuvaya kavuşsun, yuvanız da bir dosta.

Gözüme Girenler
Pazar günü Taksim'den Tramvay durağına, N.Ç. davasında rızasıyla birlikte oldu kararı çıkaran "Adaletin Adaletsizliğine Karşı" protesto yürüyüşü var. Bilginize!
Kadıköy Belediyesi sonunda pusetli annelerin ve tekerlekli sandalye kullananların feryatlarını duydu. Kaldırımlar ilk defa hayırlı bir iş için kazıldı ve yeniden yapıldı. Sonunda Kadıköy'ün kaldırımları rahatça puset sürülür hale geldi. Teşekkürler!
Lüfer'in avlanma boyu konusundaki karar en az 20 cm olsa da birçok yerde çinakop ve sarıkanat adıyla bu boyun altında balıklar satılıyor. Bunları gördüğünüzde 174'ü arayın 'Yavru balık satışı yapılıyor, gereğini yapın" diye ihbar edin.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!