Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “Off bu meyve suyu, bardağa dökülürken sürekli etrafa sıçratıyor...”

        “Evin yakınındaki X markete gitmeyi bıraktım, çünkü meyvesebze reyonu çok bozuldu.”

        “Bu karlı havaya X şarkısı yakışır...”

        Diye twit’ler attınız, Facebook’ta bağlantı paylaştınız, arkadaşlarınız yorum yaptı, “Evet” dediler mesela “Ben de tezgâhın üzeri kirleniyor, gömleğim leke oluyor diye o meyve suyunun 1 litrelik boyunu bıraktım, artık pipetli küçük ambalajları tüketiyorum...”

        Sosyal medyada, anlık kızgınlıklarımızı, itirazlarımızı paylaşıp, çok basit gibi görünen bir aksiliğin ne çok insanın canını sıktığını görüp şaşırıyorsunuz değil mi? Siz şimdilik şaşırmaya devam edin, edin de bir süre sonra şöyle bir e-mail alınca, ya da bir reklam sloganı duyunca şaşırmayın:

        “Çok sevdiğiniz karışık meyve suyu, artık sıçratmayan yeni ambalajında!”

        “Levent’teki şubemizin meyvesebze reyonunu yeniledik...”

        “Dışarıda kar var, en sevdiğiniz şarkıyı yeni çıkan X marka müzik setiyle dinlemeye ne dersiniz?”

        CRM (Customer Relationship Management), yani Müşteri İlişkileri Yönetimi, yabancı olduğumuz bir kavram değil. Artık hepimiz izleniyoruz, markete gittiğimizde hangi rafın önünde ne kadar kaldığımız biliniyor. Ama şimdi sırada Sosyal CRM var, yani 2012, bununla sıkça karşılaştığımız bir yıl olacak. Altyapı hazır zaten. Türkiye 812 milyon kişiyle Facebook kullanıcı sayısında dünyada 6’ncı sırada. Twitter’da henüz ilk 10’da yok ama 5 milyon kullanıcı var. Ergenler “off, poff” diye hocalarından, sınavlardan yakınıyor. Yetişkinler trafikten, memnun kalmadığı buzdolabından, otomobilden. İşte size bir sürü veri, hem de en gerçek duygularla.

        Peki Sosyal CRM nasıl işleyecek? Türkiye’de henüz sosyal medya yokken, dijital pazarlama alanında faaliyet göstermeye başlayan, şimdi de sosyal medya konusunda pek çok şirkete danışmanlık veren, sektörün en eskilerinden Mehmet Subaşı ile konuştuk bunu.

        DUYGUYA ULAŞILIYOR

        Subaşı diyor ki: “Bundan sonra şirketler ürün ve hizmet geliştirme konusunda da sosyal medyadaki verilerden yararlanmaya başlayacak. Bu konuda çalışmalar başladı. Ayrıca sosyal CRM, davranışsal segmentasyonu da gerçekçi bir şekilde yapmamızı sağlayacak.” Yani, daha önceki CRM uygulamalarıyla duygularımız bu kadar net okunamazken, şimdi bizim yazdığımız her twit, paylaştığımız müzik, şirketlere bizim hakkımızda ipuçları verecek.

        Şirketler, şu anda ellerinde bulunan müşteri verilerini sosyal medya mecralarıyla eşleştirip -tabii buna bizim izin vermemiz gerekiyorsizin adres değişikliğinizi, medeni durumunuzu, iş değişikliğinizi de görmüş olacak.

        10 yıl önce size 3+1 daire satan bir inşaat şirketi, belki artık yalnız yaşadığınızı, oğlunuzun da yurt dışında okuduğunu bu yolla öğrenip, bu kez yeni projesindeki 1+1 daireleri tanıtmaya başlayacak.

        Diyeceğim o ki... Bugün sevinçlerinizi, kızgınlıklarınızı sosyal medyada paylaşıyorsanız, bunları depolayan şirketlerden gelen mesajlara şaşırmamaya da alıştırın kendinizi.

        Diğer Yazılar