Gezi'den geriye bunlar kaldı
İlk gününden itibaren piyasanın tüm kesimlerinin hızla tepki verdiği Gezi Parkı eylemlerinin seyrini, izleyen günler içinde sadece seyyar satıcıların tezgâhlarına bakarak bile anlamak mümkündü. Önceleri basit kumaştan maskelerin satıldığı tezgâhlardaki ürünlerin fiyatları gerilim düştüğünde ucuzladı, ardından gerilim arttıkça baretler, gelişmiş maskeler, gözlükler tezgâha çıktı.
Eylemlerin ikinci haftası dolmadan televizyonda Gezi Parkı belgeselini izledik. İstanbul Valisi Avni Mutlu’nun gençlerle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir grup sanatçıyla görüştüğü gecenin ertesinde ise Taksim Meydanı’ndaki tezgâhlar, baret ve maskeden çok, bu sürecin ‘hatıralık’larıyla dolmuştu.
Dün, Taksim Dayanışma Platformu, izleyen günler içinde tekil çadırlar yerine ortak bir çadır altında eyleme devam kararı verdi. Bunun sinyalleri, aslında bir gün önce yine tezgâhlarda verilmişti. Önce iki kitap çıktı raflara. Biri Yazılama Yayınevi’nin Gezi Günlükleri. Sürecin başından beri duvarlara yazılan sloganların derlendiği bu kitapçık 14 liradan satışa sunuldu.
Yanıbaşında Hemen Kitap’tan çıkan Çapulcunun Gezi Rehberi de 12 lira fiyatla satışa sunuldu. İlk günlerde sadece Türk Bayrağı ve Atatürk resimlerinin olduğu tişörtler, cuma günü bir anda direnişin sloganlarıyla doldu. Taksim Meydanı’nda “Fırından sıcak sıcak çıktı’ diye 10 liraya satılan tişörtlerde ‘Original Çapulcu’, ‘Everday I’m Çapuling’, ‘Kardeş, Taksim’e Nasıl Giderim’, ‘Diren Türkiye’, ‘Diren Gezi Parkı’ sloganlı tişörtler satılıyordu.
MAGNET ÜCRETSİZ
Gezi Parkı direnişinin ilk günlerinden itibaren ise eylemlere destek veren Liseliler’in stantlarında, tasarımcı bir grup öğrencinin hazırladığı magnetler vardı. Gençler, magnetleri ücretsiz dağıttı ama alan herkes mutlaka bağışta bulundu. Türkiye, sosyal medyanın da desteğiyle İstanbul sınırlarını hızla aşıp tüm Türkiye’ye yayılan ve yaşı kaç olursa olsun hiç kimsenin daha öncesinde görmediği bir 18 güne tanık oldu. Ve sürecin ikinci haftasında, cuma günü, hem İstiklal Caddesi, hem de Gezi Parkı, önceki günlere göre çok daha normalleşmiş, sakindi. Dün akşam saatlerinde gerçekleşen polis müdahalesine kadar, ortama, tezgâhlara bakan, “artık baret, maske, gözlük” satılmasına gerek kalmadı diye bir duyguya kapılmıştı. Ama maalesef öyle olmadı. Gezi’den geriye, artık bakınca gülümseyemeyeceğimiz bir avuç ‘hatıralık’ kaldı.