Bülent Ersoy'un pop açılımı ve Tarkan'ın porselen dişleri
GEÇTİĞİMİZ hafta en çok konuşulan konu Bülent Ersoy’un, yeni albümü için Tarkan ve Serdar Ortaç’ın kapısını çalması oldu. Diva yeni albümü için oldukça iddialı. Farklı bir çalışma olmasını istediği bu albümünde Tarkan ve Serdar Ortaç’ın popüler şarkılarından yararlanmak ve popseverlerin de gözüne girmek istiyor. Bence Bülent Ersoy’un yüzüne yaptırdığı bebek ceninli işlem ona fazla geldi. İki popçunun şarkılarından sonra kendini Ajda Pekkan gibi mayolu sahneye atarsa hiç şaşırmayacağım. Bu arada Tarkan’ın yeni yaptırdığı dişleri de herkesin dilinde. Tarkan’ın ağzında dişten çok, 32 parça yemek takımı taşıdığını söyleyip gülüyor insanlar. Haksız da sayılmazlar. Geçen gün bir röportajını izledim. Ağzındaki dişler o kadar büyük ve oturmamış ki, çok zor konuşuyordu! O röportajda, “Ben kendimi Ajda Pekkan’a benzetiyorum” dedi. Bu demek ki, yakında estetikler de başlayacak. Aman Tanrım, hayır! Biz seni böyle seviyoruz. Oynama kendinle Tarkan.
SİZ UYURKEN...
-BİGUDİ’DE 02:00’de çok güzel bir kız, “Sigaramı yakar mısın?” diye yanıma geldi ve bir anda ağlamaya başladı. “Ne oldu?” diye sorunca, “Ben mutsuz olmayayım da kim olsun?” diyerek yanımdan gitti.
-ETİLER Cook Shop’ta 01:00’de yan masamdaki kız, adama “Ya telefonunda mesaj yakaladım. Hâlâ inkar ediyorsun” adam, “Utanmadan bi de anlatıyorsun” deyip masadan kalktı ve beş dakika sonra döndüğünde, “Bu konuyu bir daha açacaksan oturmayacağım” dedi ve sonra başka bir konu konuşmaya başladılar.
-ASMALIMESCİT Lokal’de 02:00’de iki erkeği korumalar dışarıya attı. Meğer adamlardan biri kendisine ‘Salak’ diyen kızın boğazına sarılmış. Kız da, çocuk kovalarken “Sen yalakasın!” diye arkasından bağırıyordu.
Hakan sildi süpürdü
MODAYI tek çatı altında toplayan IFD’da (İstanbul Fashion Days) 14 hazır giyim markası ve 14 moda tasarımcısı, İTÜ Taşkışla Kampusu’unda üç gün hünerlerini sergiledi. 10 bin kişinin izlediği defilelerde en çok dedikodusu yapılan dernek başkanı Bahar Korçan oldu. Büyük bir heyecanla Bahar Korçan defilesine girerken, kapıda duran ve kendisine hemen “baş öğretmen” adı takılan bir kadın, herkesi azarlıyor ve “Bahar Korçan defilesine herkes giremez” diyordu. Oysa ki, bu defilelerin amacı bu değil miydi? Neyse ilk engel aşıldıktan sonra Bahar Hanım’ın eşi Cem Bey, biraz kaba bir ses tonuyla insanlara bağırarak yol gösteriyordu. Cem Bey’in tavrını, eşinin defilesi olduğu için heyecanına verecektim ama birçok defilede de aynıdurum devam etti. Ve nihayet defile salonuna girdiğimizde sıcaktan ölmemek için direniyorduk ki, tüm umutlarımız da yerle bir oldu. Çünkü en muhteşem olması beklenen defile o kadar sönüktü ki, bitiminde yanımda oturan bir bey, “Ee ne oldu şimdi. Siz bu defileden ne anladınız?” diye sordu. Neyse ki, fuarın son günü düzenlenen Hakan Yıldırım defilesinde ağzımızın tadı yerine geldi. Uzun süredir böyle bir defile izlememiştim. Salon hınca hınç doluydu ve herkes ayakta alkışlıyordu. Hakan, defile sonrasında o kadar çok tebrik aldı ki, sürekli gözleri doldu.
Uzay başlığı ürkütücü ama güzeldi
KEMAL Doğulu, ‘Uzayda Aşk Var’ klibine davet ettiği anda itiraf ediyorum biraz korktum. Bu kadar işi iyi bilen kişilerin yanında sönük kalmaktan... Ama Kemal’in sihirli elleri ve ortamın güzelliği her şeyi çok kolaylaştırdı. O kadar çok eğlendik ki, kafamıza taktığımız uzay başlığı bile rahatsız etmedi. Yani o hiçbir yerinden nefes alınamayacak aleti Kemal olmasa bana hiç kimse taktıramazdı. Sıfır egoyla kamera arkasına geçen Kemal Doğulu’nun çok uğraştığı klip ve montaj sonrasında ‘Uzayda Aşk Var’ bu hafta ekranlarda olacak. Şansı bol olsun. Umarım siz de seversiniz.